(1602 S. K. m. 40) (2577 S. K. m. 7)
Davacı 27.12.1999 tarihinde Van İdare Mahkemesine verdiği ve 4 Ocak 2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde Özetle; 4.8.1998 tarihinde yedek subay adayı olarak askerlik yükümlülüğünü ifa etmek için Edirne Mekanize Tugay Komutanlığına katıldığını, temel eğitimini tamamladıktan sonra 11.9.1998 tarihinde Van Valiliği emrinde yedek subay öğretmen olarak sevk edildiği, ancak yasal ödenek ve yolluklarının tarafına ödenmediğini, bunun için Van İdare Mahkemesine açtığı davanın görev yönünden ret edildiğini belirterek tarafına yolluk ödenmemesi işleminin iptalini ve yolluğunu yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve Van İdare Mahkemesinin davacının yolluk ödenmemesi işleminin iptali talebiyle açtığı davaya ilişkin dava dosyası fotokopileri incelendiğinde; davacının 263 ncü dönem Temmuz 1998 Yd.B. celbinde Yd.B. öğretmen statüsüne ayrıldığı, 10 günlük dağıtım iznini kullanmadığı ve 1111 sayılı Kanuna tabi erlerde olduğu gibi yol masraflarının sınıf okulu ve eğitim birlik komutanlığınca tahakkuk ettirilerek 31.08.1998 tarihinde 10.550.000 TL. olarak ödendiği, dolayısıyla davacının yol masrafının ne kadar olduğunu bu tarihte öğrendiği ve gerek 1602 sayılı Kanunun 40, gerekse 2577 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen 60 günlük dava açma süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, ancak davacının yolluğunun ödenmemesi işleminin iptali istemiyle 06.11.1998 tarihinde Van İdare Mahkemesinde dava açtığı, bu durum karşısında davada süreaşımı bulunduğu, bir an için davacının yukarıda zikredilen öğretmen olarak ayrılan yükümlülere 926 sayılı Kanunda asteğmenler için tespit edilen aylık, ödenek, yardım ve tazminatların MEB. lığınca ancak fiilen öğretmenlik görevine başladıkları tarihten itibaren ödeneceği hükmüne dayanarak fiilen öğretmenlik görevine başladığı 11.09.1998 tarihinde yolluğa hak kazandığı varsayımıyla hareket edip işlem tesis edilmemesi üzerine bu tarihten itibaren 60 gün içinde Van İdare Mahkemesinde dava açtığı kabul edilse bile, Van İdare Mahkemesinin 14.04.1999 tarihli, davanın görev yönünden reddine ilişkin karar 24.05.1999 tarihinde tebliğ edilmesine ve AYİM. K. 41 nci maddesine göre otuz gün içinde AYİM'de dava açması gerekmesine rağmen 27.12.1999 tarihinde dava açtığından davanın bu durumda da süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer bir hususta; 24.4.1999 tarihli tebligat davacının yeğenine yapılmıştır. Yeğen; Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümleri uyarınca; hısım kavramı içerisine girmektedir. Tebligat koçanın da yeğeninin o sıralar davacı ile birlikte oturduğu anlaşıldığından; geçerli bir tebligat olduğu kuşkusuzdur.
Ancak, bir an bütün dava süresini geçirme nedenlerinin gerçekleşmediği farz olunsa dahi; davacı 24.11.1999 tarihinde Van İdare Mahkemesine başvurarak hakkında verilen görevsizlik kararının kendisine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ve karar ile dosya fotokopilerini istemiştir. Aynı gün istemi yerine getirilmiştir. Buna dair kesin belge mevcuttur. Bu durumda tebligatın bu gün (24.11.1999) yapıldığı kabul edilse dahi; 1602 Sayılı Yasanın 41 nci maddesi gereğince 30 gün içinde AYİM'de dava açması gerekir iken; 27.12.1999 tarihinde Van İdare Mahkemesi kanalıyla 4.1.2000 de AYİM'de dava açmakla yine de dava açma süresini geçirmiş bulunmaktadır.
Sonuç olarak süresi içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy