(5434 S. K. m. 48, 56)
Davacı 25.1.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; vatani görevini 7 nci Mknz.Tug.Top.Tb.l.Bt.K.lığı (Pasinler-Erzurum, emrinde topçu eri olarak yapmakta iken, 29.4.1999 tarihinde kendi üzerine zimmetli aracın bakımı sonrası frenlerini test etmek amacıyla aracına bindiğinde, Top, Onb....'in şoför mahalline oturarak aracı kullanmak istediğini söylediğini, kendisinin kabul etmemesine karşılık adı geçenin aracı hareket ettirdiğini, bu arada Bl.K. şoförü ..........'nın da araca bindiğini, garajdan çıktıktan az sonra Onb. ..........'in aracın frenlerinin tutmadığını söylediğini, nizamiye çıkışında giderek hızlanan aracın devrildiğini, kendisinin bu kaza nedeniyle felç olup hayat boyu başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, kendisinin maluliyetine yol açan kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kastı yada kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla kendisine vazife maluliyeti aylığı bağlanmamasına ilişkin davalı kurum işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 7 nci Mknz.Tug-Top.Tb.l.Bt.K.lığı (Pasinler-Erzurum) emrinde vatani görevini Top.eri olarak ifa etmekteyken, 29.4.1999 tarihinde kendisine zimmetli olan Reo aracının bakımının kademede yapıldığı, bakım sonrası aracının deneme sürüşünü yapmak maksadıyla Reo'ya gelen davacının, şoför mahallinde Top.Onb ..........'in oturmakta olduğunu gördüğü, bunun üzerine onun yanındaki koltuğa oturduğu, Top.Onb ..........'in çalıştığı araca, az sonra kışla içinde er .......... .'nın da bindiği, araçla birlikte deneme sürüşü yapılırken yaklaşık 1000 metre sonra Top.Onb ..........'in aracın frenlerinin tutmadığını söylediği, ardından da nizamiye civarında aracın kontrolden çıkarak devrildiği, davacının ağır yaralandığı ve felç geçirdiği, uzun süren tıbbi tedavisi sonunda GATA Sağ.Krl.nun 12.5.2000 tarih ve 4673 Sayılı raporu ile T 10 Parapleji teşhisiyle 1.D/10 F-l Askerliğe elverişli değildir. 2. Hayati tehlike geçirmiştir. 3. Doksan gün iş ve gücünden kalmıştır. 4. Fonksiyon kaybı uzun tatili niteliğindedir. 5. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür. 6. Ambulans ile İstanbul'a gidişi 7. Hastalığı süresince No: 14 Hidrolik Nelaton sonda bir adet/gün temini ve kullanması uygundur. Kararı verildiği ve aynı tarih itibariyle terhis edildiği, davacının ağır derecede maluliyetini sonuçlayan olayla (kazayla) ilgili olarak yapılan yargılama sonunda, 9.Kor. K.lığı As. Mah.nin 14.6.2000 tarih ve E.2000/330, K.2000/602 Sayılı kararıyla, davacının kendisine zimmetli Reo aracını başkasının kullanmasına müsaade etmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, neticeten 5 gün hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, davacının kendisine vazife maluliyeti aylığı bağlanması istemiyle davalı kuruma yaptığı yazılı başvurunun 16.11.2000 tarihli işlemle reddedildiği, davacının kendisine 18.12.2000 tarihinde tebliğ edilen söz konusu işlemin iptali için 25.1.2001 tarihinde ve süresinde AYİM.'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı kurum işleminin gerekçesi, davacının fiilinin 5434 Sayılı Kanun 48 nci maddesinin (b) fıkrası kapsamına girdiği, bu nedenle hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan olmadığı yolundadır.
Bilindiği üzere, 5434 Sayılı Kanunun 56 ncı maddesi; Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest şevkler dahil) şevkleri sırasında, Yedek Subay Okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine öğrenim durumlarına göre, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, %80'i üzerinden aylık bağlanır.
Bu suretle bağlanacak aylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 nci maddede gösterilen nispetlerde zam yapılır... hükmünü,
Aynı Kanunun 45 nci maddesi ise;
44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b) Vazifeleri dışında Kurumların verdiği herhangi bir Kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili Kurumca kabul edilmesi suretiyle),
ç) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denir hükmünü,
Yine aynı kanunun 48 nci maddesi;
Vazife malullükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Kanun, tüzük ve emir dışı hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
ç) İntihara teşebbüsten,
d) Her ne surette olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından,
Doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında adi malullük hükümleri uygulanır. hükmünü amir olup, bu hüküm ile vazife malullüklerinin hangi durumlarda adi malullük olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, maluliyetin vazifenin sebep ve tesiriyle olması halinde dahi, eğer ortada bir yasak fiil ya da kanun, talimat, emir gibi objektif düzenlemelere aykırı bir fiil sözkonusu ise, bu hal vazife maluliyetine engel teşkil etmektedir. Gerçekten, Askeri Mahkeme mahkumiyet kararının incelenmesinde; gerek kendisine zimmeti Reno aracının arkadaşının kullanmasına izin veren davacının, gerekse de oldu bitti yaratmak suretiyle direksiyona geçip aracı kullanan Top.Onb ..........'ın gerçek amaç ve niyetlerinin kışla içerisinde rasgele araç kullanmak olmayıp, bakımdan yeni çıkan aracın deneme sürüşünü yapmaktan ibaret olduğu, aracın kaza yapmasının işe deneme sürüşünde frenlerin tutmamasından kaynaklandığı görülmektedir.
Davacının, üzerine zimmetli askeri aracı bir başkasının kullanmasına göz yumması halinin Askeri Ceza Hukuku bakımından bir suça (emre itaatsizlikte ısrar) sebebiyet verdiği kuşkusuzdur ve esasen Askeri Mahkemece de bu doğrultuda mahkumiyet kararı verilmiştir. Ancak, davacının kışla içinde kısa sayılabilecek bir mesafe boyunca salt deneme sürüşü amacıyla aracını bir başka ere kullandırması şeklindeki kusurlu fiilinin, Askeri Ceza Hukuku bakımından bir suça sebebiyet vermesi halinin, vazife maluliyeti bakımından illiyet bağını kesecek bir olgu olarak kabulüne de, hakkaniyet ve nasafet ilkeleri karşısında imkan bulunmamaktadır. Çünkü davacının bir başkasının yaşam boyu bakımına muhtaç olacak derecede maluliyetine (felç) yol açan olayın, kendisinden değil, bir başka idare ajanının fiilinden neş'et ettiği tartışmasızdır ve bu ajanın sonuçta tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan mahkum edilişi karşısında da, sadece kendisinin kusurlu fiilinin (arkadaşının aracı kullanmasına müsaade etmesi) meydana gelen ağır sonuca (felç) tek etken olduğu söylenemez. Diğer bir deyişle, davacının kusurlu fiili bir başına doğan sonuçla illiyet bağı içerisinde değildir ve davacının maluliyetine yol açan olayda 5434 Sayılı Kanunun 48 nci maddesinin (b) ve (c) bentleri kapsamında bir fiilin varlığından söz edebilmeye imkan görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı görüldüğünden, işlemin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy