(926 S. K. Ek Geç. m. 60) (657 S. K. m. 36)
Davacı, 2.10.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 2.11.2001 tarihli ek dilekçesinde özetle; astsubay statüsünde iken 1959-1960 öğretim yılı Haziran döneminde 3 yıl süreli Ankara Akşam Tekniker Okulunu bitirerek Makine Teknikeri unvanını aldığını, bu öğrenimin yüksek öğrenime eşdeğer olduğunu, bu konuda YÖK Başkanlığının bir kararını da delil olarak sunduğunu, on altı yıl makine teknikeri olarak orduda görev yaptıktan sonra yedek subay olarak terhis edildiğini, 3815 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanuna eklenen EK 24 ncü madde uyarınca intibakının yapılarak 1 nci dereceye getirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını, ayrıca 926 sayılı TSK. Personel Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, astsubay çavuşlar hariç tüm astsubayların rütbe tenziline uğradığını, bu uygulamanın Kanunun yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını, bu işlemin sakatlığı bilinmesine rağmen içinde bulunulan siyasi durum, yoğun iş hacmi nedeniyle komutanların meşgul edilmek istenmemesi, yasal yollara başvurmanın askeri disiplin ve fedakar çalışma kurallarıyla bağdaşmaması gibi mülahazalarla düzeltilmesi için girişimde bulunmadığını, 31.8.1971 tarihinde yanlış yapılan astsubay rütbe intibaklarının da hukuka aykırı düştüğünü belirterek; sonuç olarak 1 nci dereceye intibak ettirilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 1954 yılında oto teknisyen astsubay olarak TSK'nde göreve başladığı, 1960 yılında Ankara Akşam Tekniker okulunu bitirerek makine teknikerliği diploması aldığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 07 Mayıs 2001 tarihli yazısına göre bu öğrenimi nedeniyle davacının iki yıllık ön lisans düzeyinde öğrenim görmüş sayılmasına karar verildiği, davacının 12.5.1976 tarihinde isteği ile 3 ncü derecenin 2 nci kademesinden emekli olduğu, ancak 2260 sayılı Kanunla bir derece verilerek 2 nci derecenin 2 nci kademesine geldiği, 3815 Sayılı Kanun ile 926 Sayılı TSK Personel Kanununa eklenen Ek 24 ncü madde ile tanınan haktan yararlanarak 1 nci dereceye intibakının yapılması için KKK'na yaptığı 29.6.2001 tarihli başvuruya 2.8.2001 tarihinde olumsuz cevap verilmesi üzerine söz konusu olumsuz işlemin iptali için 2.10.2001 AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Birinci dereceye intibak ettirilmeme işleminin yasal dayanağını, 926 sayılı Kanunun 3815 sayılı Kanunla getirilen EK 24 ncü madde oluşturmaktadır. Anılan yasa hükmü şu şekildedir:
Astsubay naspedilmeden önce veya astsubay iken 2 yıl ve daha fazla süreli fakülte veya yüksekokulları bitirenler ile fakülte ve yüksekokullardan ön lisans diploması almış olan astsubaylar; EK-VIII sayılı Aylık Gösterge Tablosunda 2 nci derece için ön görülen üçüncü kademeyi kazanılmış hak aylığı olarak almak ve bu kademede bir yılını tamam lam ak veya daha sonraki kademeleri kazanılmış hak aylığı olarak almak ve kademe ilerlemesi yapma şartlarını taşımak şartıyla, bulundukları aylık gösterge tablosunda 1 nci dereceye yükseltirler.
Bu hükme göre emekli bir astsubayın 1 nci dereceye yükseltilebilmesi için:
1) Astsubay naspedilmeden önce veya astsubay iken 2 yıl ve daha fazla süreli fakülte veya yüksekokulları bitirmek veya ön lisans diploması almış olmak,
2) 2 nci derecenin 3 ncü kademesine yükselmiş olmak ve bu kademede bir yılı tamamlamış olmak veya 2 nci derecenin sonraki kademelerinde bulunmak,
3) Kademe ilerlemesi yapma şartlarını taşımak koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Belirtilen yasal düzenleme çerçevesinde davacının konumuna dönüldüğünde; davada davacının yukarıda temas edilen (2) nolu koşulu taşımadığı, emekli olduğu 12.5.1976 tarihinde 2 nci derecede dahi olmayıp, 3 ncü derece 2 nci kademeden emekliye ayrıldığı, 1979 yılında çıkan 2260 sayılı Kanundan istifade ile emeklilik statüsünde bir derece alarak 2 nci derece 2 nci kademeye intibakının yapıldığı, dolayısıyla mevcut belgelere göre ön lisans diploması sahibi olmasına karşın, 1 nci dereceye intibakının yapılabilmesi için gerekli olan 2 nci derecenin 3 ncü kademesini kazanılmış hak aylığı olarak almak koşulunu halen taşımadığı, bu nedenle de tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davacının ek dilekçesinde öne sürdüğü, 31.8.1971 tarihinde astsubay rütbe intibaklarının hukuka aykırı şekilde yapıldığına dair iddialarının 30 yılı aşkın bir süre sonra incelenebilmesine hukuken imkan bulunmadığı, o tarihte dava konusu yapılmayan bir intibak işleminin süre aşımı nedeniyle, bugün derdest olan bu dava konusuyla ilişkilendirilemeyeceği, bundan dolayı söz konusu iddiaların ele alınıp irdelenmesine mahal olmadığı, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka uyarlı düştüğü kanaatine varılarak, davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Davacı, duruşmadan hemen önce Mahkeme kaydına giren ek dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında, 657 sayılı Kanunun 36 nci maddesiyle paralellik kurarak, kendisinin teknik hizmetler sınıfındaymış gibi değerlendirilerek, yüksek öğrenim intibakının 9 ncü derecenin 1 nci kademesinden başlatılarak yapılması halinde, emekliye ayrıldığı Mayıs 1976'daki derece/kademesinin 3/2 değil, 2/1 olacağını, emeklilik statüsündeyken 2260 sayılı Kanunla verilen bir derece üzerine ise 1/1 derece ve kademeye intibakının yapılması gerektiğini öne sürdüğünden; bu ek iddiaları da irdelenmiştir.
Davacının astsubay çavuş naspedildiği 1954 yılından, 926 sayılı Kanunun kabul edildiği 27.7.1967 tarihine dek 5802 sayılı Kanuna; 1967 yılından, emekli olduğu 12.5.1976 tarihine kadar ise 926 sayılı TSK. Personel Kanununa tabi olduğu kuşkusuzdur. 926 sayılı Kanunun ilk orijinal metninde ise 137 nci maddede yüksek öğrenim yapmış astsubaylarla ilgili herhangi bir intibak hükmü bulunmamaktaydı. Bu yönde ilk değişiklik, davacı henüz astsubay statüsündeyken 3.7.1975 tarih ve 1922 sayılı Kanunla (RG. 11.7.1975, S.15292) yapılmıştır. 1922 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanunun 137 nci maddesine şu hüküm eklenmiştir: c)...Görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir. Davacı hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği 11.7.1975 tarihinde söz konusu madde hükmüne göre intibak yapılmamasının nedeni, davacının 1960 yılında astsubayken bitirdiği Akşam Tekniker Okulunun, o tarihte yüksek öğretim olarak kabul edilmemesinden kaynaklanmıştır. Nitekim Tekniker Okulları mezunları ancak Yükseköğretim Kurulunun 20.6.1991 tarihli kararı ile iki yıllık ön lisans düzeyinde öğrenim olarak kabul edilmiştir. Bu karardan önce ise bunların doğrudan yüksek öğrenim sayılmalarına ilişkin hiçbir idari karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacının 1922 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.7.1975 tarihinde yüksek öğrenim intibakının yapılmamasında hukuka aykırı bir yön yoktur. Diğer taraftan, davacının, gördüğü teknik öğrenim nedeniyle 657 sayılı Kanunun 36 nci maddesi uyarınca teknik hizmetler sınıfındaymış gibi değerlendirilip ilk rütbe intibakının 10/1 derece-kademe (astsb.çvş.) yerine 9/1 derece-kademeden başlatılıp, takip eden rütbe intibaklarının da buna göre yapılmak suretiyle, emekliye ayrıldığı 12.5.1976 tarihinde 2/2 derece ve kademeden emekli edilmesi gerektiğine ilişkin iddiasının da statü hukuku ile bağdaşır bir yönü bulunmamaktadır. Gerçekten, 926 ve 657 sayılı Kanunlar, farklı statülerdeki kamu görevlileri (TSK. mensupları ve Devlet Memurları) bakımından hüküm ifade eden, farklı statü kanunlarıdır. Bu kanunlar, statü hukukunun doğal gereği olarak, tabi olan personel yönünden, birbirlerine nazaran emsal teşkil edemezler ve diğer statü mensuplarına tatbik edilemezler. Dolayısıyla, davacının intibakının faraziyesi gibi yapılabilmesine hukuken imkan yoktur. Çünkü 926 sayılı Kanun, astsubayların ilk ve takip eden rütbe intibaklarının ne şekilde yapılacağını açık bir şekilde göstermiştir. Bu nedenle, davacının emekli olduğu tarihte 3/2 derece ve kademe şeklinde saptanan intibakı hukuka uyarlıdır ve yukarıda izah edildiği üzere, 2260 sayılı Kanunla verilen bir üst dereceye rağmen de 2/2 derece ve kademeye intibak edebilmiştir. Yani hâlihazırda 2 nci derecenin 3 ncü kademesini kazanılmış hak aylığı olarak almamış ve bu kademede bir yılını tamamlamamıştır. Bunun doğal sonucu olarak da, 926 sayılı Kanunun Ek Geçici 60 nci maddesi uyarınca aylığının 1 nci dereceye intibakına hukuken imkan bulunmamaktadır. Bundan dolayı, davacının tüm iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı açıkça anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy