(2709 S. K. m. 41)
Davacı, 23.5.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kuleli Askeri Lisesi K.lığında görev yapmaktayken, 2001 yılı genel atamaları için II. bölge kafi hazırlık tebligatı aldığını, aynı okulda öğretmen subay olan eşinin de 19.2.2001 tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunarak, kendisiyle (eşiyle) birlikte II. bölgeye atanma isteminde bulunduğunu, bu dönemde KKK.lığı Tayin Dairesinden telefonla aranarak, eşinin tayininin çıkmaması halinde iki yıllık bir garnizonda görev yapmak isteyip istemediğinin sorulduğunu, kendisinin ise ilk II.bölge hizmetini sınıfı (İs.) göreviyle ilgili bir kadroda değil, J.Komd.Bölüğünde yaptığını ve bu hizmetinden bir yıl şark alacağı olduğunu ifade ile, istihkam sınıfında bir kadroya atanmak istediğini telefonla arayan yetkiliye bildirdiğini, ancak 2001 yılı atamaları çıktığında, kendisinin yine sınıfı görevi dışında bir kadroya, 8.Kor.17.İç Güv.A.3.İç Güv.Tb.Kh.ve Kh.Ds.Bl.K.lığına (Kiğı/BİNGÖL) atamasının yapıldığını, eşinin ise atamasının yapılmayarak Kuleli Askeri Lisesinde kaldığını gördüğünü, eşinin ve kendisinin talebine karşın kendisinin tayin edilip, eşinin atamasının yapılmamasının aile bütünlüğünü bozucu, mevzuata aykırı bir işlem olduğunu, eşinin öğretmen ya da sağlık mensubu olması halinde hiçbir sorunla karşılaşmayacağının açık bulunduğunu, oysa eşinin hem kamu görevlisi hem de subay olarak görev yaptığını, II.bölgede kadro (İstihkam sınıfından) olarak tayin edilebileceği ve eşiyle birlikte gönderilebileceği, ancak yerine başkalarının atama gördüğü tayin yerlerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, kaldı ki adını belirttiği bir Mu.Ütğm.'nin II.bölge hizmetine giderken, İngilizce Öğretmeni olan eşinin de bu subayla birlikte Sarıkamış'a atamasının yapıldığını, öte yandan ikinci kez II.bölge hizmetine yine sınıfı dışında bir kadroya atanan başka istihkam subayı bulunmadığını, dolayısıyla safahatı ve eş durumu dikkate alınmadan tesis edilen atama işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemleri Dairemizin 5.6.2001 ve Nöbetçi Dairenin 29.8.2001 tarihli kararları ile kabul edilmiş; verilen bu kararın kaldırılmasına yönelik davalı idare itirazı ise Dairemizin 17.7.2001 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; 1987 Harp Okulu neş'etli İs.Yzb.olan davacının ilk II.bölge hizmetini Aşkale ve Kocaköy garnizonlarında toplam 35 ay olarak ifa ettiği, akabinde Kuleli Askeri Lisesi K.lığı Dst.Kt.Hiz.Brl.K.lığına atandığı, burada İngilizce Öğretmeni subay olan Ütğm .......................... ile evlendiği, 2001 yılı genel atamaları öncesinde kat'i II.bölge hazırlık tebligatı aldığı, bunun üzerine 1.12.2000 tarihinde Atanma İstek Formu'nu doldurduğu ve ikinci kez gideceği II.bölgede, evvelce sınıfı görevi dışında bir göreve (J.Komd.Bl.) atanmış olduğu için, bu kez sınıfı (İs.) ile ilgili bir kadroya atanmak istediğini, ayrıca eşiyle birlikte herhangi bir garnizona atanmak istediğini beyan ettiği ve bu formun davalı idareye Komutanlık kanalı ile gönderildiği, davacının aynı okulda görevli olan eşi Öğ.Ütğm .......................... 19.2.2001 tarihli dilekçesi ile aile bütünlüğünün sağlanması için eşiyle birlikte atanmak istediğini belirttiği, bu dilekçenin de Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığının 19.2.2001 tarihli yazısıyla davalı idareye gönderildiği, KKK. lığının 10.5.2001 tarihli genel atamalarıyla davacının 8.Kor.17.İç Güv.A.S.İç Güv.Tb.Kh.ve Kh.Ds.Bl.K.lığına (Kiğı-BİNGÖL) atandığı, eşinin ise atamasının yapılmayıp aynı okulda bırakıldığı, davacının söz konusu işlemin iptali için 23.5.2001 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu atama işleminin hizmet safahatına uygun düşmediğini ve ayrıca eş durumu gözetilmeden tesis edildiğini öne sürdüğünden; sırasıyla bu hususlara temas edilecektir.
I. Davacının Atamasının Hizmet Safahatına Uygun Düşmediği Yolundaki İddianın İrdelenmesi:
TSK.'ne Mensup Subay Ve Astsubayların Atanma Ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 3 ncü maddesi Subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır:
a. Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
d. Sınıf ve ihtisasları,
g. Atanma istek kartlarında belirttikleri yerler... hükmünü amir bulunmaktadır. Esasen aynı hüküm, 926 sayılı Kanunun 118 nci maddesinde de vurgulanmıştır.
Öte yandan 211 Sayılı TSK. İç Hizmet Kanununun 74 ncü maddesi ile İç Hizmet Yönetmeliğinin 359 ncü maddesinde, hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askeri kurumda ne gibi vazife alacağının standart kadrolarda gösterileceği belirtilmektedir. Subay Meslek Programları Yönetmeliğinin 14 ncü maddesinde de, subayların atanmalarının, Atanma ve Yer Değiştirme Yönetmeliği esaslarına ve meslek programlarının maksadım tahakkuk ettirecek şekilde hazırlanmış sınıf/branş gelişme planları ile şahsi gelişme kartlarına uygun olarak, atanmada planlı değişimi sağlayacak şekilde yapılması gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Belirtilen tüm bu mevzuat hükümleri dikkate alındığında, her subayın sınıf/branşına uygun bir kadro görevine atanması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki belirtilen tüm bu kurallar, 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 118 nci maddesinin amir hükmü olan hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasının ışığında ve bu ana ilke ile birlikte ele alınıp yorumlanmak durumundadır. Bu anahtar norm dikkate alınmadan, bir subayın sınıfı ve kadrosu dışında bir göreve ya da tamamen kadrosuz bir göreve (örneğin Komutanlık emrine) atanması işleminin hukuka aykırılıkla sakatlanacağı öncelikle söylenebilir. Ancak, her olayın özelliği ve koşulları, sözü edilen anahtar normla birlikte değerlendirildiğinde, ilk başta söylenebilen bu ön yargı değişebilecektir. Nitekim, uzun yıllar süren yaygın OHAL uygulamasının gerekli kıldığı şartlar karşısında, piyade ve jandarma sınıflarının dışındaki diğer sınıf mensubu subayların (İs., Mu., Top., Tnk.vb.) da sözü edilen sınıflara ait görevlerde istihdam edilmesi amacıyla bu sınıfların kadrolarına atanmaları şeklindeki uygulamada Mahkememiz, yukarıda temas edilen istisnai koşulların gerçekleştiğini benimsemiş ve bu yolda açılan davaları reddetmiştir.
Ne var ki, davacı bakımından yapılan bu yöndeki değerlendirmede aynı sonuca varmaya imkan olmadığı ortadadır. Gerçekten, davacı ilk II. bölge hizmetini de sınıfı (İs.) görevi dışında J.Komd.Bl.'de yaptığını belirtmekte; dava konusu yaptığı atama işlemiyle ikinci kez sınıfı görevi dışına (Kiğı İç Güv.Tb.K.lığı) atandırıldığım, bu şekilde atama gören başka bir istihkam subayı bulunmadığını ifade etmekte, bunun yanısıra II.bölgede boş olup da atanabileceği, ancak başka istihkam subayların atandırıldığı istihkam sınıfına ait kadroları dava dilekçesi ekinde tek tek sıralamaktadır.
Davacının ibraz ettiği bu listenin incelenmesinde, davacının sınıf ve rütbesi (İs.Yzb.) itibariyle atanabileceği II. bölgedeki şu görevlere başka istihkam sınıfı subayların 2001 yılı atamalarıyla atandırıldığı görülmektedir:
9.P.Tüm.İs.Svş.Tb.l.Svş.İs.Bl.K.lığı (Sarıkamış/KARS),9.Kor.İs.Svş.Tb.Hrk.veEğt. Sb.V.liği(ERZURUM),3.Or.İs.Svş.Tb.Kh.Srv.Bl.K.lığı(ERZURUM), 9.P.Tüm. İs.S vş.Tb.Kh.veSrv.Bl.K.lığı(Sarıkamış/KARS),3.Or.548.İs.İnş, Tb. l. İs. İnş. Bl. K. lığı (ERZİNCAN), 8.Kor.İs.Ş.İs.Pln.Hrk.veEğt.Sb.V.liği (ELAZIĞ),8.Kor.İs.Svş.Tb.l.İs.S vş.Bl.K.lığı (ELAZIĞ)
Davalı idare, II.bölgeye ikinci kez giden istihkam sınıfı subaylardan sınıfı dışında ikinci kez atamaya tabi tutulan kimse olmadığına dair davacı iddiasını karşılamadığı gibi; davacının gösterdiği tüm emsalleri de meskut geçmiş ve cevaplamamıştır. Bu durum, davacının iddialarının haklılığını ve yukarıda temas edilen açık mevzuat hükümlerinin, bu meyanda, atamalarda sıra esasının gözetileceğine dair hükmün ihlal edildiğini ortaya koymakta ve Mahkememizin istisnai kararlarının, dava konusu bakımından tatbikine imkan olamayacağını açıkça göstermektedir.
Şu halde, davacının ikinci kez II. bölge hizmetine giderken ikinci kez kadro ve sınıfı dışında bir göreve atanması işleminin, bu yönü itibariyle sebep unsuru bakımından hukuka aykırılıkla sakatlandığı anlaşılmaktadır.
II. Davacının Atamasında Subay Olan Eşinin Durumunun Dikkate Alınmamasının Hukuka Aykırı Düştüğüne İlişkin İddianın İrdelenmesi:
Davacı, KKK. lığı 2001 yılı genel atamalarıyla sadece kendisinin II.bölgeye atandırılıp, bu yönde yazılı istemde bulunmasına karşın, İngilizce, Öğretmeni subay olan eşinin atamasının çıkartılmaması suretiyle, aile bütünlüğünün bölündüğünü, dolayısıyla kendisi hakkındaki atama işleminin bu yön itibariyle de hukuka aykırı düştüğünü ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 41 nci maddesi Ailenin Korunması başlığını taşımakta ve Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. hükmünü öngörmektedir. TSK.'ne Mensup Subay Ve Astsubayların Atanma Ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde de Subay ve astsubaylarla evli bayan subaylar hizmet ve kadro imkanları nispetinde eşleri ile aynı garnizona atandırılırlar... denilmektedir.
Davalı idare, davacıyı atadığı garnizonda davacının eşine uygun bir kadro bulunmadığını, esasen bayan öğretmen subayların bu şekildeki atamalarla meslekten uzaklaştıklarını, genellikle de II.bölgeye intibak edemediklerini öne sürmektedir. Oysa anılan mevzuat hükümleri, davalı idareye bir atama işlemi tesis etmeden önce, aile birliğinin bozulmaması yönünden subay ve astsubayların subay (ya da memur) olan eşlerinin bu statü ve memuriyetlerinin göz önüne tutulması direktifini vermektedir. Davacının sırası gelen II. bölge hizmeti nedeniyle bulunduğu görev yerinden alınması ne kadar mevzuat gereğiyse; bu nedenle yapılacak atama işlemi öncesinde, davacının subay olan eşinin durumunun dikkate alınıp, her ikisinin müştereken görev yapabilecekleri bir garnizona atamalarının yapılması aynı mevzuatın amir hükmü gereğidir. Bu saptamaya, davacının eşinin Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir illeri dışında kadro görev yeri bulunmadığına ilişkin davalı idare savunmasının da doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Gerçekten, yukarıda ifade edildiği üzere, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi anahtar normu, her olayın özelliği ve koşulları dikkate alınarak uygulanmak durumunda olduğundan; Anayasal bir buyruk olan ve yukarıda açıklanan üstün normun ışığında, davacının eşinin, kocasıyla birlikte görev yapabileceği bir II. bölge garnizonuna, sınıf ve kadrosu uyuşmasa ya da bulunmasa dahi atamasının yapılması mümkündür ve bu takdirde temas edilen mevzuat hükümlerinin ihlal edildiğinden söz edilemez. Nitekim Dairemizin emsal kararları da bu doğrultudadır (AYİM.1.D.6.6.2000; E. 1999/1049, K.2000/613). Esasen davalı idarenin öteden beri uygulamasının da bu yönde olduğu, gerek savunmadaki tevilli beyanlardan, gerekse davacının ismen verdiği emsallerden anlaşılmaktadır.
Davacının, öğretmen subay olan eşine tabi olması itibariyle II. bölge dönüşü, yine eşinin görev yapabileceği büyük garnizonlara atamasının yapılması durumu nedeniyle, davacıya emsallerine göre büyük avantaj sağlanacağı yolundaki savunma beyanlarının da, dava konusu bakımından hukuki değeri olmayıp; tesis edilen atama işlemini haklı gösterici yönü bulunmamaktadır.
Şu halde, davalı idareye düşen, davacı ile eşini aile bütünlüğünü sağlayacak şekilde II. bölgede uygun bir garnizonda bir araya getirmek ve bu amaçla davacının atamasını, eşinin de görev yapabileceği bir mahale yapmaktan ibarettir ve dava konusunda bu lazımeye riayet edilmediği açıkça ortadadır. Esasen Dairemizin emsal kararlan da bu yöndedir (AYİM.1.D.16.6.1998; E.1997/966, K. 1998/628). Dolayısıyla, davacı hakkındaki atama işleminin bu yön itibariyle de sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka aykırılıkla sakatlandığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen atama işlemi sebep ve özellikle amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığından, İşlemin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı atama işleminin iptali istemiyle AYİM' de açtığı dava dilekçesinde özetle; kendisinin 2 nci bölge kati hazırlık tebligatı alması üzerine Kuleli Askeri Lisesinde İngilizce öğretmeni olan üsteğmen rütbesindeki eşinin de kendisi ile birlikte 2 nci bölgeye atanma isteğinde bulunduğunu ancak bu isteğinin işleme konulmayarak aile bütünlüğünün bozulduğunu, dilekçe ekinde belirttiği ve emsallerinin atandırıldığı yerlere atamasının yapılması halinde eşi ile birlikte atamasının yapılabileceğini belirterek bu davayı açtığı görülmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmelik 16 nci maddesi Eşleri devlet kuruluşlarında görevli subay ve astsubayların atamalarında, eşlerinin memuriyet görevi göz önünde tutulur. Talep ettikleri garnizonlara atanmaları; muvazene, kadro ve ihtiyaç durumu ile bölge hizmet sırası dikkate alınarak öncelikle yapılabilir. hükmünü amirdir.
K.K.K.lığı Atanma ve Yer Değiştirme Esasları Yönergesinin 10.1 nci madde a. fıkrası Subay ve Astsubaylarla evli bayan subaylar, hizmet ve kadro imkanları nispetinde eşleri ile aynı garnizonlara atandırılırlar. Aynı garnizonda kadro görev yeri bulunmayanlar, kadro görev yeri bulunan en yakın garnizona atandırılırlar. Ancak ayrıcalık yaratmayacak ve personelin emsaline nazaran bir avantaj elde etmesine neden olmayacak çözümler aranır. hükmünü amirdir.
Davacının öğretmen subay olan eşinin kadro görev yerlerinin; Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir illeri ile sınırlı olması dikkate alınırsa davacı 2 nci bölge hizmetinin bitiminde eşinden dolayı tekrar büyük illere atanacaktır. Bu durum davacıya emsallerine nazaran avantaj sağlayacaktır. Eşinden dolayı bu avantajını 2 nci bölge hizmetinde de devam ettirmek isteyen davacının eşi ile birlikte atama görmek istemesi, Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmelik ve K.K.K.lığı Atama ve Yer Değiştirme Esasları Yönergesine tamamen aykırı olacaktır.
Savunmada; davacı eşinin 2 nci bölgede kadrosunun bulunmaması nedeniyle safahatı boyunca 2 nci bölgeye atandırılmayacağı, davacının 2 yıllık 2 nci bölgeye atandırılmak suretiyle davacı eşinin lojmandan istifade etmeye devam edeceği, kısa süre içinde 2 nci bölge hizmetini tamamlayacağı ve bu süre içinde öğretmen subay olan eşinden Askeri Okullarda istifade edilebileceği belirtilmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı davacının atamasının her bakımdan hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumdan, işlemin iptaline karar veren sayın çoğunluğun görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy