(2946 S. K. m. 8) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 6, 14, 34)
Davacının, 25.4.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kurban Bayramı nedeniyle yapılan aile bayramlaşmasına eşiyle birlikte katıldığını, 5.3.2001 günü akşamında 12.1.1990 doğumlu olan oğlunun 16-17 yaşlarında olan ve lojmanda oturan iki kişiyi Tbp.Yzb .............'nin lojmanına girerken gördüğünü, söz konusu şahısların şikayet edilmek korkusuyla oğlunu da zorla yanlarına alarak lojmanın mutfak kapısından içeriye girdiklerini, oğlunun tehdit ve zorlama ile eve girmiş olduğunu, fiziki yapı ve aile terbiyesi itibariyle kapıyı zorlayıp içeri girecek durumda bulunmadığını ve iddialar nedeniyle girdiği bunalım sonucu psikolojik tedavi gördüğünü, ciddi bir araştırma yapılması halinde oğlunun bu işle ilgisinin bulunmadığının anlaşılacağını ve bu olay nedeniyle konutlarda oturanların uyması gereken kurallara uymadığından bahisle lojmandan çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, söz konusu işlemin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Dairemizin 8.5.2001 tarih ve 2001/545 Esas Nolu kararıyla idarenin savunması alındıktan sonra yeniden gözden geçirilmek üzere kabul edilmiş ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, ancak idarenin savunması alındıktan ve gönderilen belgeler incelendikten sonra vaki itiraz da dikkate alınarak, 10.7.2001 tarih ve 2001/545 Esas Nolu kararımızla yürütmenin durdurulması kararı kaldırılmıştır.
Dava dosyası ve eklerinin incelenmesinde; davacının ikamet ettiği Küçükyalı Askeri Lojmanlar bölgesinde bazı konutlara balkon kapılarının açılarak girildiğinin ilgili konut sahiplerinden Yb ................ Yb ................, Yzb ................, Yzb ................ tarafından bayram tatili dönüşü 10.3.2001 tarihi itibariyle polis ve askeri makamlara iletilmesi ve Yzb ...............'nin evindeki dijital telefondan aranan son numaranın radial tuşuna basılarak çıkan kişiden adres sorulup bu numaranın aynı lojman bölgesinden davacı Astsb .....................'ya ait olduğunun Öğrenilmesi üzerine, davacının aynı gece Yzb ...................'ye uğrayarak durumu araştırdığı, ertesi günü evlerine girilen personelden Yb .............. Yzb ............... ve Yzb ..................'in davacının konutuna gittikleri, kapıyı açan annenin hırsızlığa karıştığı iddia edilen oğulları .....................'yi görüşmeleri için gelenlerle birlikte dışarıya çıkmasına müsaade ettiği, çocuğun evlere girme hadisesini kabullenerek bunu aynı lojman bölgesinde ikamet eden bir Astsubayla bir Devlet Memurunun çocuğu ile birlikte işlediklerini ifade ettiği, bilahare polis tarafından girilen konutlarda tespit yapıldığı, evlerine girilen personelin huzurunda evlere birlikte girildiği iddia edilen diğer çocuklarla yüzleştirildiği, ancak önce bunların isimlerini veren ...................'nın daha sonra bunları tanımadığını ifade ettiğinin görüldüğü, bütün bunlar sonunda da davacının oturduğu lojmanı tahliye etmesinin TSK.Konut Yönergesinin beşinci bölüm 3 ncü maddesinin a, b ve c fıkralarına istinaden emredildiği anlaşılmıştır. Keza askeri makamlarca teşekkül ettirilen 1 Albay, 1 Binbaşı ve 1 Astsubay'dan müteşekkil idari tahkikat heyetinin gerek lojman bölgesinde gerekse davacının oğlu 12.1.1990 doğumlu ................'nın eğitim gördüğü okulda yaptığı soruşturmanın sonuç bölümünde de, aynen ................... adlı çocuğun daha önce de benzer olaylara karıştığı konusunda bazı duyumlar alınması üzerine, heyetimizce okuldaki öğretmeni ile görüşülmüştür. Öğretmeni ile yapılan görüşmede, ...................'nın daha önceden de iki defa okul kantininde hırsızlık yaptığı ve okul hizmetlisi tarafından yakalanarak okul idaresine bildirildiği, sınıf içindeki kız öğrencilerin etek altlarına bakmak için ayna tuttuğu, sınıf içinde meydana gelen hemen hemen her olayın içinde yer aldığı, anne ve babası ile yapılmak istenen görüşmelerden sonuç alınamadığı, anne ve babanın kesinlikle çocukla yakından ilgilenmediği, olaylardan sonra arkadaşları tarafından dışlandığı ve hırsız muamelesine tabi tutulduğu öğrenildi. Ancak olayları kiminle birlikte yaptığı konusunda öğretmenine hiçbir şey söylemediği tespit edilmiştir. hususu ifade edilerek sonuç bölümünde de, Çevrede yapılan araştırmada, anne ile babanın oğlu ile ilgilenmediği, okuldaki hırsızlık olayları ve okuldaki diğer öğrencilere sataştığı ve zarar verdiği şeklindeki uyanlara duyarsız kaldıkları, okuldaki veli toplantılarına katılmadıkları, son dönemlerde meydana gelen olayların lojmanlar bölgesindeki personeli son derece rahatsız ettiği tespit edildiğinden, lojman yönetmeliğine aykırı hareket eden söz konusu ailenin ileride daha büyük müessif bir olaya sebebiyet verilmemesi için TSK.Konut Yönergesi MSY 319-2A 5 nci Bölüm Md.3 C fıkrası gereğince halen oturduğu lojmanı tahliye etmesinin uygun olacağı kanaatine vardıklarını ifade ettikleri görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun amir hükmü üzerine Kamu Konutları Yönetmeliği 23.9.1984 gün ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmeliğin 6 ncı ve 14 ncü maddeleri gereğince de Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi hazırlanarak Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Konut Tahsis Talebi Ve Değerlendirilmesine Dair Usul Ve Esaslar düzenlenmiştir.
Kamu Konutları Kanununun Konuttan çıkarılma başlıklı 8 nci maddesinin 1 nci fıkrasında, gerektiğinde konuttan zorla çıkarılma hususu düzenlenmiş; 2 nci fıkrasında ise ...Konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükûnunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tespit olanlar hakkında da 1 nci fıkra hükmüne göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Keza Kamu Konutları Yönetmeliğinin 34 ncü maddesi ve TSK. Konut Yönergesinin Beşinci Bölüm 3 ncü fıkrasında da benzer düzenlemeler yapılmıştır.
TSK. Konut Yönergesinin Konutlarda Oturanların Uyması Gereken Esaslar başlıklı 3 ncü fıkrasına göre; Konut sakinleri,
a) Konutlar hakkında Kanun, Yönetmelik, Yönerge, Özel Yönerge, emir hükümlerine ve Genel Kurul ile Yönetim Kurulu kararlarına uymak,
b) Diğer konut sakinlerinin huzur ve sükûnunu bozucu davranışlarda bulunmamak, işgal ettiği konutu iyi kullanmak,
c) Genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmamak, d)...
e)...
zorundadırlar. hükmünü amirdir.
Mülga 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 151 nci maddesine göre, Evlenme merasiminin icrasıyla, evlilik birliği vücut bulur. Kara koca yekdiğerine karşı bu birliğin saadetini müttehhiden temin ve çocukların iaşe ve terbiyesine beraberce ihtimam etmek hususlarını iltizam etmiş olurlar hükmünü, 260 ncı maddesi, Ana-baba ve çocuk, yekdiğerine karşı aile menfaatinin, istilzam ettiği muavenet ve riayete mecburdurlar hükmünü, 262 nci maddesi, Çocuk küçük iken anne ve babasının velayeti altındadır. hükmünü, Çocukların Yetiştirilmesi başlıklı 273 ncü maddesi ise, Çocuğun, bedeni veya fikri tekamülü tehlikede bulunur veya çocuk manen metruk bir halde kalırsa hakim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile nezdine veya müsesseye yerleştirebilir... hükmünü amir bulunmaktadır. Keza, 8.12.2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335, 336, 339, 342, 346 ve 347 nci maddeleri de benzer hükümler taşımaktadır.
Davaya ilişkin açıklamalar ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde, davacının oğlu 12.1.1990 doğumlu .........................'nın yalnız veya birlikte bazı lojman sakinlerinin konutuna girdiği hususunda şüphe bulunmadığı, davacının da dava dilekçesinde tevilli olarak bu hususu kabul ettiği görülmektedir. Ayrıca tahkikat heyeti tarafından lojman bölgesi ve çocuğun okulunda yapılan araştırmada yukarıda da ifade edildiği gibi değişik hırsızlık olaylarına karıştığının ifade edilmesi karşısında diğer lojman sakinlerinin huzur ve sükununun bozulduğu kararıyla ve TSK.Konut Yönergesinin 5 nci bölüm 3 ncü madde esaslarına aykırı davranış nedeniyle davacının lojmandan tahliye edilmesi yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Zira yukarıda ifade edilen Türk Medeni Kanununun hükümlerinden anlaşılacağı üzere, çocuklar reşit olana kadar anne ve babanın sorumluluk ve gözetiminde olup, çocuğun bedeni ve fikri tekamülü tehlikede bulunması halinde hakim kararıyla çocuğun ana ve babadan alınabileceği gerçekleri karşısında, davacı babanın çocuğu üzerindeki görev ve sorumluluğu açıkça belirlenmiş, aksi tutumlarında ise çocuğun aileden alınmasına kadar sonuçlar getireceği düzenlenmiştir. Dava konusu olayda da belgelerden anlaşıldığı üzere, ailenin, çocuk ...................... için zamanında gerekli tedbirleri almadığı ve ilgisiz kaldığı ve fiillerin lojman sakinleri üzerinde müessif olaylara neden olabilecek etkiler yarattığı görülmüştür ve davacı gerek çocuğunun konutlara girme olayına karışması gerekse Kanunların ve toplumsal örf ve adetin yüklediği çocuğuyla yeterince ilgilenmeme durumunda kalması nedeniyle lojmandan çıkarılmıştır.
TSK. Konut Yönergesinin Beşinci Bölüm 3 ncü fıkrasında, Konutta oturan konut sakinlerinden kurallara uymayanlara uygulanacak işlemler bölümü dava konusu olayda aranmamıştır. Söz konusu madde ile getirilen arka arkaya uyarı tebligatlarının yapılması hususunun davamızda dikkate alınmasının mümkün olmadığı, zira bu olayın lojmanda gürültü yapma, hak sahibi olmayan kimselerin oturmasına müsaade edilmesi vb. gibi durumlarla birlikte değerlendirilmesi Kurulumuzca uygun görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının ve eşinin, TSK. Konut Yönergesinde belirlenen ve aksi halde lojmandan çıkarılmayı gerektiren bizatihi eylemlerinin söz konusu olmaması ve bazı lojmanlara girerek sakinleri arasında huzursuzluğa neden olan oğullarının ise 1990 doğumlu yani 12 yaşından küçük olması, bu olaylar nedeniyle psikolojik tedavi gördüğünün anlaşılması karşısında, çocuğun bu eylemleri nedeniyle aile bireylerinin ve hak sahibi davacının da sorumlu görülerek lojmandan çıkarılması işlemi hukuka uygun olmadığı gibi; TSK. Konut Yönergesinin Beşinci Bölüm 4 ncü fıkrasındaki Kurallara Uymayanlara Yapılacak İşlemler başlığındaki Kanun, yönetmelik, talimat, emir ve bu bölümün 3 ncü maddesinde belirtilen esaslara, genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymayanlara bunlara uyması için yönetim kurulu tarafından yazılı tebligat yapılır ve ifası için bir haftalık süre verilir. Bir hafta içinde tebligat konusunu yerine getirmeyen kiracı, derhal konutları tahsisle görevli makama bildirilir. Bu makam tarafından da tebligat hususunun yerine getirilmesi kiracıya tebliğ edilir ve onbeş günlük süre verilir. Kiracı bu makamın verdiği süre içinde de tebligat konusunu yerine getirmezse konuttan çıkartılır... hükmündeki usulü işlemlerin yerine getirilip getirilmediği de belirli olmadığından, davacı hakkında tesis edilen işlem bu yönüyle de hukuka aykırı olup, işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına iştirak edemedim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy