(657 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 19.3.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Gümüşova As. Şb.'de sivil memur olarak görev yapmakta iken, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle, MSB Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Devlet memurluğundan çıkartılarak ilişiğinin kesildiğini, müvekkili hakkında kamu davası açılmış olmasının bu suçu işlediğinin sabit olduğunu göstermeyeceğini, hukuka bağlı olan idarenin işlem tesis etmeden önce yargı kararının sonucunu beklemesi gerektiğini, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olan Devlet memurluğundan çıkarılma işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının Amasya Gümüşova As. Şb. emrinde sivil memur olarak görev yapmakta iken As. Şb. Başkan Vekilinin harcama kalemlerinin miktarının yüksek olmasından şüphelenerek, davacıyı ve bir başka sivil memuru hesapları kontrol etmek üzere görevlendirdiği, yapılan kontrolde davacının evrakta usulsüzlükler yaptığının anlaşıldığı, davacının 3.8.2000 tarihli As. Daire Başkanınca alınan ifadesinde, bu paraları zimmetine geçirdiğini kabul ettiği, 6.10.2000 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesinde atılı suçlamaları reddettiği ve açığın hataen çıktığını ve zimmetine geçirdiği iddia edilen 1.560.260.000.TL'yi ödediğini beyan ettiği, yapılan soruşturma sonucunda hakkında J.Gn.K.lığı As. Savcılığının 16.10.2000 tarih ve 2000/1603-630 sayılı iddianamesiyle müteselsilen emniyeti suiistimal, müteselsilen sahte evrak tanzim suçlarından TCK.'nun 510, 80, 339, 80 nci ve 71 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılamasına halen devam edildiği, davacının mahkeme huzurundaki ifadesinde atılı suçlamayı kabul etmediğini, dava konusu paraların bir kısmını As. Şb.si Başkanının bilgisi tahtında çektiği ve usulsüzlükle ele geçen bu parayı As. Şb.'sinin boya, koltuk alımı gibi çeşitli ihtiyaçları için kullandığını beyan ettiğin, davacının durumunun MSB.'lığı Yüksek Disiplin Kurulunun 9.1.2001 tarihli toplantısında görüşüldüğü ve kurulun 2001/5 sayılı kararı ile davacının dava konusu eylemleriyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici fiillerden olan müteselsilen sahte evrak tanzim etmek, müteselsilen emniyeti suiistimal suçlarını işlediği görüşüyle 657 sayılı DMK.'nun 125/E maddesinin (g) ve TSK.'lerin de Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13/5 maddesinin (g) bentleri gereğince Devlet memurluğundan çıkarılmasına oybirliğiyle karar verildiği ve bu karar uyarınca 23.1.2001 tarihinde ilişiğinin kesildiği, vekili marifetiyle süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller başlıklı 125 nci maddesinin birinci fıkrasının Devlet Memurluğundan Çıkarma hususunu düzenleyen (E) bendinin (g) alt bendinde Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiil ve hallerinin, Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği belirtilmektedir. Dikkat edilirse bu hüküm kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmasını şart koşmamış, eylemleri itibarı ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmayı yeterli saymıştır. Yine 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesinin son fıkrasına göre, ilgili memur hakkında disiplin kovuşturmasının yapılmış alması, fiilen genel hükümler kapsamına girmesi halinde, aynı memur hakkında ayrıca ceza kovuşturulması açılmasına engel teşkil etmeyecektir. Diğer bir deyişle, ilgili memur hakkındaki ceza kovuşturması sonuçlanmadan da, memurun söz konusu fiil ve hareketleri ayrı bir disiplin suçuna sebebiyet verebilir ve bu takdirde idarece re'sen disiplin kovuşturması yapılıp, 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesinde yazdı disiplin cezaları verilebilecektir.
Davacının As. Şb.'de görev yapmakta iken gerek bir miktar parayı emanetçi sıfatıyla çekmesi ve hak sahiplerine ödemeyerek mal edinmesi, böylece bu evraklarda mutemet olarak görevli olduğundan emniyeti suiistimal etmesi, gerek bir kısım evrakta başkasının yerine imza atması, bir kısım evrakı da bir yükümlü olmadığı halde hayali olarak tanzim etmek suretiyle sahte evrak tanzim etmiş olması, esasen bu eylemlerinin de kendisince de kısmen kabul edilip sadece bu parayı ne yaptığı konusunda itirazda bulunması hususları dikkate alındığında, davacının mevcut eylemlerinin memurluk sıfatı ile bağdaşır bir yönü olmadığı görülmüştür. Bu nedenle davacı hakkında tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarılma işleminin 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesinin ruhuna ve amacına uygun olarak tesis edildiği anlaşılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy