(2946 S. K. m. 1) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 1)
Davacı 03.05.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; kendisinin Harp Akademileri Komutanlığında sivil memur olarak görev yapmakta olduğunu, TSK. Konut Yönergesinin 1.Bölüm 5.madde 1. paragrafına eklenen (c) fıkrası ile sadece Harp Akademileri Komutanlığı için, öğrenci subay kadrolarına tahsisli konutlar düşüldükten sonra kalan konutların dağıtımı için %55 subay, %40 astsubay, %5 sivil memur ve uzman erbaş kontenjanlarının tatbik edileceği hükmünün getirildiğini, böylelikle 299 öğrenci subayın görev tahsisli olarak oturma hakkını kazandığını, mevcut konut sayısı olan 543'den bu rakam düşüldüğünde kalan 244 Konuttan 134'ünün subaylara, 98'inin astsubayları ve 27'sinin sivil memur ve uzman erbaşlara tahsis edildiğini, böylelikle evvelce sivil memur kontenjanına düşen lojman sayısı 27 iken, bunun 12'ye düşürüldüğünü, yapılan bu değişiklik nedeniyle çalıştığı sürece lojmana girme imkanını kaybettiğini, Yönerge değişikliği ile getirilen bu düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 22.05.2001 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Davacının iptali isteminde bulunduğu kural, TSK. Konut Yönergesi'nin (MSY/319-2 A) 1.Bölümünün Konutların Taksimi başlıklı 5 nci maddesine, 15.03.2001 tarihinde eklenen (c) fıkrası olup, c.Harp Akademileri Komutanlığında öğrenci subay kadrosu için tahsis edilen konutlar düşüldükten sonra kalan konutların dağıtımı yukarıdaki esaslara göre yapılır. hükmünü taşımaktadır.
Yönergeye yeni eklenen bu hükmün, yine aynı Yönergenin EK-B'sinde (Görev Tahsisli Konut Tahsis Edilecek Rütbe ve/veya Makamlar) 09.07.1999 tarihinde yapılan değişiklikle Harp Akademileri Komutanlığına atanan öğrenci subayların görev tahsisli makama dönüştürülmesine dair hükümle bağlantılı olduğu görülmektedir.
Davacı, TSK. Konut Yönergesinde yapılan son değişiklik (15.03.2001) öncesindeki duruma göre, Harp Akademileri Komutanlığında mevcut 543 lojmanın %55 subay kontenjanına göre 299'unun subayların,, %40 astsubay kontenjanına göre 217'sinin astsubayların, %5 sivil memur kontenjanına göre ise 27'sinin sivil memurların kullanımına ayrıldığını, oysa son yönerge değişikliği ile, tamamı görev tahsisli olan 299 öğrenci subay sayısının 543'ten düşülmesi sonucu kalan 244 konutun aynı oranlara göre taksimi durumunda %55 subay kontenjanına göre 134 konutun subaylara, %40 astsubay kontenjanına göre 98 konutun astsubaylara ve %5 sivil memur kontenjanına göre 12 konutun sivil memur ve uzman erbaşlara düştüğünü, bunun da eşitlik ye genellik ilkesine aykırı olduğunu öne sürmektedir.
Bu konuda yapılması gereken ilk tespit; TSK. Konut Yönergesinde 09.07.1999 tarihinde yapılan değişiklikle, Harp Akademilerinde görevli tüm öğrenci subayların görev tahsisine alınması sonucu, dosya kapsamından 299 olduğu anlaşılan bu görev tahsisli konut sayının Akademide mevcut tüm lojmanlar için %55 subay kontenjanı olan 299 sayısına eşit bir sayı olduğudur. Diğer bir deyişle, Yönergeye 15.03.2001 tarihinde eklenen istisnai kural öncesinde, Harp Akademileri Komutanlığında öğrenci subaylar dışında, görev yapan hiçbir subaya asli (şartlı değil) olarak konut tahsisine imkan kalmadığıdır. Kaldı ki yine dosya kapsamından bu 543 konuttan 8'inin general/amiral, 13'ünün ikili askeri anlaşmalar gereğince yabancı öğrenci subaylara tahsisli ve TSK. Konut Yönergesi'nin EK-B'sine (sahife B-3,4) göre de 10'unun Akademide görevli kimi makam sahiplerine görev tahsisli olmak üzere, toplam 31'inin de fiilen öğrenci subaylara verilemeyecek durumda olduğu görülmektedir. Bu durumda, eski statü kontenjan oranlarının aynen korunması ya da dava konusu yapılan değişikliğe gidilerek istisnai hüküm getirilmemesi halinde, görev tahsisli olmalarına karşın 299 öğrenci subaydan 31'ine konut tahsis edilememesi gibi bir sonucun çıktığında kuşku yoktur.
Dava konusu düzenlemeyle birlikte, 299 görev tahsisli öğrenci subay sayısı düşüldükten sonra Akademide görevli diğer subaylara 134 kontenjan kalmış (kadro mevcudu ise 159 ); astsubaylara 98 kontenjan kalmış (kadro mevcudu 93) ve sivil memurlara (uzman erbaşlar dahil) 12 kontenjan kalmış (kadro mevcudu 238) bulunmaktadır. Bu durumda yeni değişiklik sonrasında astsubay kontenjanındaki kayıp 119 konut görülmekle birlikte, kadro mevcudu 93 olduğundan, son durumda dahi bu statü için herhangi bir hak kaybı mevcut değildir. Sivil memur kontenjanı ise yeni durum sonrasında 12 konut olarak kaldığından; eski düzenlemeye nazaran 15 konutluk bir hak kaybı görünürde mevcut bulunmaktadır.
TSK. Konut Yönergesinin 1.Bölüm 5 nci maddesine eklenen (c) fıkrası ile Harp Akademileri Komutanlığındaki subay, astsubay ve sivil memur statü konut kontenjanlarında herhangi bir değişiklik yapılmamış; ancak, bu Komutanlık bakımından, öngörülen öğrenci subay görev tahsisi sayısı düşüldükten sonra, kalan konutların dağıtımının %55, %40 ve %5 oranlarına göre yapılacağı esası getirilmiştir.
Aynı Yönergenin 1.Bölümünün Konutların Taksimi başlıklı 5 nci maddesinde Bir garnizonda bulunan konutlar hizmette mesuliyet ve müesseriyet esaslarına göre subay, astsubay ve sivil memurlarla, uzman jandarma ve uzman erbaşlar arasında aşağıdaki oranlara göre taksim edilir......... denilmektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, konutların taksimi ve statü kontenjanlarının belirlenmesinde hizmette mesuliyet ve müesseriyet gibi kriterlerin dikkate alınması kamu yararının tabii bir gereğidir. Nitekim aynı maddesinin (b) fıkrası incelendiğinde, J.Gn.K.lığı mensupları için, diğer Kuvvet mensuplarına nazaran farklı statü kontenjanlarının belirlendiği, bunun da jandarma sınıfının yapısı ve hizmet gerekleri sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı kriterlerin doğal gereği olarak Yönerge'de pekçok istisnai düzenlemenin öngörüldüğü bir gerçektir. Nitekim görev tahsisli makam ve rütbeler in ihdası, kışla güvenlik sınırı içindeki konutlar için özel düzenlemeler öngörülmesi, Kıbrıs'a atanan personelin durumu, vazife malulü olup göreve devam eden personele tanınan imkanlar, koruma kararı olan personele ilişkin hükümler vb. özel düzenlemeler hep bu düşünce ve yaklaşımın sonucudur.
Bu bakımdan, salt Yönergenin bir hükmüne ya da düzenlemesine istisna getirmek, beraberinde hukuka aykırılık sonucunu doğurmaz. Yeter ki kamu yararı ilkesi ihlal edilmemiş, aynı zamanda tüm düzenleyici tasarruflar bakımından aranan eşitlik ve genellik ilkelerine aykırı davranılmamış olsun.
Konuya bu açıdan yaklaşıldığında; Harp Akademileri Komutanlığı'nın TSK.'lerine ileride komuta edecek kadrolarda istihdam edilmek üzere kurmay subay eğitimi ile yükümlü bir eğitim - öğretim kurumu olduğu, belli kriterlere göre seçilen öğrenci subayların eğitimlerinin, gerek TSK.Merinin çağa yönelik yapısı bakımından, gerekse ülkemizin geleceği yönünden büyük önem taşıdığı, bu bakımdan onların eğitimi esnasında her türlü moral ve sosyal kolaylıkların sağlanmasının bu meyanda 09.07.1999 tarihli Yönerge değişikliğiyle yapıldığı gibi kendilerine görev tahsisli konut verilmesinin TSK. Konut Yönergesi ile bunun dayanağı olan üst hukuk normlarına (Kamu Konutları Yönetmeliği, Kamu Konutları Kanunu) aykırı düşmediği, bilakis bunun kamu yararına bir davranış biçimi olduğu, esasen gelecekte TSK.'nin komuta mevkiini işgal edecek kurmay subaylarının moral ve soysal açıdan güçlendirilmesine yönelik bu hareket tarzının hizmette mesuliyet ve müesseriyet esaslarına da uygun düştüğü, bunun doğal sonucu olarak da dava konusu yapılan son Yönerge değişikliğiyle, görev tahsisli olan öğrenci subayların dışında Öğretim kadrosu ile diğer idari kadrolarda görev yapan subayların asli şekilde (şartlı tahsis dışında) hiçbir zaman konuta girememeleri gibi, ne hukuken ne de hizmet gerekleri yönünden asla tasvip edilemeyecek bir sonucun bertaraf edilmesine yönelik bir düzenleme öngörülmesinin basiretli ve teminatlı idare ilkelerinin zorunlu bir gereği olduğu, bu düzenlemeyle sivil memur kontenjanının yok edilmediği, sadece hizmette mesuliyet ve müesseriyet ilkeleri dikkate alınarak, Harp Akademileri Komutanlığı Öğretim ve idari kadrolarında görevli subaylar bakımından doğan telafisi çok güç sonuçların düzeltilmesinin amaçlandığı, getirilen istisnai kuralın, Yönergenin sayılan diğer istisnai hükümleri gibi, askeri hizmet gereklerine dayalı ve zaruri bir ihtiyaçtan kaynaklandığı, bu düzenlemeyle eşitlik ve genellik ilkelerinin zedelendiğinden de söz edilemeyeceği,
Dairemizin GATA K.lığı ile ilgili olarak verdiği 10.12.1996 tarih ve E. 1996/526, K.1996/1094 sayılı iptal kararında (o tarihte yürürlükteki TSK. Konut Yönergesinin 11 nci maddeye eklenen (c) bendinin iptali) temas edilen olgu ve hukuki saptamaların dava konusu ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, dolayısıyla iptali istenen TSK. Konut Yönergesinin 1.Bölüm 5 nci madde (c) fıkrasının mevzuata ve kamu yararına uygun bir tasarruf mahiyetinde olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dava konusu yapılan Yönerge değişikliğiyle, eşitlik ve genellik ilkeleri ihlal edildiği gibi, salt bir Komutanlık yönünden doğan soruna çözüm getirilmiş, ancak bu yapılırken de statü kontenjanlarında zorunlu şekilde bir kısım statü mensubu yönünden hak ihlali sonucuna yol açılmıştır. Hiçbir askeri kurum ya da Komutanlık bakımından öngörülmeyen bir istisnanın, salt bir Komutanlık bakımından öngörülmesi TSK. Konut Yönergesinin amaç ve ruhuna aykırı olduğu gibi, Dairemizin 10.12.1996 tarih ve E.1996/526, K.1996/1094 sayılı kararı ile benimsenen ilke ve gerekçeye de uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yönerge hükmünün iptali gerektiği görüşünde olduğumdan, aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy