(Subay Sicil Yönetmeliği m. 95)
Davacı, 21.9.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2000 yılı sicilinin verilmesinden sonra, kıdem sıralamasında emsalleri arasında çok geriye gittiğini (84 ncü sıradan 307 nci sıraya gerilediğini) gördüğünü, bunun nedeninin de bu sicil yılında 2 nci sicil üstünce 1 nci sicil üstüne baskı yapılarak sicilinin düşük verilmesinin sağlanması olduğunu, bu hususu kanıtlayan 1 nci sicil üstünün el yazılı beyanını dava dilekçesine eklediğini, bu somut tespit üzerine davalı idareye anılan sicilin iptali için yaptığı 29.5.2001 tarihli başvurunun idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğini, anılan sicilin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; 2000 yılı sicilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; ilk kez 1999 sicil yılında sicil almaya başlayan davacının 1999 yılı sicilinin çok iyi derecede teşekkül ettiği, iptali istenen 2000 sicil yılında 1 nci sicil üstünce çok iyiye yakın düzeyde iyi seviyede sicil verildiği, 2 nci sicil üstünce ise 1 nci sicil üstünün işaretlediği 21 niteliğe katılınmamak suretiyle sonuçta iyi derecede bir sicil takdir edildiği, böylelikle 2000 yılı ortalama sicilinin de iyi derecede oluştuğu, 2001 yılı sicilinin çok iyi düzeyde takdir edildiği, 2000 sicil yılında davacının takdir ya da disiplin cezasının bulunmadığı, dava dilekçesine ekli davacının 2000 sicil yılında 1 nci sicil üstü olan subay tarafından imzalanmış İlgili makama başlıklı belgede, anılan sicil yılında davacının 2 nci sicil üstü olan subay tarafından, davacıya yüksek düzeyde takdir edilen sicilin iki kez değiştirildiği ve daha düşük bir notu gerektiren niteliklerin işaretlenmek durumunda kaldığı yolunda açıklamada bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisini yoğun olarak kullandığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek ve göze çarpacak biçimde, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Öte yandan, Subay Sicil Yönetmeliğinin Özlük dosyasının ve ikinci sicil üstünde muhafaza edilen sicil belgeleri dosyasının açılması başlıklı 95 nci maddesi aynen şu hükmü amir bulunmaktadır:
"Muvazzaf subayların her birine, subaylığa nasıpta ikişer adet özlük dosyası açılır. Birinci sicil üstü, o yıla ait sicil düzenleme zamanında niteliklere ait işaretleri ve kanaatlerini sicil belgesine yazar ve müteakiben sicil belgesini fotokopi veya suret ile çoğaltarak onaylar ve personelin şahsi dosyasına koyar. Belgenin aslını ikinci sicil üstüne gönderir. İkinci sicil üstü, sicil belgesinde değerlendirmesini yaptıktan sonra, sicil belgesinin fotokopisini veya suretini alır, onaylar ve 'İkinci Sicil Üstünde Muhafaza Edilen Sicil Belgeleri Dosyası' adı altında bir dosyaya koyar ve sicil belgesinin aslını üçüncü sicil üstüne gönderir. Üçüncü sicil üstleri, sicil düzenlemek istedikleri takdirde, doğrudan doğruya sicil belgesindeki kendilerine ait haneye yazarlar.
Sicil belgeleri ile fotokopileri veya suretlerindeki değerlendirme ve kanaatler birbirinden farklı olamaz. Farklılık var ise, sicil belgelerinin aslı geçerli sayılır. Sicil belgelerinin fotokopi veya suretinde, asıllarında bulunmayan menfi veya müspet işaretlemeler ve değerlendirmeler ile kanaatler, personelin lehine veya aleyhine herhangi bir işleme tabi tutulmaz ve geçerli sayılmaz."
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; dava dilekçesinde temas edilen ve dilekçeye eklenen eski 1 nci sicil üstünce de teyit edilen sicil takdirinde objektif davranılmadığı iddiasının tamamen doğru olduğu, bu meyanda 2000 yılı sicil belgesinde 1 nci sicil üstünce davacının birçok niteliği yönünden (17 nitelik) daha düşük nitelikler işaretlenmişken, 1 nci sicil üstü dosyasında yer alan imzalı sicil belgesi fotokopisinde aynı sicil üstünce yalnız iki nitelik bakımından düşük seçenek işaretlemesi yapıldığı, 2 nci sicil üstü dosyasında yer alan bir başka sicil belgesi fotokopisinde ise aynı sicil üstünce az önce temas edilen iki nitelik dışında farklı iki nitelik bakımından düşük seçenek işaretlemesinde bulunulduğu, 2 nci sicil üstü bakımından da aynı karmaşa ve farklılığın söz konusu olduğu, bu meyanda 2000 yılı sicil belgesinde 2 nci sicil üstünce 1 nci sicil üstünün 21 nitelik değerlendirmesine katılınmamışken, 2 nci sicil üstü dosyasında muhafaza edilen imzalı sicil belgesi fotokopisinde aynı sicil üstünce 1 nci sicil üstünün 37 nitelik değerlendirmesine katılınmadığının görüldüğü, diğer bir deyişle ortada üç farklı seri numarasını taşıyan (KKK. sicil dosyasındaki 94943, 1 nci üst dosyasındaki fotokopi 94965, 2 nci üst dosyasındaki fotokopi 91294) üç ayrı sicil belgesinin söz konusu olduğu, bu durumda Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine tamamen aykırı bir durumun bulunduğu, bu durumun ise davacı iddialarını doğrulayıp anılan sicilin objektifliğini ortadan kaldırdığı ve esasen davacının sicil safahatı ile de uyumlu bulunmayan 2000 yılı sicilinin hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka aykırı bulunan davacının 2000 yılı sicilinin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy