(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21)
Davacı, 22.12.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Fethiye İlçe J.K.olarak görev yaptığı 1995 sicil yılında kendisinin maiyetinde çalışan bir astsubayın birlik sorumluluk sahasındaki Ölüdeniz'de eşi adına ticari bir işyeri açtığını, kendisinin adı geçen astsubaya bu konu nedeniyle gerekli ikaz ve uyarılarda bulunduğunu, İl Jandarma Komutanının ise kendisine yakın olan bu astsubayı rahat bırakması yolunda yaptığı telkinleri dikkate almadığını, bu nedenle kendisine muğber olan adı geçen 1 nci sicil üstünün bir şekilde başarılı olarak kendisine Muğla İl J.K.lığı karargahında bir göreve aldırdığını, yıllar sonra anlayabildiği kadarıyla salt bu nedenle düşük sicil verdiğini, oysa bu sicil yılında J.Gn.K.lığı denetlemesinde birliğinin çok başarılı olması nedeniyle para ödülü ile ödüllendirildiğini, bu ödülünü dahi ancak bir yıl sonra atandığı Erzurum'dan yaptığı yazılı başvuru sonucu alabildiğini, dolayısıyla 1995 sicil yılında sıralı sicil üstlerince düşük verildiğini değerlendirdiği siciller ile belirtilen olumsuz yazılı kanaatlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir. Subay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen mülga 1972 tarihli Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine göre; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurt içi ve yurt dışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif davranmalıdırlar. Öte yandan, sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve TC. Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ilkesine karşın; kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisinin denetlenebileceği Mahkememizin yerleşik içtihadıdır.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise, uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notlan ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin genel yeterlilik düzeyini yansıtan geçmiş safahatı ile açıkça çelişen biçimde, ayrıca birdenbire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin ve düşüşün haklı nedenlere dayandığı belgelenmeksizin düşük sicil notlan ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu dönüldüğünde; davacıya ait özlük, kıt'a özlük dosyaları ile sicil dosyasının incelenmesinde, 30.8.1986 tarihinde J.Tğm. naspedilen davacının 1986-1994 yılları sicillerinin pekiyi düzeyde teşekkül ettiği, bu yıllarda sicil üstlerinin tamamına yakını tarafından olumlu yazılı kanaatler belirtildiği, 1994 sicil yılında Fethiye İlçe J.K.V.olarak görev yapan davacıya 1 nci sicil üstü olan Muğla İl J.K.ve 2 nci sicil üstü olan J.Blg.K.nın pekiyi düzeyde sicil takdir edip, olumlu yazılı kanaatler belirttikleri, 1995 sicil yılında 30.8.1994-16.2.1995 tarihleri arasında aynı yerde (Fethiye İlçe J.K.V.), 16.2.1995-30.8.1995 tarihleri arasında da Muğla İl J.K.lığı İd.Şb.Md.olarak görev yapan davacıya 1 nci sicil üstü olan Muğla İl J.Komutanınca 16.2.1995 tarihinde orta düzeyde sicil takdir edilip, olumsuz yazılı kanaat belirtildiği, sicil düzenleme tarihi olan 2.5.1995'de yeni 1 nci sicil üstünce sicil belgesine 3 aylık birlikte çalışma süresi gerçekleşmediği için Henüz bir kanaat edinemedim yazıldığı, ancak sicil defterine olumsuz yazılı kanaat belirtildiği, 2.5.1995 tarihinde 2 nci sicil üstü olan J.Blg.K.ca davacıya kademe ilerlemesi yapacak düzeyde sicil takdir edilip, olumsuz yazılı kanaat belirtildiği, bu sicil yılında davacının denetlemede birliğinin J.Gn.K.lığınca başarılı bulunması nedeniyle davacıya 30.12.1994 tarihinde üstün hizmet nakdi ödülünün verildiği, 10.3.1995 tarihinde de Fethiye Garnizon Komutanınca başarılı çalışmaları nedeniyle yazılı olarak takdir edildiği, bu sicil döneminde herhangi bir disiplin cezasının olmadığı, ancak sicil düzenleme tarihinden sonra 12.6.1995 tarihinde Gn.Dz.Sh.K.lığı As.Savcılığının iddianamesiyle davacı hakkında bazı suçlardan kamu davası açıldığı, bu nedenle 9.8.1995 tarihinde açığa alındığı, ancak yüklenen tüm suçlardan Güney Dz.Sh.K.lığı As.Mah.nin 2. IX). 1995 tarihli kararı ile beraat ettiği ve bu hükmün 22.5.1996 tarihinde kesinleştiği, 1996-1999 yılları sicillerini Erzurum İl J.K.lığı İl Mrk.J.K.lığı görevi sırasında alan davacının bu yıllar sicillerinin pekiyi düzeyde takdir edildiği, 2000 yılı sicilini Amasya İl J.K.lığı emrindeyken.aldığı ve bu sicilinin de pekiyi düzeyde teşekkül ettiği, meslek safahatı boyunca 20'ye yakın yazılı olarak takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Özetlenen bu safahatı itibariyle, davacıya 1995 sicil yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince takdir edilen orta/yeterli düzeydeki sicillerin, davacının sicil safahatındaki en düşük siciller olduğu, bu siciller dışında davacının pekiyi düzeyin altına düşen herhangi bir sicilinin bulunmadığı, 1994 sicil yılında davacıya pekiyi düzeyde sicil takdir edip, olumlu yazılı kanaatler belirten sicil üstlerince bir sonraki yıl (1995) evvelce takdir edilen sicillerden 30'dan fazla düşük not verilmesini ve menfi yazılı kanaat belirtilmesini haklı kılacak somut hiçbir bilgi ve belgenin, bu meyanda bir disiplin cezasının bulunmadığı, bilakis biri J.Gn.K.Ilgınca verilen olmak üzere başarısını ortaya koyan iki adet takdirinin mevcut olduğu, bu sicil yılından sonraki tüm sicillerinin de pekiyi düzeyde takdir edilmesi karşısında, 1995 sicil yılında her iki sicil üstünce takdir edilen sicillerle sicil belgesinde belirtilen olumsuz yazılı kanaatlerin Subay Sicil Yönetmeliğine aykırı düştüğü kanaatine varılmıştır.
Aynı sicil yılında ikinci 1 nci sicil üstünce sicil belgesine dercedilmeyip, sicil defterine yazılan olumsuz kanaatlere gelince: Olay tarihinde yürürlükte olan 1972 tarihli mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesine aykırı şekilde düzenlendiği anlaşılan bu kanaatlerin ayrıca sicil belgesine yazılmadığı hususunun sonraki yıllar sicil üstlerince bilinmesine imkan olmaması, salt bu nedenle de ilgili personelin özlük haklarının gereksiz ve haksız şekilde ihlal edilebilme ve bu yüzden sicil üstlerinin hukuken geçersiz söz konusu kanaatlerden etkilenebilme ihtimali karşısında, bunların da iptal davasına konu olabilecekleri, Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde bulunduğundan; anılan kanaatlerin de iptali yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1995 sicil yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince davacıya takdir edilmiş sicillerle, sicil belgesine belirtilen menfi kanaatlerin ve aynı sicil yılında 2.5.1995 tarihli sicil belgesine Henüz bir kanaat edinemedim yazan sicil üstünün sicil defterine yazdığı olumsuz yazılı kanaatlerin İPTALLERİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy