(1602 S. K. m. 40)
Davacı, 1.8.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; TSK. Konut Yönergesinin Beşinci Bölüm 1 nci maddesinde konutlardan yararlanacak personelin tanımlandığını, buna göre evli subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile bunlardan bekar veya dul olup da bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri ile birlikte oturacağını beyan edenlere konut tahsisi yapıldığını, oysa Kamu Konutları Kanunu ve buna dayanarak çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliğinde bekar ve bakmakla yükümlü olduğu aile ferdi bulunmayanlara konut tahsisi yapılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını belirterek, TSK. Konut Yönergesinin Beşinci Bölüm 1 nci maddesi ile 2 nci madde (c) bendinin iptaline karar verilmesini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi AYİM. Nöbetçi Dairesinin 15.8.2001 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
1602 sayılı Kanunun 40 nci maddesi ...Kanuna göre ilanı gereken düzenleyici ve genel tasarruflara karşı, ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir. Ancak bu tasarrufların kendilerine uygulanması üzerine, ilgili her düzenleyici tasarruf veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açmakta muhtardırlar. İlgililer ayrıca; düzenleyici tasarrufun kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir düzenleme yapılmasını uygulamadan itibaren altmış gün içinde idareden isteyebilirler. Bu isteklerinin reddi veya altmış gün içinde cevap verilmemesi halinde altmış günün bitiminden itibaren isteklerinin yerine getirilmemesi yolundaki işleme karşı altmış gün içinde dava açabilirler... hükmünü amir bulunmaktadır.
Yukarıdaki açık yasa hükmü uyarınca, düzenleyici ve genel tasarruflara karşı ilgililerin doğrudan dava açabilmeleri, bunların ilanı (yayımlanması) tarihinden itibaren 60 günlük süre zarfında mümkün olup; ayrıca bu düzenleyici tasarrufların ilgili hükümlerinin kendisine uygulanması halinde de, ilgililerin her zaman, bu uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, düzenleyici tasarrufun veya uygulanan işlemin ya da her ikisinin iptalini dava edebilmeleri mümkündür. Oysa dava dosyasının incelenmesinde; davacının bekar olarak kendisine lojman tahsisi konusunda davalı idareye herhangi bir başvurusunun olmadığı, dolayısıyla kendisiyle ilgili idarece tesis edilmiş bir işlemden de söz edilemeyeceği, dolayısıyla 1602 sayılı Kanunun 40 nci maddesinde temas edilen ...bu tasarrufların kendilerine uygulanması üzerine... durumunun dava konusunda söz konusu olmadığı açıktır. Bu durumda davacının açtığı davanın, doğrudan düzenleyici tasarrufun iptaline yönelmiş bir dava mahiyetinde bulunduğu görülmektedir. Anılan Kanun hükmü ise, bu tür bir davanın, düzenleyici tasarrufun ilanını izleyen günden itibaren altmış gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılabileceğini hüküm altına almaktadır.
Davacının kimi maddelerinin iptali isteminde bulunduğu TSK. Konut Yönergesi 17.6.1997 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; davacının da yukarıda temas edilen amir yasa hükmü uyarınca, anılan Yönergenin doğrudan iptaline yönelik davasını bu tarihten (17.06.1997) itibaren 60 gün içinde açmak zorunda olduğu, oysa dava konusunda bu lazımeye riayet edilmeyerek dört yıl sonra iptal isteminde bulunulduğu, dolayısıyla Yönergenin doğrudan iptaline yönelik davanın süre yönünden reddi gerekeceği açıkça görülmektedir. Ne var ki, davacının bu konuda idareye başvurarak her zaman işlem tesis ettirmesi ve takiben de yukarıda temas edilen dava hakkını kullanabileceğinde de kuşku bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın süre yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy