(1602 S. K. m. 35/a, 40) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 26) (Astsubay Sicil Yönetmeliği 23)
Davacı, 2 Nisan 2001 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamasının 16.5.2000 tarihli Yargıtay onamasıyla kesinleşip sonuçlandığını, davalı MSB.'lığının 14 Nisan 2000 gün ve (8-82) sayılı kararıyla kendisini 16.12.1999 tarihinden geçerli olarak Kıdemli Üstçavuş rütbesine, nasbini da emsallerinin nasıp tarihi olan 30.8.1997 tarihine götürdüğünü, bu emrin kendisine 14.4.2000 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle Kıdemli Üstçavuş rütbesini taktığını, 2 Mayıs 2000 tarihinde kendisine 2000 yılı sicili verildiğini, ancak 14.4.2000 tarihi ile 2.5.2000 tarihi arasında 3 aylık süre geçmediği gerekçesiyle hakkındaki sicilin Kıdemli Üstçavuş sicili olarak değil Üstçavuş rütbesinde verilmiş bir sicil olarak kabul edildiğini, bu durumun kendisinin rütbe terfisi açısından mağdur edeceğini belirterek, 2000 yılında verilen 2.5.2000 tarihli sicilin Kıdemli Üstçavuş rütbesinde verilmiş bir sicil olarak kabul edilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; adam öldürmek suçuna yardım, suç kanıtlarını saklamak ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından hakkında kamu davası açılan davacının 22.9.1995-8.A 1.1995 tarihleri arasında tutuklu, 1.4.1996-30.10.1996 tarihleri arasında açıkta kaldığı, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 4.5.1999 gün ve 1995/118 Esas, 1999/43 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiş, işbu hüküm Yargıtay 1 nci Ceza Dairesinin 16.12.1999 gün ve 3341-4323 sayılı ilamı ile kesinleşmiş olup emsalleri terfi ettiğinden 16.12.1999 tarihinden geçerli olarak Kd.Üçvş.luğa yükseltilmesi ve nasbinin emsal nasıp tarihi olan 30.8.1997 tarihine götürülmesine karar verildiği, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 3 Ağustos 2000 gün ve PER:4123-246-00/Per.D.(Sic.Kd.Ş.) sayılı emriyle rütbe terfi ve derece ilerlemesi yapamadığının kendisine tebellüğ belgesi ile tebliğ edildiği, ancak belgenin tebliğ tarihini içermediği, 30.8.2000 tarihinde sicil yokluğu nedeniyle rütbe ve derece ilerlemesi yapamadığından mağduriyetinin giderilmesi için 2.1.2001 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurusuna 19 Mart 2001 tarihli yazı ile red cevabı verildiği, ancak bu cevabın da davacıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesine göre, dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde 60 gün olup; aynı Kanunun 35/a maddesi uyarınca da bu dava süresi içinde ihtiyari müracaat halinde işlemeye başlayan dava açma süresi durmakta ve idarece 60 gün içinde cevap verilmesi halinde bu cevabın tebliğ tarihinden itibaren cevap verilmemesi halinde ise, 60 günlük cevap verme süresinin sona erdiği tarihten (zımni ret tarihinden) itibaren evvelce işleyen dava açma süresinin 60 günden arta kalan süre içerisinde iptal davasının açılması zorunlu bulunmaktadır.
Davalı idarenin ileri sürdüğü süre itirazına ilişkin tebligatlar konusunda dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin olmayışı, yanı sıra sicil işlemlerindeki gizlilik esası nazara alınarak davada süre aşımının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Subay/Astsubay Sicil Yönetmeliklerinin; sicil belgelerinin düzenlenme ve gönderilme zamanlarına ilişkin (Subay Sicil Yönetmeliği 26/son, Astsubay Sicil Yönetmeliği 23/3 fıkraları) tamamen birbirine paralel ve benzer hüküm içermekte olup; Üç aylık görev süresini doldurmadığı için haklarında sicil düzenlenmeyenlerden; terfi sırasında bulunmayanlar 30 Ağustos, terfi sırasında bulunanlar 1 Temmuz tarihine kadar bu süreyi dolduruyorlar ise, sicil üstlerince doldurdukları tarih itibariyle sicil tanzim edilerek, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlıklarına gönderilir. denmektedir.
Davacının 16.12.1999 tarihinden geçerli olarak Kıdemli Üstçavuş rütbesine terfi ettirildiği dosya kapsamıyla açık ve kesin olduğuna ve bu husus davacıya 14.4.2000 tarihinde rütbesi de taktırılmak suretiyle tebliğ edildiğine göre, yukarıda açıklanan Sicil Yönetmeliği hükmüne göre en azından bu tarihten 30 Ağustos 2000 tarihine kadar üç aylık birlikte çalışma koşulunun sağlandığı göz ardı edilerek 14.4.2000 ile 2.5.2000 tarihleri arasında yeterli süre olmadığından bahisle, tanzim olunan sicilin Kıdemli Üstçavuş rütbesine ait bir sicil sayılmaması işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının 2000 yılı sicilinin Kıdemli Üstçavuş rütbesinde alınmış sayılmama işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy