(926 S. K. m. 85)
Davacı, 25.01.2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Hakkari İl J.K.lığı emrinde görevli iken birtakım suçlardan dolayı 09.12.1994-17.03.1995 tarihleri arasında tutuklu olarak ve 17.06.1996-30.06.1998 tarihleri arasında açıklı olarak yargılandığını, yargılanma neticesinde beraat ettiği için İçişleri Bakanlığının 17.09.1999 tarihli kararı ile kıdemli üstçavuşluğa terfi ettirildiğini ve nasbinin 30.08.1996 tarihine götürüldüğünü, buna göre 30.08.1999 tarihinde başçavuş rütbesine terfi ettirilmesi gerekirken ettirilmediğini, 2000 yılında da terfi işleminin yapılmadığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek terfi ettirilmeme işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan belgelerin incelenmesinde; davacının Hakkari İl J.K.lığı emrinde görevli iken bazı suçlardan dolayı 09.12.1994 - 17.03.1995 tarihleri arasında tutuklu olarak, 17.09.1996 - 30.06.1998 tarihleri arasında da açıklı olarak yargılandığı, yargılama neticesinde delil yetersizliğinden dolayı beraat ettiği, hakkında beraat kararı verildiği için 17.09.1999 tarihinde tesis edilen işlem ile 30.08.1996 tarihinden geçerli olmak üzere kıdemli üstçavuşluğa terfi ettirildiği, emsalleri 30.08.1999 tarihinde başçavuşluğa terfi etmelerine rağmen, davacının ne 30.08.1999 tarihinde ne de 30.08.2000 tarihinde başçavuşluğa terfi ettirilmediği anlaşılmıştır.
Astsubayların terfi koşullan 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 85 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre;
a. Rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak,
b. Rütbeye mahsus bekleme süresinin üçte ikisi oranında, kıdem alanlardan astsubay çavuş, astsubay kıdemli çavuş, astsubay üstçavuş ve astsubay kıdemli üstçavuş rütbelerinde en az bir yıllık, diğer rütbelerde fiili bekleme süresinin üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak,
c. Üst rütbe kadrosunda açık bulunmak,
Esasen, 926 Sayılı Kanunun rütbe terfiine ilişkin sistematiği, sonuçta beraatla ya da mahkumiyet dışında bir kararla sonuçlansa da, ilgili subay ya da astsubayın her rütbedeki sicille belirlenecek olan liyakatleri saptanmadan bir anda emsallerinin bulunduğu rütbeye yetişememesini öngörmektedir. Ne var ki aynı yasal hükümler bu takdirde ilgililer yönünden bir yumuşama getirmiş ve o rütbeye ait tam sayıda değil, üçte iki oranında sicil almayı yeterli görmüştür. İlgililer ancak her rütbeye ilişkin bu koşulu sağladıkları tarihte emsallerinin rütbe ve nasıplarına gerçek anlamda yetişebileceklerdir.
Davacı şu anda kıdemli üstçavuş rütbesinde bulunmaktadır ve başçavuş rütbesine terfi ettirilmesini talep etmektedir. Davacı 17.09.1999 tarihinde kıdemli üstçavuşluk rütbesine terfi ettirilmiş olup, nasıp tarihi 30.08.1996 tarihine götürülmüştür. Normal koşullarda 30.08.1999 tarihinde başçavuş rütbesine terfi ettirilmesi gerekmektedir. Ancak 926 Sayılı Kanunun 85 nci maddesinde belirtildiği üzere başçavuş rütbesine terfi edebilmesi için diğer koşulların yanı sıra kıdemli üstçavuşluk rütbesinde 2/3 oranında sicili bulunması gerekmektedir. Kıdemli üstçavuşluk rütbesinin bekleme süresi 3 yıl olduğuna göre davacının en az iki yıllık sicili bulunmalıdır. Davacı ne 30.08.1999 tarihinde ne de 30.08.2000 tarihinde bu koşulu sağlayabilmiş değildir. İdarenin savunmasından anlaşılacağı üzere kıdemli üstçavuşluk rütbesinde davacının sadece 2000 yılı sicili mevcuttur. Davacı 2/3 sicili bulunmak koşulunu 2001 yılında taşıyabilecektir. Diğer koşulların gerçekleşmesi halinde en erken 30.08.2001 yılında başçavuşluğa terfi etmesi mümkündür. Bu aşamada, halen bu koşulları taşımadığı için başçavuşluğa terfi ettirilmeme işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy