(375 S. KHK. m. 28)
Davacı vekilleri, 29.1.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeli uzman erbaş olarak 5 yıl hizmet ettikten sonra sözleşmesini yenilemediği için kendisine ikramiye ödendiğini, ancak bu ikramiye hesabında OHAL tazminatlarının dikkate alınmamış olması nedeniyle bu işlemin iptali için AYİM'nde dava açtıklarını, dava neticesinde AYİM kararı ile işlemin iptal edildiğini, iptal kararına rağmen eksik yapılan ödemenin bu güne kadar tamamlanmadığını, eksik ödeme nedeniyle 1.027.000.000 lira zararın oluştuğunu belirterek, bu miktarın yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmişlerdir. Dava dosyası ile evvelce karara bağlanmış Dairemizin 2000/41 Esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinde; davacının 8.4.1994-8.4.1999 tarihleri arasında Batman J.Blg.K.lığı emrinde sözleşmeli uzm.j.çvş.statüsünde görev yaptıktan sonra, isteği üzerine sözleşmesinin yenilenmediği ve terhis edildiği, kendisine 3269 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, ikramiyesinin ödendiği, ancak kendisine ödenen ikramiyenin hesabında OHAL tazminatı ve operasyon tazminatının dikkate alınmaması işleminin hukuka aykırılığından bahisle, davacının eksik ikramiye ödenmesi işleminin iptali istemiyle 31.5.1999 tarihinde AYİM'de dava açtığı, AYİM.1.D.nin 18.1.2000 tarih ve E.2000/41, K.2000/22 Sayılı kararı ile, 3269 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesine göre yapılacak ikramiye ödenmesinde ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarına OHAL tazminatının dahil edilmesi gerektiği, buna mukabil süreklilik unsuru taşımayan operasyon tazminatının ise hesaplamaya katılmaması gerektiği belirtilerek; davacının ikramiye hesabında almakta olduğu son net maaşına OHAL tazminatının dahil edilmesi gerekirken, tazminat katılmaksızın eksik tutar üzerinden kendisine ikramiye ödenmesi işlemi sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı görülerek, işlemin iptaline ve tahakkuk ettirilecek aylıklarına 20.7.1999 tarihinden itibaren ay be ay %50 yasal faiz uygulanmasına karar verildiği, bu iptal kararının 31.1.2000 tarihinde davacı vekiline, 1.2.2000 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, karar gereğinin yerine getirilmesinin J.Gn.K.lığı Adli Müşavirliğinin 15.6.2000 tarihli yazısıyla Batman J.Blg.K.lığından ve J.Gn.K.Komp.Bşk.lığından istendiği, J.Gn.K.lığı Kompt.Bşk.lığının 11.10.2000 tarihli işlemiyle davacının iptal kararı gereği hesaplanan hak edişinin (eksik ödenen ikramiyesinin) yasal faiz de dahil olmak üzere toplam 126.010.000. TL olduğu belirtilerek, bu tutarın davacıya ödenmek üzere Batman J.Blg.K.lığına tertip edildiğinin bildirildiği, davacı vekilince J.Gn.K.lığına yapılan yazılı başvuruyla bu tutarın hatalı olduğu belirtilerek, gerçek hak ediş tutarının 1.027.000.000. TL olduğu belirtilerek, bu miktarın ödenmesinin talep edildiği, J.Gn.K.lığı Adli Müşavirliğinin 6.12.2000 tarihli cevabi yazısı ile davacının iptal kararı gereği olan hak ediş tutarının (126.010.000. TL) hesaplanmasında herhangi bir hatanın bulunmadığı belirtilerek, hesaplama şekline ilişkin tafsilatlı açıklamada bulunulduğu, bu cevabın 11.42.2000 tarihinde davacıya tebliğini takiben, 1.027.000.000. TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemli bu tam yargı davasının 29.1.2001 tarihinde AYİM'de açıldığı anlaşılmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararlarının sonuçları başlıklı 63 ncü maddesinin üçüncü fıkrasında Mahkeme ilamlarının icaplarına göre eylem ve işlem tesis etmeyen idare aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. denildiğinden ve davacı vekillerince de AYİM iptal kararının gereğinin idarece yerine getirilmediği iddiasıyla bu tam yargı davası açıldığından; davanın bu özel hükümden dayanağını alan bir dava mahiyetinde olduğu açıktır. Öte yandan, gerek öğreti, gerekse de idari yargı uygulamasında, idari yargı ilamlarının genel zaman aşımı süresi olan 10 yıl içinde yerine getirilmemesi halinde, ilgililerince bu konuda, yerine getirilmeme olgusunun saptandığı/netleştiği andan itibaren 60 gün içinde aynı idari yargı yerinde bir tam yargı davası açılabileceği genel kabul görmüştür. Davacı vekillerince de, kendi bakış açılarına nazaran, iptal kararının gereği gibi yerine getirilmediği (eksik/hatalı yerine getirilmek istendiği) iddiasının netleşme anından (J.Gn.K.lığı Adli Müşavirliğinin 6.12.2000 tarihli cevabi yazısının öğrenildiği 11.12.2000 tarihinden) itibaren 60 gün içinde 29.1.2001 tarihinde AYİM'de bu tam yargı davasının açıldığı anlaşıldığından; davanın süresinde olduğu açıktır.
Davanın esasına gelince:
Davalı idare, iptal kararı gereği olarak davacının hak ediş tutarının (eksik ödenen ikramiyesinin), yasal faiz de dahil olmak üzere 31.10.2000 tarihi itibariyle 126.010.000.TL olduğunu belirtmekte; davacı vekilleri ise bu tutarın 1.027.000.000. TL olduğunu iddia etmektedir.
Gerek davacı vekillerinin cevaba cevap layihasındaki açıklamalardan, gerek ibraz edilen davacının son maaş pusulasının incelenmesinden; davacı vekillerince davacının son net aylığı tutarının, hem 375 Sayılı KHK.'nin 28/B maddesi gereğince ödenen OHAL tazminatını, hem de 375 Sayılı KHK.'nin 28/A maddesi gereğince ödenen operasyon tazminatını kapsar şekilde baz alındığı, buna göre yapılan hesaplama sonucu eksik ödeme olarak 1.027.000.000. TL bulunduğu, oysa Dairemiz iptal kararında operasyon tazminatının uzman erbaş ikramiyesinin hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiğinin açıkça ifade edildiği, bu durumda son aylıkta ödenen OHAL tazminatı tutarı olan 7.650.000.-TLnin 2 katının, hizmet yılı olan 5'le çarpımı sonucu eksik ödenen ikramiye tutarı olan 76.500.000.-TL rakamına ulaşıldığı, ayrıca iptal kararımızda 20.7.1999 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi de hüküm altına alındığından, 31.10.2000 tarihi itibariyle işleyen yasal faiz tutan olan 49.512.000.-TL'nin da ilavesiyle 31.10.2000 tarihine göre davacının istihkak tutarının 126.010.000.-TL olarak saptandığı, dayalı idarenin bu hesaplama biçim ve yönteminin Dairemiz iptal kararı gereği doğrultusunda olduğu, dolayısıyla davacının ulaştığı sonucun hatalı bir değerlendirmeye dayalı olduğu açıkça görülmektedir.
Şu halde, ortada iptal kararı gereğinin hiç yerine getirilmemesi ya da eksik/hatalı yerine getirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığından; 126.010.000.-TL dışında idarece karşılanması gerekli bir zararın varlığından söz etmeye hukuken imkan bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı idarenin hesaplanan bu tutarı ödeme girişimine rağmen, tahakkuku yapılarak havale edilen söz konusu miktarın davacı tarafından teslim alınmaması, dolayısıyla 126.010.000.-TLnin hala davacının aktifine girmemesinin tek nedeni de davacının bu yöndeki iradesi olduğundan; bu miktar yönünden de yeniden bir tazmin kararı verilebilmesi hukuken mümkün olmayıp, davacının, adına havale edilen bu miktarı her zaman alma hakkının saklı olduğu izahtan varestedir.
Açıklanan nedenlerle; ortada bir iptal kararının gereği gibi yerine getirilmemesi durumunun ve bunun doğal sonucu olarak tazmini gerekli bir zararın varlığının söz konusu olmadığı kanaatine varılmakla, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy