(2709 S. K. m. 125)
Davacının, 29 Ocak 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; askeri öğrenciliğinden itibaren başarılı bir personel olduğunu, Subay Temel Kursunda da disiplinli ve başarılı bir şekilde çalıştığını, ancak buna rağmen kendisine düşük sicil verildiğini belirterek, 1997 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalan üzerinde yapılan incelemede; 1996 yılında teğmen naspedilen davacının Kara Harp Okulu öğrencisi iken 3 kez takdirle taltif edilmiş olduğu, 1997 yılı 1 nci sicil üstü sicil notunun iyi derecede olduğu, sicil belgesinde olumlu kanaatler takdir edildiği, sicil defterinde olumlu ve olumsuz kanaat takdir edildiği, 2 nci sicil üstü sicil notunun iyi derecede olduğu, hakkında olumlu kanaatler takdir edildiği, 3 ncü sicil üstü sicil notunun iyi derecede olduğu, hakkında olumlu kanaatler takdir edildiği, diğer yıllar sicil not ortalamasının çok iyi ve mükemmel düzeyde olduğu, ceza ve ikazının bulunmadığı, 1997 yılı sicil döneminde 1 kez takdirle taltif edildiği, bunun dışında 20 kez takdirle taltif edildiği müşahede edilmiştir.
Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisini yoğun olarak kullandığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup bunların denetimi takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, bunun tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek ve göze çarpacak biçimde, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; davacı hakkında tanzim edilen 1997 yılı sicilinin davacının subaylık statüsündeki ilk sicili olması nedeniyle, davacının değerlendirilmesinde göz önüne alınacak somut kriterin Sınıf Okulundaki performansı ve derslerindeki başarı durumu olacaktır. Davacının Sınıf Okulundaki ders başarısına bakıldığında 1996-1997 eğitim ve öğretim yılında Is. Ok. K.lığında Subay Temel Kursunda bulunan 37 Teğmen arasında, davacı subayın 32 nci sırada mezun olduğu, bu sıralamaya davacının okul içerisindeki disiplin durumu, ders dışı diğer eğitimler ve meslek derslerinden girmiş olduğu sınav sonuçlarının etkili olduğu, bitiriş derecesinin iyi düzeyde olduğu, davacının meslekteki ilk sicili olması nedeniyle sicil takdirinde sicil amirlerinin geçmişteki performansını görerek mukayese imkanının olmadığı, dolayısı ile Subay Temel Kursu süresince davacının gözlemlenebilen performansının o yılki siciline yansıtıldığı, sonuçta verilen sicil notlarının hukuka uygun olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacıya 1997 yılı sicil döneminde verilen sicil notlarının sübjektif nitelikte olduğunu belirtir herhangi bir delil, bilgi ve belgeye rastlanmadığından, DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy