(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 11.7.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; dokuz yılı aşkın bir süredir devam eden kıt'a görevlerinde üstün bir gayret ve özveri ile çalıştığını, 1996 ile 2000 yılları arasında 105 nci Top.Alay Komutanlığındaki görevi sırasında, 1999 yılında kendisine 1 nci sicil amiri olarak Top.Bnb ..........'nın sicil verdiğini, o sicil döneminde de üstün bir gayret göstermesine rağmen, bu performansının siciline yansıdığını sanmadığını, bu yılda Atatürkçülük dershanesinin yapımı nedeniyle Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından kol saati ile ödüllendirildiğini, bu performansını yansıtmayan sicil notunun hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, 1999 yılında birinci sicil üstü tarafından verilen sicilin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Dava dosyası, Kuvvet Komutanlığı ve Kıt'a özlük dosyalan ile sicil belge ve defterlerinde yapılan incelemede; 30.8.1990 tarihinde Topçu Teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının sicil almaya başladığı 1991 yılından itibaren çok iyi ve mükemmel derecede siciller aldığı ve verilen yüksek sicil notlarının müspet kanaat ve takdirlerle takviye edildiği, iptali istenen 1999 yılı 1 nci sicil üstü sicil notunun ise iyi derecede gerçekleştiği ve bu dönem 5 takdir verildiği, 2000 yılı sicilinin ise mükemmel derecede olduğu ve 6 kez takdir verildiği görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasa'sının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notlan ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notlan ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; iptali istenen 1999 yılı 1 nci sicil üstü sicilinin davacının daha önceki ve daha sonraki dönemlere ait sicillerine aykırılık teşkil edecek şekilde düşürüldüğü, ancak bu düşüşün verilmiş ceza veya bu nitelikte bir belge ile hukuki bir temele dayandırılmadığı, bu nedenle de Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine ve hukuka uyarlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan dava dilekçesinde salt 1999 yılı 1 nci sicil üstü sicilinin iptali isteminde bulunulmuşsa da; Dairemizce aynı yıla ait 2 nci sicil üstü sicilinin de iptali yoluna gidilmiştir.
Bilindiği üzere, İdare Hukuku kuramı yönünden sicil, mahiyeti itibariyle bir birleşme - işlem olup; iptal davasına konu olabilme bakımından, normalde iptali istenen yılın ortalama sicilinin esas alınması gerekli bulunmaktadır. Ne var ki, ayrılabilir işlem kuramını benimseyen ve uygulayan Mahkememiz, bu yöndeki talepler üzerine, münferit olarak birinci, ikinci ya da üçüncü sicil üstlerince verilen sicillerin ve / veya kanaatlerin gruplar halinde ya da ayrı ayrı dava konusu yapılmasını kabul etmektedir. Ancak dava konusunda olduğu gibi, eğer davacı yalnızca bir sicil üstünün düşük not verdiği düşüncesiyle salt bu sicilin iptalini talep etmekte ise ve diğer sicil üstlerince verilen siciller de bu sicil üstünce düzenlenen gibi sübjektif mahiyette ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi; ayrılabilir işlemlerden salt birinin iptali ile yetinmemekte ve kamu düzeni açısından bizzat tespit ettiği bu açık hukuka aykırılığı da çözümlemekte ve iptal kararını o yılki sicilin tamamına (birleşme - işleme) sirayet ettirmektedir (Bu yöndeki AYİM Kararları: AYİM.1.D.26.05.1992;E.1991/2185,K.1992/885; AYİM.1.D.14.01.1992, E.1991/1582, K.1992/208; AYİM Drl.Krl. 17.11.1996; E.1996/40, K. 1996/74; AYİM.1.D.16.09.1997; E.1997/183, K.1997/564; AYİM.1.D.20.6.2000; E.2000/22, K.2000/685). Bu davada da aynı yerleşik uygulamayı benimseyen Dairemiz, 1999 yılı 2 nci sicil üstünce düzenlenen düşük sicilin de somut bir sebep ve gerekçe gösterilmeksizin düşürülmüş olması nedeniyle, bu sicilin de iptali yoluna gitmiştir. Ayrıca KKK. Sicil Değerlendirme ve Denetleme Kurulunun 11.8.1999 tarih ve 1999/861 nolu kararla söz konusu 1999 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iptaline Oybirliği ile karar verdiği, ancak Kuvvet Komutanının uygun görmemesi nedeniyle, iptal işleminin gerçekleşmediği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacıya 1999 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince verilen sicillerin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy