(5434 S. K. m. 91, 49)
Davacı Vekili 10.4.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.8.1985 günü devriye görevi sırasında, kaçakçılarla çıkan çatışmada yaralandığını, daha sonra tedavi görüp terhis olduğunu bu hastalık arızalarının devam etmesi üzerine yaptığı müracaatlar sonunda askerliğe elverişsiz raporu aldığını, açtığı dava sonucunda AYİM 1 nci Dairesinin 19.9.2000 tarihli kararıyla vazife malulü sayıldığını, Emekli Sandığınca mevzuata aykırı olarak 1.5.1999 tarihinden itibaren maaş bağlandığını, bu uygulamanın 5434 Sayılı Kanunun 44, 45, 47/son, 55, 56 ve diğer ilgili maddelerine aykırı olduğunu, maluliyeti gerektiren rapor tarihi olan 23.9.1985'ten itibaren maaş bağlanması istemiyle sandığa yaptıkları müracaatın reddedildiğini, müvekkilinin bu tarihten itibaren malul durumda olduğunu, 25.6.2001 tarihinde kayda geçen ikinci dilekçesinde de davalı kurumun kanun maddesini yanlış yorumladığını, davacının belirtilen 22.4.1999 tarihinden önce de müracaatları olduğunu, kurumun bu müracaatları dikkate almadığını, müvekkiline yaralanmasından sonraki ilk rapor tarihi olan 23.9.1985 tarihinden itibaren maaş bağlanması gerekirken 1.5.1999 tarihinden itibaren maaş bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu bu işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davalı kurumdan celp edilen tahsis dosyasının incelenmesinde, davacının 22 nci J. Snr. Tb. K.lığı Uğur Tk. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 17.8.1985 günü Suriye Hududunda 18.00-24.00 saatleri arasında hudut nöbetçisi olduğu sırada kaçakçılarla girilen çatışmada yaralandığı, sevk edildiği Mardin Devlet Hastanesinde Eksploratris laparatomi ameliyatı yapıldıktan sonra Diyarbakır Askeri Hastanesine sevk edildiği, yapılan tedavisi neticesinde Diyarbakır Askeri Hastanesinin 23.9.1985 gün ve 4805/3 sayılı raporu ile yara şifası ve bünye takviyesi için zaman gerektiği gerekçesiyle ateşli silah yaralanması, eksploratris laparatomi teşhisiyle 1 ay hava değişimi verildiği, hava değişimini müteakip birliği K.lığınca 4.2.1986 tarihinde sağlam olarak terhis edildiği, davacının bu yaralanması ile bağlantılı sağlık sorunlarının devam ettiği, bu nedenle 17.11.1993 tarihinde Beyoğlu Hastanesi Genel Şirürji Kliniğine yatırıldığı ve yukarıda belirtilen aynı teşhis ile 19.11.1993 tarihinde ameliyat edildiği, 30.11.1993 tarihinde taburcu edildiği, sakat kaldığından bahisle TSK. Mehmetçik Vakfından yardım talebinde bulunduğu, yardım edilebilmesi için kendisinden Askerliğe Elverişli Değildir raporu istendiği, Askerlik Şubesi kanalıyla önce Konya 100 Yataklı Askeri Hastanesine, oradan da Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan muayenesi sonucunda Sağlık Kurulunun 24.6.1994 tarih ve 8965 sayılı raporu ile Askerliğe Elverişlidir kararı verildiği, bu rapora itiraz ettiği, bu arada çeşitli yerlere başvuran Davacının Davalı Kuruma da maluliyet yardımı yapılması için dilekçe ile müracaat ettiği, kendisinden istenen belgelerden olay tutanağı, görev emri ve olay ifade tutanaklarını J.Gn.K.lığından istemiş olmasına rağmen, birliğin teşkilat değişikliği nedeniyle temin edilemediği, Konya Devlet Hastanesince 31.5.1996 gün ve 6500/3667 sayı ile %40 arızalı olduğuna ilişkin hakkında rapor düzenlendiği, Nakdi Tazminat için başvurduğu J.Gn.K.lığınca 5.3.1998 gün ve PER:5633-484-98/Per. D.Sos.Hiz.Ş.Taz.(56216) sayılı yazı ile GATA'ya sevk edildiği, burada yapılan muayene neticesinde Sağlık Kurulunun 6.3.1998 gün ve 2288 sayılı raporu ile hakkında Ateşli silah yaralanması nedeniyle eski eksploratris laporatomi ve subilevs nedeniyle eski laparatomi+appendektomi ameliyatlısı teşhisi ve B/45 F10 Askerliğe Elverişli Değildir. Bu yaralanma ile hayati tehlike geçirmiştir. 20 gün iş ve gücünden kalır. Organ kaybı ve zafiyeti yoktur. Vücut fonksiyon kayıp oranı %10'dur. kararı verildiği, bu rapor üzerine J.Gn. K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunca kendisine emniyet ve asayişin korunması ile ilgili görevin sebep ve tesiri ile yaralandığı gerekçesiyle 1.895.250.000.TL tazminat ödendiği, anılan sağlık raporu ile 22.4.1999 tarihinde tekrar Davalı Kuruma vekili aracılığıyla başvuran Davacıya bu kez de Davalı Kurum Sağlık Kurulu'nca 7.2.2000 tarihinde Arızası (ASY nedeniyle eski eksploratris laporatomi ve subilevs nedeniyle eski laparatomi, appendektomi ameliyatlısı) 1053 Sayılı Vazife Malullüklerinin Nevileriyle Derecelerini Gösteren Nizamname kapsamına girmez. 2330 Sayılı Yasanın 3 ve 10 ncu maddelerine göre yaralanma nedeniyle derecesinin %10(On) olduğuna oybirliği ile karar verildi. Bu raporundaki sakatlığı 23.9.1985 tarih ve 4805/3 sayılı raporundaki sakatlığının devamıdır. Malul değildir. kararı verildiği, bu nedenle maluliyet yardımı yapılamadığı davacının vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM 1.D.nin 19.9.2000 gün ve Esas: 2000/459 Karar:2000/812 kararı ile kabul edilerek işlemin iptal edildiği, davacıya 1.5.1999 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
5434 Sayılı T.C.Emekli Sandığı, Kanununun 91 nci maddesinde erlerin vazife malullüğü aylıklarının başlangıcı bu husustaki müracaatlarını takip eden aybaşı olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan aynı Kanunun 49.maddesi;
Vazife malullükleri, doğdukları tarihlerden itibaren en çok bir yıl içinde, iştirakçiler veya bunların ana, baba, karı, koca, çocuk, kardeş veya kurumları tarafından yazı ile sandığa bildirilir. Bildirilmediği takdirde bu malullüklere uğrayanlar hakkında Adi Malullük) hükümleri uygulanır.
Erler için bu müddet bir buçuk yıldır.
Bu müddetler hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında (Vazife Malullüğü) hükümleri uygulanacaklar için 47.maddede sözü geçen müddetlerin sonunda, hastalıklarının tedavisi imkansız olduğu anlaşılanlar için buna ait olarak verilen raporlarında yazılı tarihten, esirlik ve gaiplik hallerinde ise bu hallerin sona erdiği tarihlerden başlar... hükmünü amir olup,
Ayrıca, 22.05.1986 tarih ve 19114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07.05.1986 tarih ve 3284 sayılı Kanunun 24.maddesi ile eklenen 5434 sayılı Kanunun Geçici 187.maddesi;
5434 sayılı Kanunun 49.maddesinde belirtilen süreler içerisinde müracaat edememiş olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış bulunanlara bunların dul ve yetimlerine vazife malullüklerinin 5434 sayılı Kanunun ilgili maddesine göre tevsik edilmesi ve bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde T.C.Emekli Sandığına müracaat etmeleri halinde, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Bunlara geçmiş süreler için aylık ödenmez. hükmünü,
Yine, 16.05.1991 tarih ve 20873 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.05.1991 tarih ve 3715 sayılı Kanunun 4 maddesi ile eklenen 5434 sayılı Kanunun Geçici 196.maddesi;
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, 5434 sayılı Kanunun 49.maddesinde belirtilen süreler içerisinde müracaat edilmemiş olması sebebiyle haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmamış olanların, vazife malullüklerinin ilgili maddesine göre tevsik edilmesi şartıyla,
Kendileri veya dul ve yetimleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde T.C. Emekli Sandığına müracaat etmeleri şartıyla haklarında 5434 sayılı Kanunun 49.maddesindeki esaslar... uygulanır.
Bu maddeler uyarınca 5434 sayılı Kanun ve ilgili Kanunların diğer şartlarını da taşıdıklarından aylık almaya müstahak duruma girenler ile aldıkları aylıkları yükseltilenlere Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık veya aylık farkları ödenir. Geçmiş süreler için aylık, aylık farkı veya emeklilik ikramiyesi ödenmez. hükmünü amirdir.
Bu defa, 01.04.1998 tarih ve 4354 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 49.maddesine eklenen son fıkra ile;
Yukarıdaki süreleri geçirenlerden, T.C. Emekli Sandığına yazı ile başvuranlara, vazife malullüklerini belgelemeleri ve müstahak olmaları şartıyla müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanır. Bunlara geçmiş süreler için aylık, aylık farkı ve emekli ikramiye farkı ödenmez. Hükmü getirilmiştir. Yine aynı (4354) Kanun ile 5434 sayılı Kanuna eklenen Geçici 203. Madde ile;
Bu kanunun yürürlük tarihinden önce, 5434 sayılı Kanunun 49.maddesinde belirtilen süreler içerisinde müracaat edilmemiş olması sebebiyle haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmamış olanların, vazife malullüklerinin bu Kanunun ilgili maddesine göre tevsik edilmesi şartıyla T.C. Emekli Sandığına müracaatları tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır... hükmünü amir bulunmaktadır.
Bu hükümler ile vazife malullüklerinin doğdukları tarihlerden itibaren iştirakçiler için en çok bir yıl içinde, erler için ise bir buçuk yıl içinde ilgililerin kendileri, anne, baba, karı, koca, çocuk, kardeş veya kurumları tarafından sandığımıza bildirilmesi gerektiği, bildirilmemesi halinde ilgililer hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayarak adi malullük hükümlerinin uygulanacağı,
Ancak söz konusu 1 veya 1,5 yıllık süreler içerisinde müracaat etmeyenlerin ise;
-22.05.1986 tarih ve 19114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak bu tarihten itibaren yürürlüğe giren, 3284 sayılı Kanun ile tanınan 22.05.1986-22.05.1987 tarihleri arasındaki bir yıllık süre,
16.05.1991 tarih ve 20873 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak bu tarihten itibaren yürürlüğe giren, 3715 sayılı Kanun ile tanınan 16.05.1991-15.05.1992 tarihleri arasındaki bir yıllık süre,
İçerisinde vazife malullüğü talebinde bulunmaları ve maluliyetleri halinde geçmişe dönük herhangi bir aylık farkı ödenmeksizin müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanması,
Ayrıca, 01.04.1998 tarih ve 4354 sayılı Kanun ile eklenen 5434 sayılı Kanunun Geçici 203.maddesi ile de; yine yukarıda bahsi geçen 1 veya 1.5 yıllık müracaat sürelerinde veyahut gerek 3284 sayılı, gerekse 3715 sayılı Kanunlar ile tanınan 1'er yıllık ek süreler içerisinde (22.05.1986-22.05.1987, 16.05.1991-16.05.1992 tarihleri arasında) müracaat etmemeleri nedeniyle haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmayanlara da geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaksızın müracaatlarını takip eden aybaşından aylık bağlanması,
Hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Bu kanunun yürürlük tarihinden önce, 5434 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen süreler içerisinde müracaat edilmemiş olması sebebiyle haklarında vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM 1.D.nin 19.9.2000 gün ve Esas:2000/459 karar:2000/812 kararı ile kabul edilerek işlemin iptal edildiği, davacıya 1.5.1999 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde, davacının 16.10.1996, 18.2.1997 tarihlerinde İçişleri Bakanlığına müracaat ettiği, maaş ve işe girme talebinde bulunduğu, bu dilekçenin 14.2.1997 tarihinde Emekli Sandığına gönderildiği, Sandığın 4.3.1997 tarihinde belge araştırmasına girdiği, davacının bu defa 25.2.1997 tarihinde Sandığa müracaat ederek vazife maluliyeti maaşı talep ettiği, Sandığın 4.3.1997, 11.3.1997 tarihinde davacıdan belge talep ettiği, davacı 28.7.1997 tarihinde Sandığa yeniden müracaat ederek vazife malullüğü maaşı talep ettiği, Sandığın 6.1.1998 tarihli yazı ile davacının 5434 Sayılı Kanunun 49 ncu maddesinde öngörülen 1,5 yıl, 22.5.1986 tarihli geçici 187 nci maddede öngörülen 1 yıl, 16.5.1991 tarihli geçici 196 ncı maddede öngörülen 1 yıllık süreler içinde müracaat etmediği için maaş bağlanması isteminin mevzuata uygun olarak reddedildiği, daha sonra 1.4.1998 tarihinde 5434 Sayılı Kanunun 49 ncu maddesine eklenen son fıkranın tanıdığı hak nedeniyle davacı vekilinin 22.4.1999 tarihinde Emekli Sandığına vazife malullüğü maaşı bağlanması isteminde bulunduğu, bu istemin reddi üzerine açılan davada AYİM 1 nci Dairesinin 19.9.2000 tarihli kararı ile verilen iptal kararı üzerine, davacıya aylık bağlanırken, davacı vekilince 22.4.1999 tarihinde yapılan başvurunun esas alındığı ve bu tarihi takip eden aybaşı olan 1.5.1999 tarihinden itibaren davacıya vazife malullüğü aylığı bağlandığı, tesis edilen işlemin mevzuat hükümleri doğrultusunda yapıldığı, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy