(5434 S. K. m. 64, Ek m. 77, Geçici m. 211) (2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı, 3.8.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; eşi müteveffa Plt.Kd.Ütğm ............ 7.11.1991 tarihinde Hakkari Şivekör Tepe Mevkiindeki Dağ ve Komd.Tug.K.lığı Röle tesislerine helikopterle ikmal görevini yerine getirirken, helikopterinin düşmesi sonucu şehit olduğunu, bu nedenle kendisine davalı Kurumca harp malullüğü dul aylığı bağlandığım, eşinin 5434 sayılı Kanunun 64 ncü maddesi kapsamına girdiği ve bu nedenle kendisine harp malullüğü aylığı bağlandığı açık olduğu halde, 5434 sayılı Kanunun EK 77 nci maddesi kapsamına alınarak, bağlanan emekli aylığının, emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir de derece yükselmesine tabi tutulmak suretiyle yükseltilmesi yolundaki vaki talebinin, davalı Kurumca dayanaksız şekilde reddedildiğini belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası Genel Sekreterlikçe yapılan ilk inceleme sonunda, davalı Kurumun süre uzatımı istemi konusunda bir karar verilmek üzere Dairemize gönderilmişse de; dava konusunun aşağıda açıklanan nedenlerle Mahkememizin görevi dışında olması ve görev"in kamu düzenine ilişkin bulunması karşısında, davanın görev yönünden reddi yoluna gidilmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.1.1981 gün ve 2586 Sayılı Yasa ile değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Uyuşmazlık konusunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülebilmesi için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi; idari işlem ve eylemin asker kişileri ilgilendirmesi, ikincisi ise işlem veya eylemin askeri hizmete ilişkin bulunmasıdır. Bu iki koşuldan birinin gerçekleşip diğerinin gerçekleşmemesi halinde, uyuşmazlık konusunun çözüm yerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi değil, Genel İdari Yargı yeri olacağı kuşkusuzdur.
Davacının eşinir, subay statüsünde iken şehit olduğu açık olduğundan; davada asker kişiyi ilgilendirme koşulunun gerçekleştiği tartışmasızdır. Ne varki dava konusunda uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin bulunması koşulunun gerçekleştiğini söyleyebilmek mümkün görünmemektedir.
5434 Sayılı Kanunun 11 Mayıs 2000 tarih, 4567 Sayılı Kanunla eklenen EK 77 nci maddesinde Bu Kanunun 64 ncü, 03 Kasım 1980 tarihli ve 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 23 Nisan 1981 tarihli ve 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 18 Aralık 1981 tarihli ve 2566 Sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 28 Şubat 1982 tarihli ve 2629 Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat kanunu ve 926 Sayılı TSK. Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 12 Nisan 1991 tarihli ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileri ile hayatlarını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlara, bu Kanuna göre bağlanan aylıklar, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.
a) Subay, astsubay, uzman erbaşlar ve sivil iştirakçilerin dul ve yetimleri ile birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü derecede malul olanlara bağlanan aylıklar, kendisinden aylık bağlananlar ile malullerin emsalleri esas alınarak, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur. denmektedir.
Söz konusu maddenin yukarıda zikredilen 1 nci fıkrası ile bu fıkranın (a) bendi Bakanlar Kurulunca, 15 Eylül 2000 tarih, 624 sayılı KHK. ile Bu Kanunun 64 ncü, 03 kasım 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun 23 Nisan 1981 tarihli ve 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 18 Aralık 1981 tarihli ve 2566 Sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 28 Şubat 1982 tarihli ve 2629 Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 Sayılı TSK. Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 12 Nisan 1991 tarihli ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileri ile hayatlarını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile malul olanlara, bunların ölümleri halinde de dul ve yetimlerine bu Kanuna göre bağlanan aylıklar, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.
a) Subay, astsubay, uzman erbaşlar ve sivil iştirakçilerin dul ve yetimleri ile malul olanlara, bunların ölümleri halinde de dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, kendisinden aylık bağlananlar ile malullerin emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur. şeklinde değiştirilmiştir.
5434 Sayılı Kanunun geçici 211 nci maddesine göre Bu KHK. İle değişik Ek 77 nci madde kapsamına giren hak sahiplerinin aylıkları, KHK. nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Ek 77 nci maddede belirtilen esaslara göre yükseltilir. Ancak, bu yükseltmeden dolayı geçmişe yönelik aylık ve aylık farkı ödenmez.
Yukarıda zikredilen 15 Eylül 2000 tarih ve 624 sayılı KHK. Hükümleri Anayasa Mahkemesinin 26 Ekim 2000 tarih E: 2000/60-K: 2000/33 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükmü kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak (08 Kasım 2001 tarihinden) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Yukarıda temas edilen 4567 sayılı Kanun ve 624 sayılı KHK. ile vasıflı vazife maluliyeti, harp maluliyeti halleri ile 2330, 2453, 2566, 2629 ve 3713 sayılı Kanun kapsamındaki görevler nedeniyle malul hale gelen iştirakçilere bağlanan emekli aylıklarının, öngörülen belli esaslar dahilinde periyodik şekilde emsalleri gibi yükseltilmesi imkanı getirilmiştir. Ancak, burada hemen temas edilmesi gereken husus, anılan mali iyileştirme ve düzenlemenin salt Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını değil, diğer tüm kamu personelini, hatta sivilleri kapsayan bir içeriğe sahip olması ve bu nedenle kendilerine maluliyet aylığı bağlananların tümü için aynı düzenlemenin etki yaptığıdır. Bunun doğal sonucu olarak da, uyuşmazlığın çözümünde davacının asker kişiliğinin ve olayın vukuu esnasında ifa edilen askeri hizmetin değerlendirme ve uygulama yeri olamayacağı ve salt 4567 sayılı Kanun ile 624 sayılı KHK.'ye göre yapılacak bir değerlendirmenin ise genel idari yargının uzmanlık alanı içerisinde kaldığı kabul edilmelidir. Esasen, benzer konularla ilgili olarak Dairemizin istikrarlı kararları da bu doğrultudadır. (AYİM.1.D.nin 24.6.1997 tarih ve E.1997/198, K.1997/495; 24.3.1998 tarih ve E.1997/931, K.1998/363; 27.4.1999 tarih ve E.1999/146, K.1999/442 ve 28.12.1999 tarih ve E.1999/1315, K.1999/1289; 5.12.2000 tarih ve E.2000/1218, K.2000/1186; 17.4.2001 tarih ve E.2001/475, K.2001/547 sayılı kararları).
Açıklanan nedenlerle; 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen askeri hizmete ilişkinlik unsurunun davada bulunmadığı, davanın görüm ve çözümünün genel idari yargının görev alanı içinde kaldığı kanısına varılmakla, davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy