(5434 S. K. m. 48)
Davacılar vekili, 16.5.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle;
müvekkillerinin oğlu ..........................'un 48.P.Tuğ.1.Tb.2.Bl.K.lığında (İmranlı) görev yapmakta iken komutanı Astsb .......................... tarafından çok ağır şekilde dövüldüğünü ve bu olayın etkisi ile intihar ettiğini, ölüm olayının idare ajanının ağır kusurundan meydana geldiğini ve idarenin ajanını yeterince eğitmemekten dolayı ağır hizmet kusuru içinde bulunduğunu, beyan ederek vazife malulü sayılmama işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde;
davacıların yakını olan P.Çv ..........................'un Sivas/İmranlı Bölgesinde konuşlandırılmış 48.P.Tuğ. 1.Tb.2.Bl.Komutanlığında görevli olduğu, 05.09.1996
tarihinde nöbette uyurken idare ajanı P.Astsb.Kd.Çvş .......................... tarafından yakalandığı, ertesi gün P.Çvş ..........................'un nöbette uyuduğu hususunu kabul etmemesi nedeniyle P.Astsb.Kd.Çvş .......................... tarafından ağır şekilde dövüldüğü, olay nedeniyle ve ceza alacağı endişesi ile morali bozulan P.Çvş ..........................'un 06.09.1996 tarihinde saat 14.00 sularında hamili olduğu silahı başına dayayarak ateş etmek suretiyle intihar ettiği, olayla ilgili olarak 48.P.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda müessir fiil ile ölüm olayı arasında illiyet bağının bulunmadığı ancak idare ajanının eyleminin asta müessir fiil suçunu oluşturduğundan bahisle idare ajanı P.Astsb.Çvş .......................... hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, malullük ve vazife malullüğü konuları 5434 sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesine göre, Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere malul denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır. denilmektedir. Vazife malullüğü konusunu düzenleyen aynı Kanunun 45 nci maddesinde de, 44 ncü maddede yazılı malullüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması veya vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olması halinde buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü deneceği belirtilmiştir.
Vazife malullüğünün geçerliliği için aynı Kanunun 48 nci maddesi malullüğün; a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından doğmamış bulunması şartını getirmiştir.
Somut olayda davacının yakınının intihar etmesi eyleminde idarenin ajanını yetince eğitilmemesinden ve denetlememesinden kaynaklanan hizmet kusurunun ve tazmin yükümlülüğünün bulunduğuna şüphe yok ise de meydana gelen maluliyetin 5434 Sayılı Kanunun 48/d maddesi kapsamına girdiği ve maluliyetin doğrudan doğruya yürütülen vazifenin sebep ve tesiri ile meydana gelmediği göz önüne alındığında davalı idarece tesis edilen vazife malulü sayılmama işleminde hukuka veya mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, vazife malulü aylığı bağlanmaması işlemi tüm yönleriyle hukuka uygun olduğundan, bu işlemin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy