(285 S. KHK. m. 5)
Davacı, AYİM e gönderilmek üzere 15 Haziran 2001 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı nda kayda geçen dava dilekçesinde özetle; OHAL bölgesi görev alanındaki birliklerde görevli personel olması ve istemde bulunmasına karşın lojman tahsisi yapılamaması nedeniyle kiralamak zorunda kaldığı konutun kira bedelinin ödenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, aksi yönde tesis edilen işlemin iptalini ve ödediği kira bedellerinin yasal faizi ile birlikte hükmen tazminini, keza; gelecek aylardaki konut giderinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
285 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği İhdası Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesinin son fıkrasında Görev alanına giren illerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile emre, harekat kontrolüne verilen birliklerin mensuplarına, mahallinden veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilir ya da lojman karşılığı kira bedeli, gayri menkulün bulunduğu ildeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanır hükmü yer almaktadır. Anılan KHK. ile olağanüstü hal ilan edilen illerde görevlendirilecek kolluk kuvvetleri ile emre veya harekat kontrolüne verilen askeri birliklerin personeline lojman tahsisine, gerçekleştirilemediği taktirde karşılığı kira bedelinin ödenmesine ilişkin bu ayrıcalıklı özel konum; terör odaklarının eylemlerine birinci dereceden engel saydıkları kolluk kuvvetleri mensuplarını şahsen ve aile bireylerini ikametgahlarıyla hedef almaları gerçeğine karşı bir önlem ve güvence anlamında öngörülmüştür.
Bu hukuki düzenleme sonucu OHAL bölgesi görev alanındaki birliklerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile emre, harekat kontrolüne verilen birliklerin mensuplarının istemde bulunması halinde atandığı garnizondan ya da dilediği bir başka ilden lojman tahsis edilmesi veya lojman karşılığı kira bedelinin karşılanması yasal zorunluluktur.
Kira bedelinin ödenmesinde; personelin lojmana girememe sonucunu doğuran lojman tahsisinde puanı itibariyle girebileceği lojmanın; aylık kira, yakıt, apartman gideri gibi giderler; kira bedeline müstahak görüldüğü süre kadar yasal faizi ile birlikte tespit olunduktan sonra bu meblağın; hükmen tazminine karar verilen meblağdan düşüldükten sonra kalan miktarın ödenmesi gerekir.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesi neticesinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli olan davacının lojman için yaptığı başvuruya rağmen yeterli konut bulunmadığı için konut tahsis edilmediği, davacının da 15 Eylül 2000 tarihinde ayni ilde konut kiraladığı, 14 Ocak 2001 tarihinde komutanlığına başvurarak kira bedelinin karşılanmasını talep ettiği, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı nın 27 Nisan 2001 tarihli emri ile olumsuz cevap verildiği ve bunun kendisine 30 Nisan 2001 tarihinde tebliğ edildiği, bu işleme karşı 15 Haziran 2001 tarihinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı işlemin iptali ile birlikte Eylül 2000 tarihinden itibaren ödediği kira bedellerinin ödenmesini de talep etmiştir. Davacı kira ödemeye 15 Eylül 2000 tarihinde başlamış ancak kira bedelinin ödenmesini ilk defa 14 Ocak 2001 tarihinde talep etmiştir. Davacının talebi üzerine verilen olumsuz cevap kendisine 30 Nisan 2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava da 15 Haziran 2001 tarihinde açılmıştır. İşlemin iptali ile ilgili talebin süresinde olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Zira davacı her ay kira bedeli ödediğine göre, kira bedelinin karşılanmaması işlemi de her ay yeniden tesis ediliyor demektir. Ancak önceki kira bedellerinin tazminiyle ilgili olarak ayni sonuca varmak mümkün değildir. Davacı ihtiyari müracaatla 14 Ocak 2001 tarihinde idareye başvurduğuna göre bu tarihten 60 gün geriye giderek 15 Kasım 2000 tarihinden itibaren ödediği kira bedellerinin ödenmesini isteyebilecektir. Bu tarihten önceki kira bedellerinin ödenmesi ile ilgili talep ise 60 günlük dava açma süresi dışında yapıldığından süreden reddi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) OHAL bölgesinde bulunan Diyarbakır da görev yapan davacıya lojman tahsis edilmemesi nedeniyle kiraladığı konutun kira ve yakıt bedellerinin karşılanmaması işlemi hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE,
2) Davacının kiraladığı konut için ödediği kira bedelinin tazminine ilişkin talebin 15 Kasım 2000 tarihinden önceki kısmıyla ilgili olarak TAZMİN TALEBİNİN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,
3) Davacının kiraladığı konut için 15 Kasım 2000 tarihinden itibaren ödediği kira ve yakıt bedellerinin yasal faizi ile birlikte HÜKMEN TAZMİNİNE,
4) Davacının lojmana girememe sonucunu doğuran lojman tahsisinde puanı itibariyle girebileceği lojmanın; aylık kira, yakıt, apartman gideri gibi giderler; kira bedeline müstahak görüldüğü süre kadar yasal faizi ile birlikte tespit olunduktan sonra bu meblağın; davacıya hükmen tazminine karar verilen meblağdan düşüldükten sonra KALAN MİKTARIN ÖDENMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Hukukun hangi dalında olursa olsun, ister akdi ister kanuni olsun bir faiz alacağı asıl bir alacağın varlığı ile doğar. Ve asıl alacak ile ortadan kalkar.
Kendisine kamu konutu tahsis edilemeyen davacı için lojman kira bedeli borcunun, idare için de kamu konutu kira bedeli alacağının dogmasına hukuken imkan bulunmadığı da açıktır. Esasen 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre kira bedeli ödenmesi, kamu konutu tahsis edilememesi sebebine dayalıdır. Kamu konutu tahsis edilmiş iken piyasadan konut kiralayıp bu konutun kira bedelini talep etme hakki söz konusu değildir. Bu nedenle davacıya kamu konutu tahsis edilse idi Kamu Konutları Kanunu ve Yönetmeliği gereği yapması gereken masrafların mahsubu, hakkaniyet ve sebepsiz zenginleşme ilkeleri sonucu gerekli ise de, ayrıca tahsis edilmemiş kamu konutu bedeline faiz işletilerek bunun da mahsubu hukuken mümkün değildir. Ayrıca kamu konutu kira bedelinin faizlendirilmiş miktarının, faizlendirilmemiş (piyasa) kira bedelinden düşülmesinin de hukuki dayanağı yoktur. Bu nedenlerle kararın, bu hususa ilişkin bölümüne ve gerekçesine katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy