(5434 S. K. m. 72)
Davacılar vekilinin, 15.11.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların müşterek oğlu olan Er ..................'in 5 nci Kor.K.lığı emrinde askerlik hizmeti ifa ederken 30.08.1999 tarihinde bir başka asker tarafından kasten öldürüldüğü ve bu konuda sanığa verilen ceza hükmünün kesinleştiği, bunun üzerine vazife malullüğü aylığı bağlanması yönünde yapılan talebin davalı Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce reddedildiği, ancak bu işlemin hukuka aykırı olduğu, zira davacıların oğullarının vazifesini yaptığı sırada vazifeden doğan bir hareket sonucu hayatını kaybettiği konusunda şüphe bulunmadığı ifade edilerek, davalı idarece tesis edilen söz konusu olumsuz işlemin iptali talebiyle bu davanın açıldığı görülmektedir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların oğlu olan Er .............'in Çerkezköy 5 nci Kor.Loj.Des.K.lığı emrinde Ord.Er olarak askerlik hizmetini yaparken 30.08,.1999 tarihinde birliğindeki Aydın 3. nöbet mevkiinde nöbetçi olduğu sırada Aydın - 2 mevkii nöbetçisi Ord.Er ............ tarafından silahla ateş edilerek öldürüldüğü, davacıların oğullarından dolayı vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanması için davalı kuruma başvurduğu, ancak T.C. Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun 22.06.2000 tarih ve 608 sayılı kararı ile müteveffa er hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına karar verildiği, gerekçe olarakta Er ............'ın vazifenin sebep ve etkisiyle değil daha önce dövdüğü erin dövülmesi olayı nedeniyle kapıldığı haksız tahrikin depreşmesi sonucu olayın gerçekleştiğini ileri sürdüğü, davacılarında vekilleri kanalıyla söz konusu işlemin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Bilindiği üzere, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi;
Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest şevkler dahil) şevkleri sırasında, Yedek Subay Okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, %80'i üzerinden aylık bağlanır.
Bu suretle bağlanacak aylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 nci maddede gösterilen nispetlerde zam yapılır. hükmünü;
Aynı Kanunun 45 nci maddesi ise;
44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b) Vazifeleri dışında Kurumların verdiği herhangi bir Kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili Kurumca kabul edilmesi suretiyle),
ç) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denir hükmünü amir bulunmaktadır.
Çorlu 5 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin olaya ilişkin ve 18.08.2000 tarihinde de kesinleşmiş 20.03.2000 tarih ve 2000/537 -141 E.K. sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde; olay tarihi olan 30.08.1999 günü 02:30 -04:30 saatleri arasında aynı bölükte görevli Erler ................ ve .................'in Aydın-2, Erler .................. ve ..................'un ise AYDIN -3 nöbetçileri oldukları ve maktul er ..............'in zamanda AYDIN -2 ve AYDIN-3'de görevli nöbet timinin unsur komutanı olduğu nöbete başlandıktan sonra davacıların oğlu maktul er ...................'in unsur Komutanı olarak AYDIN -2 nöbet mevkiine gelerek buranın nöbetçileri olan sanık er ................. ve .................'yi kulübede beklememeleri ve mıntıka içindeki AYDIN 1. mevkiinde devriye olarak kontrol etmeleri konusunda ikaz ettiği sanık er ................'in buna itiraz ettiği ancak diğer AYDIN 2 nöbetçisi ..............'nın araya girmesi ile o bölgenin de devriye gezilmesi konusunda anlaşıldığı ve maktulün bunun üzerine geriye dönerek kendi nöbet mıntıkasına yürümeye başladığı ancak sanık er ...................'in kulübeden çıkarak maktul er ................... dur lan gitme diye bağırdığı, araya giren diğer arkadaşının müdahalesine rağmen ani bir hareketle silahını dizine koyup dolduruş yaptığı kurma kolunu çektiği, emniyeti açtığı ve tekrar dur lan buraya gel diye bağırdığı maktul Er .............'in de bunun üzerine geriye dönerek Sanık ....................'a doğru koştuğu bu sırada da sanığın arka arkaya toplam 16 el ateş ettiği ve Er ................... öldürdüğü anlaşılmış bulunmaktadır. Bu karardan da davacıların oğlu olan er ................. görev esnasında ve tamamen görevin sebep ve tesiriyle öldürülmüş olduğu anlaşılmış ve ölüm hadisesinin 5434 Sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümleri kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Söz konusu mahkemenin kararında Sanık Er ..................'ın üç ay kadar önce Er ................... tarafından yine görevden kaynaklanan bir nedenle müessir fiile maruz kalmasını tahrik sebebi olarak değerlendirerek cezada indirime gitmişse de, bu hususun ancak söz konusu ceza davasında tertip edilecek cezanın tayininde kanuni bir etken olarak dikkate alınabileceği ve vazife maluliyetini ortadan kaldıracak bir husus olmadığı izahtan dahi varestedir.
Davacılara oğlu .................'dan dolayı vazife maluliyeti yetim aylığı bağlanmasını sağlayabilecek düzenleme, 5434 sayılı Kanunun 72/1 nci maddesinde mevcut bulunmaktadır. Buna göre ölen iştirakçilerin, iştirakçi bulunmayan dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi olmayan ve ölüm tarihinde muhtaç ve 65 yaşını doldurmuş bulunan babalarına Sandığa müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç babalardan çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malul olanlar için yaş kaydı aranmaz.
Sivas/Gemerek İlçe Nüfus Müdürlüğünün 11.05.2000 tarihli Nüfus Kayıt Örneğinden davacı anne ve babanın halen evli oldukları ve davacı babanın 10.07.1949 doğumlu yani 65 yaşından küçük olduğu görülmektedir. Ancak Gemerek İlçe İdare Kurulunun 19.07.2001 tarih ve 2001/944 sayılı kararından davacı baba ...................'in muhtaç olduğu, keza Sivas Numune Hastanesi Sağlık Kurulunun 18.07.2001 tarih ve 4883 no'lu raporuyla da Hipermetropi-Ambliyoğu sağ göz, 0.8, sol göz 0.8, Kronik Obsiriktof Akciğer Hastalığı + Hipertansiyon + Solunum Fonksiyon testi orta derecede ve Kronik depresyon teşhisleri ile çatışarak hayatını kazanamayacağı yani malul durum da olduğu açıklığa kavuşturulmuş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacılardan anne ..................'in 5434 Sayılı Kanunun 72 nci madde 1 nci fıkradaki koşulları taşımaması (dul olmaması) nedeni ile kendisine vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanması yönündeki yasal dayanaktan yoksun olan davanın REDDİNE,
2) Malul ve Muhtaç olduğu anlaşılan davacı baba ................'a vazife malulü olan oğlundan dolayı, davalı kurumca yetim aylığı bağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlem hukuka aykırı görüldüğünden işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy