(5434 S. K. m. 11, 44, 45, 46, 50, 52)
Davacı, 21.09.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; yüksek gürültüye maruz çalışma ortamında görev yaptığından sol kulağının bütünüyle işitme kaybına uğradığını, 2.6.1998 tarihinde hastaneye yaptığı başvurusu sonucunda, ilgili tabibin gerekli görmesi üzerine sıhhi kurula çıkarıldığını, onay makamları tarafından onaylanan rapora göre, Teşhis: Sol total işitme kaybı, Karar: B/19 F-3 Sınıfı görevini yapar kararı verildiğini, 11.3.1999 tarihinde T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne maluliyeti ile ilgili ihbarda ve talepte bulunduğunu, Emekli Sandığınca cevabın kendisine tebliğ olunduğunu, 30.7.1999 tarihinde Komutanlık Önüne görev malullüğü ile ilgili olarak verdiği dilekçenin TSK. Bedeni Kabiliyet Yönetmeliği ve T.C.Emekli Sandığı Kanununun ilgili maddesine uygun bulunmayarak ret edildiğini, söz konusu maluliyetinin görev durumunu etkilemesi sonucunda 24.8.1999 tarihli yazı ile uygun olmayan bir görevle görevlendirildiğini, bahsi geçen idari işlemler ile düzenleyici işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, zira TSK. Bedeni Kabiliyet Yönetmeliğinde sınıflar esas alınarak çizelgeler düzenlendiğini, halbuki kişinin bulunduğu sınıfın yaptığı görevi göstermediğini, astsubayın yaptığı iş gösteren ihtisasa göre bir çizelge yapıldığında amaca uygun hareket edilmiş olacağını, örneğin kendisi gibi malul olan bir kişinin, istihkam, oto ve piyade sınıfında görev yapamayacağını, uçak bakım sınıfı içerisinde oto ve istihkamın yaptığı bazı işleri yapan ihtisaslar mevcut olduğunu, Anayasanın 50 nci maddesi uyarınca TSK. Bedeni Kabiliyet Yönetmeliğinin ilgili tablolarının iptalinin gerektiğini, sağlık yönünden malul olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlenen bir şahsın hizmette tutulmasında kamu yararı bulunmadığını, uçak bakım sınıfı, yapısal onarım teknisyenliği gibi ağır mahrumiyetlere katlanılmasını gerektiren ağır bir hizmet dalının başlangıcında sağlık şartlarının bu hizmet gereklerine uyduğunu, ancak daha sonra bu ağır hizmetler sonucunda sakat kaldığının bir gerçek olduğunu, idarenin kendisini istihdamda ısrar etmesinin, yaşama hakkım kısıtlama anlamına geleceğini, bir maluliyet, çalışma kabiliyetini ileri derecede bozuyor, önemli vazife bozukluğu oluşturuyor ise bunu görev malulü olarak nitelendirmek gerektiğini, imalat atölyesi ve uçuş hattında 22 yıl görev yaptığını, söz konusu ortamların aşın gürültüye maruz kalmasına neden olduğunu, TSK. Bedeni Kabiliyet Yönetmeliğinde işin ağırlığı gözetilmek suretiyle bir düzenlemeye yer verilmediğini, görev yeri değişikliği yapılırken, astsubay sınıflandırma yönergesinin belirttiği şekilde ve durumlarda görev değişikliğinin olması gerektiğini, yönergede belirtilen sınıflandırma faktörleri olarak, personelin sağlık durumu ve zihni kabiliyetleri göz önünde bulundurulmadan yapılan bir değişiklik olduğunu, kendi mesleğinin en üst rütbesinde olmasına rağmen, konumuna uygun bir görev değişimi yapılmadığını, zira yönergede belirtilen kişi ve kurullara verilen yetkinin kullanıldığını, bu uygulama astın üstün yetkisini kullanma biçiminde nitelendirileceğinden, işlemin konu yönünden hukuka aykırı olduğunu böylece;
1- Görev yerinin değiştirilmesi işleminin iptali,
2- TSK. Bedeni Kabiliyeti Yönetmeliğinin sınıflara göre yapılmış tablolarının iptali,
3- Vazife malulü sayılmama işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının 24 Şubat 2000 tarihinde kendi isteği ile emekli olması nedeniyle menfaat ilişkisi kalmadığı gerekçesiyle AYİM Daireler Kurulunun 18 Ocak 2001 gün ve 1999/119 E., 2001/8 K.Sayılı kararı ile istemlerinden görev yerinin değiştirilmesinin iptaline ve TSK.Bedeni Kabiliyet Yönetmeliğinin sınıflara göre yapılmış tablolarının iptaline ilişkin istemlerinin esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemiyle acılan davanın görüm ve çözüm yeri Birinci Daire olması nedeniyle vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemine karar verilmek üzere dosyanın birinci daireye tevdiine kararı verildiğinden, Dairemizce inceleme Davacının son istemi ile sınırlı kalmak üzere yapılmıştır.
Dava dosyasında ve davacıya ait tahsis dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacının Adana-İncirlik'te bulunan 10 ncu Tanker Üs K.lığı emrinde Hv.Uçb.Kd.Bşçvş.olarak görevli olduğu, Adana 100 Yt.As.Hastanesi Sağlık Kurulunun 17.6.1998 gün ve 101 Sayılı raporu ile davacıya Sol total işitme kaybı teşhisi konulup, davacı hakkında B/19 F-3 Sınıfı görevini yapar kararı verildiği, davacının davalı idarelerden T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne dilekçe ile başvurup vazife malulü sayılmayı talep ettiği, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 27.9.1999 gün ve 3390 Sayılı kararı ile davacı hakkında Sınıfı görevini yapar kararlı raporuna göre, durumu 5434 Sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddeleri kapsamına girmez şeklinde karar verilip davacının vazife malulü sayılma talebinin reddedildiği, davacı İmalat Ati.K.Yapı Onr.Atölyesinde görev yapmakta iken 24.8.1999 tarihinde Malzeme Destek Kısmında çalışan bir personelin yıllık izne ayrılması nedeniyle geçici olarak Malzeme Destek Kısmında görevlendirildiği, daha sonra davacının 24.2.2000 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 44 ncü maddesi Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır hükmünü taşımakta, aynı Kanunun 45 nci maddesinde ise, 44 ncü maddede yazılı malullük; a) iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa, b) Vazife dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa, c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla), d) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa,
Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir hükmünü getirmiştir.
Ayrıca gene aynı kanunun 46 nci maddesi; 44 ncü maddede yazılı malullük, 45 nci madde gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (Adi Malullük) ve bunlara uğrayanlara da (Adi Malul) denir. hükmüne yer vermiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 45 nci maddede belirtilen sebepler nedeniyle vücutlarında hasıl olan arızalar duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçiler hakkında vazife malullüğü ile ilgili hükümlerin uygulanacağı, malullük sebebinin 45 nci maddede sayılan sebep ve hallerden doğmamış ise adi malullük hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bunun yanında 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 11 nci maddesinde ise, Sağlık Kurulu;
a) 50 nci maddede yazılı malullük raporlarını inceleyerek karara bağlar,
b) İlgililerin 52 nci maddede gösterilen malullük derecelerini belirtir.
c) Bu kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanmasında düşüncelerini bildirir, hükmüne yer vermiştir.
Anılan yasa hükmünde, iştirakçilerin her çeşit malullüklerine istinaden almış oldukları sağlık raporlarının incelenerek karara bağlanması, malullükle ilgili bu yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin düşüncelerini ve malullük derecelerini bildirmek ve malullük derecelerini saptamanın Sandık Sağlık Kurulunun görevleri arasında yer aldığı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Belirtilen mevzuat uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda, Davacının Hava Kuvvetleri Komutanlığı Adana-İncirlik 1-0 ncu Tanker Üs K.lığı emrinde Hv.Uçb.Kd.Bşçvş.olarak görev yapmakta iken, 11.3.1999 tarihli dilekçesi ile vazife malullüğü talebinde bulunması üzerine Adana 100 Yataklı Askeri Hastanesince düzenlenen 17.6.1998 tarih ve 101 Sayılı Teşhis:Sol total işitme kaybı. Karar: B/19 F-3 Sınıfı görevini yapar raporunun Sandık Sağlık Kurulunca incelendiği, hakkında 27.9.1999 tarih ve 3390 sayı ile Sınıfı görevini yapar kararlı raporuna göre, durumu 5434 Sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddeleri kapsamına girmez... şeklinde karar verildiği, anılan kararın gerekçeleri ile birlikte davacının şahsına hitaben yazılan 19.10.1999 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.06.01/59.824.003 Sayılı yazı ile bildirildiği, bu itibarla 5434 Sayılı Kanunun 45 nci maddesinde sayılan vazife malulü olma durumları öncelikle malul olma koşuluna bağlandığından, dolayısıyla sınıfı görevini yapabildiği için malul sıfatı bulunmayan davacının vazife malulü sayılması imkansız olduğundan, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Davacının yasal dayanaktan yoksun vazife malulü sayılmaması işleminin iptaline ilişkin isteminin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy