(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 20) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 4.10.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 7.9.1999 tarihinde Sandıklı İlçe J.K.lığında Jandarma Trafik Tim Komutanı olarak göreve başladığını, bu görevden önce amirlerinden hiçbir olumsuz sicil almadığını, 2000 sicil yılında 1 nci sicil üstü olan astsubayın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa vakıf olmadığı için, uygulanabilirliği olmayan emirler vermek suretiyle kendisini güç durumda bıraktığını, aynı kişinin, tanıdıkları olan ve trafik suçu işleyen bazı sivil kişilere ceza yazmaması ve serbest bırakması yolunda kendisine baskı yaptığını, ancak kendisinin bu mevzuat dışı emir ve telkinlere itibar etmeyerek gerekli kanuni müeyyideleri uyguladığını, ayrıca İlçe J.K.nın kendisine ve Tim personeline nöbet tutturmak ve diğer idari görevler (tabldot muhasipliği) vermek istediğini, ilgili Trafik Hizmetleri Yönergesine aykırı olan bu emirlerin zaman zaman yerine getirildiğini, keza 1. sicil üstünün görevden kaynaklanan bu ve benzeri nedenlerle kendisini sık sık tahkir ettiğini ve sicilini bozmakla tehdit ettiğini, oysa Trafik faaliyetlerindeki başarılı ve örnek çalışmaları nedeniyle ulusal ve yerel basında yer aldığını, herhangi bir disiplin cezası olmadığını, dolayısıyla 1 nci sicil üstünün takdir ettiği 2000 yılı sicilinin objektif sayılamayacağını, 2 nci sicil üstü olan İl Jandarma Komutanının da kendisini yeteri kadar tanımaması nedeniyle 1 nci sicil üstünün verdiği sicile katılmış olduğunu değerlendirdiğini belirterek; 2000 yılı menfi sicili ile buna dayalı kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurt içi ve yurt dışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif davranmalıdırlar. Öte yandan, sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve TC. Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ilkesine karşın; kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisinin denetlenebileceği Mahkememizin yerleşik içtihadıdır.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise, uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin genel yeterlilik düzeyini yansıtan geçmiş safahatı ile açıkça çelişen biçimde, ayrıca birdenbire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin ve düşüşün haklı nedenlere dayandığı belgelenmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; davacıya ait özlük, kıt'a özlük dosyaları ile sicil dosyasının incelenmesinde, 30.8.1994 yılında Uzman Jandarma Çavuş naspedilen davacının, 1994-1996 yılları sicillerinin bu statüsü ile verildiği ve iyi derecede teşekkül ettiği, sicil üstlerince genelde olumlu yazılı kanaatler belirtildiği, 30.8.1996 tarihi ile temayüz ederek J.Aştsb.Çvş.naspedildiği ve uzman jandarmalıkta geçen süresi kıdeminden sayılarak nasbinin 30.8.1993 tarihine götürüldüğü, 1997 ve 1998 yılları sicillerinin astsubay statüsünde iken pekiyi-iyi derecede teşekkül ettiği ve tüm sicil üstlerince olumlu yazılı kanaatler belirtildiği, 1999 yılı sicilini Afyon İl J.K.lığı Hocalar İlçe J.K.lığı İd.İşl.Astsb.lığı görevini ifa ederken aldığı ve bu sicilinin orta derecede teşekkül ettiği, 12.7.1999-13.8.1999 tarihleri arasında J.Okullar K.lığındaki Trafik Kursuna katılan davacının bu kursu 44 kişi içinde 4 ncü olarak çok iyi derecede bitirdiği ve Afyon Sandıklı Trafik Tim K.lığı görevine getirildiği, bu görevini ifa ettiği 2000 sicil yılında herhangi bir disiplin işlemine muhatap olmadığı, ceza ya da takdirinin bulunmadığı, buna karşın davacıya tebliğ edilen görev performansına yönelik niteliklerin (md.31-34) (C) olarak tebliğ edildiği, akabinde de 1 nci sicil üstü olan Sandıklı İlçe J.K.V.tarafından sicil niteliklerine belirtilen işaretlemelere 2 nci sicil üstünün aynen katıldığı ve J.Gn.K.lığında yapılan nota tahvil işlemi sonunda davacının 2000 yılı sicilinin sicil tam notunun %60'nın altında teşekkül ettiği ve herhangi bir yazılı kanaat belirtilmediği, bu olumsuz sicil nedeniyle davacının kademe ilerlemesi yapamadığının 21.8.2000 tarihinde davacıya yazılı olarak tebliğ edildiği, davacının 29.8.2000 tarihli dilekçesiyle Komutanlık önüne başvurarak hangi nedenle kademe ilerlemesi yapamadığının bildirilmesi isteminde bulunduğu, Afyon İl J.K.lığının 5.9.2000 tarihli cevabi yazısında ...Yeni Sicil sistemine göre sicil belgesine belge ekleme zorunluluğu olmadığı, sicil amirlerince verilen notların toplam neticesinde kademe ilerlemesi yapamadığının kendisine tebliğini... şeklinde, işlemin gerekçesinin davacıya bildirildiği, davacının gerek 2000 yılı sicili, gerek buna dayalı kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali istemiyle 4.10.2000 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı, dolayısıyla davanın süresinde ikame edildiği ve aksi yöndeki idare itirazında haklılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu 2000 yılı sicilinin incelenmesinde ise, 1 nci sicil üstünce sicil belgesindeki 40 nitelikten (5)'i için (A), 10'u için (B), 18'i için (C), 6'sı için (D) ve 1'i için (E) seçeneklerinin işaretlendiği, sicil belgesindeki bu 40 nitelikten (x) işaretli ve tercih edildikleri takdirde belge eklenmesi zorunluluğu bulunan 15 niteliğin (1/B, C; 2/B, C; 3/B, C; 6/D; 17/C; 25/D; 26/D; 30/D; 3 l/D, 33/D; 34/D; 35/B; 37/C ve 39/C nitelikleri) 1 nci sicil üstünce işaretlenmemesi nedeniyle, sicile herhangi bir belgenin eklenmediği, bu nedenle J.Gn.K.lığı Personel Başkanlığınca niteliklerin nota tahvili işlemi sonucu davacının 2000 yılı sicilinin, sicil tam notunun yüzde altmışının biraz altında teşekkül ettiği görülmektedir.
1972 tarihli mülga Subay/Astsubay Sicil Yönetmeliklerinin ilk şeklinde sicil tam notunun %50'si ile %60'ı arasında verilen sicil bakımından sicile belge eklenmesi zorunluluğu bulunmadığına ilişkin düzenlemenin mevcudiyetine karşın, Dairemizin istikrarlı kararlarında, sicil kam notunun %60'nın altında verilen her sicil için, bu konudaki takdir hakkının objektif şekilde kullanıp kullanmadığını tespite ve bu konuda hukuki denetime imkan sağlanabilmesi açısından, sicile belge eklenmesinin hukuken lüzumlu olduğuna işaret edilmesi sonrasında, davalı idarece her iki yönetmelik bu kararlarımız doğrultusunda değiştirilmiş ve sicil tam notunun %60'nın altında takdir edilecek her sicil için, sicile belge eklenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Ne varki, 28.12.1998 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yeni Subay ve Astsubay Sicil Yönetmelikleri ile sicil üstlerinin doğrudan not vermeleri esası terkedilmiş; sicil üstlerinin öngörülen sicil niteliklerine çoktan seçmeli şekilde sıralanan alt başlıklardan birinin işaretlenmesi, her nitelik ve alt başlığın hangi nota tekabül ettiğinin sicil üstlerince bilinmemesi, nota tahvil ve notlu değerlendirmenin Kuvvet Personel Başkanlıklarınca yapılması esası benimsenmiş; ancak yukarıda açıklandığı üzere, Sicil Belgesindeki 40 nitelikten 15'indeki bazı alt seçenekler yönünden bir tercih ve işaretleme yapılacaksa, belge eklenmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Ancak, sistemin işlemesi sonucu, sicil üstlerince belirtilen bu niteliklere ilişkin seçenekler işaretlenmese dahi, diğer 25 nitelik bakımından özellikle düşük alt seçeneklerin işaretlenmesi durumunda, somut dava konusunda olduğu gibi, sicil notunun yine de sicil tam notunun %60'nın altına düşebildiği ve bu durumda eski içtihatlarımızda öngörüldüğü şekilde, takdir yetkisinin hukuki denetiminde fiilen somut bir gerekçenin yokluğu gibi bir durumun doğabildiği gözlenmektedir. Sistemin işleyiş tarzından kaynaklanan bu sakıncanın doğal karşılanabilmesi ise, önceki istikrarlı içtihatlarımız karşısında mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının sicil safahatına bakıldığında da, 2000 yılı dışındaki diğer sicillerinin genellikle iyi düzeyde olduğu, hatta iki sicilinin pekiyi düzeyde teşekkül ettiği, 2000 sicil yılında görev performansı ve diğer sicil nitelikleri yönünden kademe ilerlemesi yapamayacak düzeyde ani verim düşüklüğünü haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgenin bulunmayışı karşısında, 2000 yılı sicilinin objektifliğinden söz edebilmeye imkan olmadığı da aşikardır.
Açıklanan nedenlerle; sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı saptanan davacının 2000 yılı sicili ile buna dayalı olan kademe ilerlemesi yaptırılmaması işlemlerinin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy