(1602 S. K. m. 35, 42)
Davacı vekili, 30.6.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuka aykırı şekilde lojmandan çıkarılması işleminin AYİM 1. Dairesince iptal edildiğini, bu işlem nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı kira, aidat, öğrenci servis ücretleri, sosyal tesislerden yararlanamama, ev eşyaları nakli, emlakçı komisyonu gibi kalemler karşılığı olarak 3.836.000.000.-TL maddi zarara uğradığını, ayrıca bu işlem nedeniyle duyduğu manevi acıya karşılık 250.000.000.-TL manevi zarara uğradığını belirterek; söz konusu zararlar karşılığının, olay tarihiden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.
İdare hukukunda süre kamu düzeninden olup, davanın her aşamasında re'sen göz önüne alınmak durumunda olduğu gibi; davalı idarece de süre itirazında bulunulduğundan, öncelikle davada süre olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekli bulunmaktadır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun İptal ve tam yargı davaları başlıklı 42 nci maddesi, İlgililer, haklarını ihlal eden idari işlem dolayısıyla AYİM'de doğrudan tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karar bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun, İhtiyari müracaat ve idari makamların sükutu başlıklı 35 nci maddesi ise; a) İhtiyari müracaat: Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idare dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş Sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır... hükmünü amirdir.
Belirtilen mevzuat hükümleri karşısında dava konusuna dönüldüğünde; davacının konuttan çıkarılmasına ilişkin işlemin Dairemizin 14.12.1999 tarih ve E.1998/975, K.1999/1264 Sayılı kararıyla iptal edildiği, iptal kararının 25.1.2000 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dolayısıyla işlemden doğan tam yargı davasına ilişkin sürenin de bu günden itibaren işlemeye başladığı, davacı vekilince 60 günlük bu sürenin 58 nci günü olan 24.3.2000 tarihinde ihtiyari başvuru dilekçesinin idare kayıtlarına geçtiği, böylelikle bu tarihte işlemeye başlayan dava açma süresinin durduğu, idarece 60 günlük cevap süresi içinde başvuruya herhangi bir cevap verilmediği, bu durumda 23.5.2000 olan zımni ret tarihinden itibaren, 60 günlük süreden arta kalan 2 gün içinde, en geç 25.5.2000 tarihinde bu tam yargı davasının açılması gerektiği, oysa davacının bu süreyi bir aydan fazla geçirerek 30.6.2000 tarihinde AYİM'de dava açmak suretiyle, davasını süre dışında ikame ettiği açıkça görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davanın süre aşımı nedeniyle REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy