(2946 S. K. m. 8)
Davacı, 30.1.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; şartlı olarak oturmakta olduğu konutun 30 gün içinde boşaltılması için Komutanlıkça emir verildiğini, kendisinin ise bekar oldukları halde lojmanda oturan, keza evleneceğini beyan ederek lojman aldığı halde hala evlenmeyen subayları ismen belirtip, öncelikle bunların konuttan çıkarılması gerektiğini bir dilekçe ile belirtmesine karşılık, bu başvurusuna idarece herhangi bir işlem yapılmadığını, dolayısıyla konuttan çıkarılması yolunda tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 20.3.2001 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davalı idare savunması ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Diyarbakır garnizonunda görev yapan davacıya talebi üzerine 17.10.1997 tarihinde subay kontenjanındaki Kurdoğlu Lojmanlar Grubu Cenk Apt. 9 Nolu dairenin şartlı olarak tahsis edildiği, tıpta ihtisas eğitimini tamamlayan iki askeri tabibin Aralık 2000 tarihinde Diyarbakır garnizonuna atanarak gelmesi ve lojman talebinde bulunmaları üzerine, tamamı dolu olan subay lojmanlarında şartlı olarak oturmakta olanlardan konuta önce girenlerden başlamak üzere, listede ilk iki sırada bulunan davacı ile bir başka astsubayın, TSK.Konut Yönergesinin 3.Bölüm 7.Maddesi uyarınca şartlı olarak oturdukları konutları 30 gün içinde boşaltmalarının istendiği, davacının 12.12.2000 tarihli dilekçesiyle Komutanlık önüne başvurarak bazı personele evvelce usulsüz konut tahsisi yapıldığından bahisle, öncelikle bu personelin konuttan çıkarılması talebinde bulunduğu, 7.Kor.K.lığının 3.1.2001 tarihli cevabi yazısıyla davacının dilekçesinde öne sürdüğü lojmanların tahsisi ve dağıtılması ile ilgili olarak TSK.Konut Yönergesine aykırı bir işleme rastlanmadığının bildirildiği, davacının 5.1.2001 tarihli dilekçesiyle Komutanlık önüne yeniden başvurarak eski iddialarını tekrarladığı ve ilave bir kısım personelle ilgili olarak da bazı iddialarda bulunduğu, 7.Kor.K.lığının 26.1.2001 tarihli cevabi yazısı ile davacının askeri üslup ve adaba uymadığı belirtilen dilekçesinin incelenmeden iade edildiğinin bildirildiği, davacının konutu tahliyesi yolundaki işlemin iptali istemiyle 30.1.2001 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı, akabinde de konutunu tahliye ettiği ve bu konutun 7.2.2001 tarihinde Tbp.Kd.Utgm....'a tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
TSK Konut Yönergesinin 7 nci maddesi, "Ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı için tahsis edilemeyen konutlar, kendi kontenjanında boş konut olmadığı için konuta giremeyen diğer kontenjanlardaki subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma, uzman erbaş öncelik sırasına göre önerilerek şartlı olarak tahsis edilir.
Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde, ihtiyaç miktarı kadar konut; konuta önce girenlerden, (kendisine şartlı konut tahsis edilip beş yıl oturma süresini dolduran personele (ön puanlama sistemi uygulanmaz) puanına göre aynı konut ikinci kez şartlı tahsis edilmiş ise birinci şartlı tahsis tarihi esas alınır.) giriş tarihleri aynı ise giriş puanı en az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tespit edilerek hak sahibi personele önerilir. Bu konutlardan tercih edilenler tebliği tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tahliye ettirilir. Şartlı konutların tahliyesi gerekmediği müddetçe konutta oturma süresi beş yıldır.
Garnizonda şartlı verilmiş sobalı ve kaloriferli konut bulunması halinde, kaloriferli konutlardan başlamak üzere yeteri kadar konut personele -önerilerek yukarıdaki esaslar dahilinde tahliye ettirilir." hükmünü amir bulunmaktadır.
Davalı idare savunması ekindeki "Şartlı Oturan Personel Listesi"nin incelenmesinde; garnizonda subay kontenjanında şartlı olarak oturmakta olan 46 astsubay arasında davacının 17.10.1997 giriş tarihi itibariyle 1 nci sırada (en eski giren) yer aldığı görülmekte olup; doğan iki subay ihtiyacı karşısında davacının konutunun boşaltılması yolundaki işlemde bu yönü itibariyle hukuka aykırılık olmadığı kuşkusuzdur.
Davacının, adlarını belirttiği bazı personele hak etmedikleri halde, evvelce konut tahsis edilmesi nedeniyle, ihtiyaç duyulduğunda öncelikle bu personelin konuttan çıkarılması gerekirken, kendisinin çıkarılması yolundaki işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddialarının irdelenmesine gelince:
Davalı idare savunması ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinde; davacının evleneceğini beyan ettiği halde evlenmediğini ve lojmanda oturmaya devam ettiğini belirttiği Vet.Hekim subaya idarece 1.9.2001 tarihinde lojman tahsis edildiği ve adı geçenin 21.10.2001 tarihinde evlendiği (dava tarihinde evli olduğu), bekar olduğunu belirttiği bayan tabip subaya, annesine bakmakla yükümlü olduğunu beyan etmesi nedeniyle 9.10.2000 tarihinde konut tahsis edildiği ve adı geçenin 10.2.2001 tarihinde evlendiği, diğer iki tabip subaya annelerine bakmakla yükümlü olduklarını beyan ettikleri için 10.10.2000 ve 5.10.1999 tarihlerinde konut tahsis edildiği, idarece yapılan yoklamalarda da (19.1.2001 tarihli tutanak) adı geçenlerin bakmakla yükümlü olduklarını beyan ettikleri kişilerle birlikte ikamet ettiklerinin saptandığı, davacının bekar olduğunu beyan ettiği bayan Kr.Plt.Teğmen'e de ana ve babasına bakmakla yükümlü olduğunu beyan etmesi nedeniyle 31.12.1999 tarihinde konut tahsis edildiği, idarece yapılan yoklamadatla (22.2.2001 tarihli tutanak) adı geçen subayın bakmakla yükümlü olduğunu beyan ettiği kişilerle (ana-babasının) birlikte ikamet ettiğinin saptığı, böylelikle davacının bu konudaki tüm iddialarının gerçeklerden uzak olduğu, TSK.Konut Yönergesinin 5.Bölüm 1.Maddesine uygun şekilde bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerini yazılı olarak Konut Başvuru Beyannamesiyle beyan eden ve fiilen de bu kişilerle birlikte lojmanda oturmakta oldukları gönderilen muhtelif belgelerle anlaşılan adı geçen subayların konut tahsislerinde bu şekilde herhangi bir usulsüzlük ve hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu hususa ilişkin iddialarının da dayanaksız olduğu görülmektedir.
Şu halde, garnizona yeni atanan iki tabip subaya, vaki konut taleplerini karşılamak amacıyla şartlı olarak oturan personelden ilk iki sırada bulunan (konuta en önce giren) personelin konutlarının tahsisi ve bu cümleden olarak davacının konutunu 30 gün içinde boşaltması yolunda tesis edilen idari işlemin, bütün unsurları itibariyle hukuka uyarlı bulunduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy