(5434 S. K. m. 56, 66, Geç. m. 98)
Davacı 5 Nisan 2001 tarihinde Denizli İdare Mahkemesi, 12 Nisan 2001 tarihinde AYİM.'de kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; babası olan 1296 Doğumlu, ................ in 13 Eylül 1331'de askere Karadeniz Mustahfız Taburuna sevk edildiğini, askerden bir ayağı bilekten kopmuş olarak geldiğini ve öldüğü 1943 yılına kadar önce 40 kuruş sonra 100 kuruş sakatlık aylığı aldığını, ancak bu kayıtların daha sonra yandığı için bulunamadığını, mevcut askerlik künye kayıtlarından babasının askerden sakat geldiğinin anlaşıldığını, ancak Emekli Sandığının mevcut bilgileri kabul etmediğini, mağdur durumda olduğunu, şehit ve gazi çocuklarına yakışmayan bir hayat sürdüğünü, babasının maaş kaydının dahi arşivlerden bulamadığını, yetim aylığı bağlanması isteminin reddine ilişkin işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı ile davalı kurum arasında baba-evlat ilişkisi bulunduğu, davacının babasının askerlik hizmetini yaptığı, 15.03.1927 tarihinde ayağından sakat olduğunun saptandığı konularında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davacı babasının ölene kadar maluliyet aylığı aldığı, fakat belgelerin hükümet konağının taşınması nedeniyle imha olduğunu, bu nedenle bulunamadığını, davalı kurum da tüm kayıtların tetkiki sonucunda davacının babasına veya dul ve yetimlerine maaş bağlandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını iddia etmektedir.
Hukuki problem maluliyetine istinaden davacının babası .................., ...................'e hazinece bir aylık bağlandığı hususu açıkça ortaya konamadığına göre, davacının babasının sakatlığının askerlik görevinin sebep ve etkisiyle meydana gelip gelmediğinin tespitinde ve buna göre dul ve yetimlerine yetim aylığı bağlanıp bağlanamayacağı hususunda düğümlenmektedir.
1325 Sayılı Kanunun meri olduğu yıllarda bu kanunun 25.maddesine göre harp esnasında sakatlanıp malul kalan erlerin kendilerine aylık bağlanması hüküm altına alınmış olmasına rağmen bunların ailelerine aylık bağlanacağı ya da bilahare ölümleri halinde ailelerine aylık bağlanacağı hususunda bu Kanunda düzenleme getirilmemiş ise de 5434 Sayılı Kanuna 13.07.1956 tarihinde 6800 Sayılı Kanunla eklenen geçici 98. madde ile bunlara da aylık bağlanması hükme bağlanmıştır. Bu madde ile 5434 Sayılı Kanunun 56.maddesinde yazılı olanlardan bu kanunun neşrinden evvel ölenlerin dul ve yetimlerine 66.maddesinin (e) fıkrası hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. 5434 Sayılı Kanunun 66.madde (e) fıkrasında ise erlerden 56.madde gereğince vazife malullüğü aylığı alanlardan (aylığa müstahak duruma giripte henüz bağlama yapılmamış olanlar dahil) ölenlerin yetimlerine, aylık bağlanacağı ifade edilmiştir.(AYIM.1.D.24.02.1998, E. 1997/814, K.1998/274, AYİM.1.D.16.01.2001; E.20.01/66, 2001/36)
Dava dosyasının incelenmesinden davacının 22.05.1997 tarihinde Emekli Sandığına müracaat ederek yetim aylığı bağlanmasını talep ettiği Sandığın 28.05.1997 tarihli yazısıyla gerekli belgeleri göndermesinin istendiği, davacının ilgili belgeleri ekleyip 04.12.2000'de yeniden müracaatla yetim aylığı istediği, Sandıkça bu istemin 13.02.2001 tarihli yazısıyla reddedildiği bunun üzerine davacının süresi içinde olarak 05.04.2001 tarihinde davayı açtığı görülmektedir.
Tahsis dosyasında mevcut Sarayköy Askerlik Şubesinin 1674 nolu defterinde Kumluca Köyünden ..................... 1296 doğumlu ...................... Lakaplı S.No: 107, Sıra No: 22, Hane No: 35'te kayıtlı olduğu, 25 Temmuz 1334'te sevk olduğu, birliğinin Söke 33. Alay, 1.Tb. 3. Bl olduğu, Gayrımüsellah, Numara: 105, Merkum Sirkeci hamal taburunun 3.bölüğünde müstahdem olduğu, 21 Mart 1337, 11.06.1337 mevcut, şerhlerinin olduğu, Sarayköy Askerlik Şubesinin 1668 Nolu defterindeki kayıtta, Sarayköy ilinden .................... 1296 Doğumlu .......................'in Sayfa No: 19, Sıra No: 41, Hane : 35'de kayıtlı olduğu, Mülahazat: Mevcut 15.03.1927 Ayağı Sakattır şerhlerinin olduğu, Sarayköy As.Şb.nin 1673 nolu defterinde Kumluca köyünden .................. oğlu 1296 doğumlu ................ in Sayfa No: 105'te kayıtlı olduğu, Şevkinin Rumeli Karadeniz Müstahfız Taburuna kayıtlı 13 Eylül 1331, Tarihi muayenesi: 19 Eylül 1331, Rapor numarası: 257, Kıtayı Askeriyeden gelmiş ise kıt'a numarası: Mektebi Harbiye Mecruhin Hastahanesi, Gayrı müsellahın sınıfı: Birinci, Mülahazat: Gayri müsellahanın sabit kısmına tefriki, İzmir Merkez Hastahanesinin 16 Şubat 1331 ve 12070 numaralı raporuyla meşruhtur, Merkum Sirkeci'de hamal taburunun üçüncü bölgesinde müstahdem olduğu, mezkur hamal taburu kumandanlığının 9 Mayıs 1334 tarihli ve bila numaralı vesikası üzerine musaddaktır. 31 Temmuz 1334 şerhlerinin olduğu görülmektedir.
Davalı idare her ne kadar davacının babasının ölüm tarihini dikkate alarak 1683 sayılı Kanun kapsamında olduğu yönünde savunma yapmışsa da maluliyet davacı askerde iken meydana gelmiş ve 1331 (1915) tarihli raporla ortaya konmuştur, 1683 sayılı Kanun ise 01.06.1930 tarihinden itibaren yürürlükte olduğundan, davacı 1325 tarihli Kanun kapsamındadır.
Tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; Sarayköy İlçe Nüfus Müdürlüğünün 17.06.1997 tarihli vukuatlı aile nüfus kaydına göre 1296 Doğumlu ......................'in davacının babası olduğu ve 31.12.1943 tarihinde vefat etmiş olduğu, davacının 1329 (1913) doğumlu olduğu, baba-evlat ilişkisinin belgelendiği, Sarayköy İlçe İdare Kurulunun 05.10.1998 tarih ve 173 sayılı kararıyla muhtaç olduğu, Mal bildirim belgesine göre davacının 2022 sayılı yasaya göre yaşlılık aylığı aldığı, Denizli Devlet Hastahanesinin 22.10.1998 tarih ve 12830 tarihli raporuyla Senil demansı vardır, çalışarak hayatını kazanamayacağına ittifakla karar verildi kararı verildiği, Emekli Sandığının 17.11.2000 tarihli araştırma belgesine göre davacının babasına veya dul ve yetimlerine maaş bağlanmamış olduğunun, Arşiv Dairesi Başkanlığının 19.12.2000 tarihli yazısıyla Maliye defterinden arandığının ve kaydına rastlanmadığının tespit edilmiş olduğu görülmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden; davacının babası olan Kumluca köyünden 1296 doğumlu .....................'in ilk olarak 25 Temmuz 1330 tarihinde askere sevk olduğu, askerde iken yaralandığı ve rapor aldığı ve 1325 sayılı Kanun kapsamında olarak yaralanmış ve sakat kalmış olduğu, dönemin koşulları ve aksine de bir bilgi ve belge bulunmaması dikkate alınarak bu maluliyetin vazifenin neden ve etkisiyle meydana geldiğini kabulün, hayatın doğal akışına uygun olduğu, daha sonra da 31.12.1943 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Davacı halen çalışamayacak durumda ve muhtaç olması nedeniyle babası yönünden yetim aylığı bağlanması gerektiği, davalı kurumca aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, hukuka aykırı olan işlemin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy