(3269 S. K. m. 12, 13) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13)
Davacı vekili, 16.8.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1991 yılından bu yana uzman erbaş statüsünde başarılı bir görev performansının bulunduğunu, ancak taksirli bir eylemi nedeniyle Kor. K.As. Mah.nin 26.9.2000 tarihli kararı ile görevi ihmal suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildiğini, ancak bu cezanın ağır para cezasına çevrilerek ertelendiğini, davalı idarenin bu mahkumiyeti esas alarak 3.8.2001 tarihinde davacının sözleşmesini feshettiğini, işleme hukuki dayanak olarak gösterilen Uzman Erbaş Yönetmeliğinin, paraya çevrilmiş ve tecilli cezaları dahi bir sözleşme feshi nedeni olarak kabul eden ilgili düzenlemesinin fonksiyon gasbı teşkil ettiğini ve Anayasanın eşitlik ilkesi ile kamu yararına aykırı olduğunu, böyle bir düzenlemenin ancak kanunla yapılması gerektiğini, dolayısıyla anılan Yönetmelik hükmünün hukuken sakat olduğunu belirterek; tesis edilen fesih işleminin ve bunun dayanağı olan ilgili Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi AYİM Nöbetçi Dairesinin 22.8.2001 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük dosyasının incelenmesinde; davacının 12 Kasım 1992 tarihinde sözleşmeli P.Uzm.Onb.olarak göreve başladığı, son olarak 12 Kasım 2000 tarihinde sözleşmesinin 1 yıl süre ile uzatılmış olduğu, 6 ncı Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 26 Eylül 2000 gün ve E.2000/769, K.2000/675 sayılı hükmü ile davacının memuriyet görevini ihmal suçundan dolayı 2 ay 15 gün hapis, ellimilyon TL.'sı ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten mahrumiyet cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının para cezasına çevrilmesine, tayin edilen cezaların ertelenmesine karar verildiği, kararın 21 Mayıs 2001 tarihinde kesinleştiği, 39 ncü Mknz.P.Tug.K.lığının 25 Temmuz 2001 gün ve MRKŞ:4001-70-01/562 sayılı emri ile davacının bu mahkumiyeti nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği, davacının söz konusu menfi işlemin iptali için vekili marifetiyle 16.8.2001 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesinde ...Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olma, göreve intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak Yönetmelikte düzenlenir denilmektedir. Anılan yasal hüküm uyarınca çıkartılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin Görevde Başarısız Olma, Kendilerinden İstifade Edilememe Halleri Ve Sözleşmenin Feshedilmesi Sebepleri başlıklı 13 ncü maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan (halen 21.9.2001 tarihli RG. ile değişik) 3 ncü bendi ve (b) alt bendinde, Tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi...taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adli ve askeri mahkemelerce toplam 30 gün ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olanların... sözleşmelerinin feshedileceği hüküm altına alınmaktadır.
Davacının sözleşmesi de, vaki paraya çevrilmiş ve tecil edilmiş 2 ay 15 günlük hapis cezası nedeniyle, Yönetmeliğin anılan amir hükmü gereğince feshedilmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla dava konusu yapılan işlemin, davalı idarenin bağlı yetkisi gereğince tesis edildiğinde ve bu yönü itibariyle hukuka uygun düştüğünde kuşku bulunmamaktadır.
Davacı vekili bir Yönetmelik ve Yönerge düzenlemesiyle sözleşme fesih nedenlerinin öngörülmesinin ve öngörülen bu nedenlerde de zaman zaman aleyhe düzenlemeler yapılmasının hukuka aykırı düştüğünü ileri sürmekteyse de bu görüşe katılmaya imkan görülememiştir. Gerçekten, yasa koyucunun çeşitli statüler ihdas etmesi ve ihdas ettiği bu statülere özgü şekilde giriş ve statü kaybı koşullarını koyması, tamamen kendi takdir hakkı çerçevesindedir. Nitekim bu Anayasal gerçek ışığında yasa koyucu 3269 sayılı Yasa ile uzman erbaş statüsünü ihdas etmiş; bu statünün belli başlı kurallarını bizzat yasa ile öngörmüş, ancak statü kaybı konusunda TSK. nin dinamik yapısını, gelişen ve değişen askeri hizmet koşullarını düşünerek, bu konuda kapsamlı düzenlemenin bir düzenleyici tasarrufla yapılmasını uygun görmüştür. (3269 SK. m.12) Uzman erbaş statüsünün sözleşme esasına dayanması, dinamik ve atak bir ordunun hedeflenmesi, her sözleşme döneminin ayrı bir değerlendirmeye esas tutulması gibi ana kriterler dikkate alındığında; subay ve astsubayların statü kaybı nedenlerinin özel statü yasalarıyla belirlenmesi, buna karşın 3269 sayılı Kanunla uzman erbaşlar yönünden statü kaybı nedenlerinin Yönetmeliğe bırakılmasında hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Dolayısıyla, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 ncü maddesiyle tecil edilse ya da para cezasına çevrilse dahi 30 gün ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkumiyet halinin bir sözleşme feshi nedeni olarak görülmesinin eşitlik ilkesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin aksi yöndeki beyanlarına itibar edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında mahkûmiyete dayalı sözleşme feshi işlemi ile bunun dayanağı olan Uzman Erbaş Yönetmeliğinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy