(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 09.05.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1997 yılı kıdem sıra kitabında üçüncü sırada olduğunu, bu yılda atandığı birlikte 2 yıl görev yaptığını, sonraki yıllarında kıdem sıra kitabında geriye düştüğünü, Malatya garnizonunda görev yaptığı 1998 ve 1999 yıllarında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin hissi davranarak sübjektif sicil düzenlediklerini, 2000 yılındaki sicil üstlerinin de bu iki yılın sicilinden etkilenerek düşük sicil vermiş olduğunu değerlendirdiğini, hukuka aykırı olan 1998, 1999 ve 2000 yılları sicillerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasından ve davacının getirtilen Kuvvet K.lığında ve Kıtası K.lığında bulunan özlük ve sicil dosyalarında yapılan incelemede davacının 1987 yılında sicil almaya başladığı, sicillerinin başlangıçtan itibaren iyi, yeterli ve çok iyi düzeylerde seyrettiği hakkındaki kanaatlerin çoğunlukla olumlu olduğu, dava konusu 1998 yılında 1 nci sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasından büyük bir düşüşle yeterli düzeyde sicil notu takdir edildiği, 2 nci sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasından büyük bir düşüşle iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, her iki sicil üstünce menfi kanaat belirtildiği, dava konusu 1999 yılı sicil döneminde 1 nci sicil üstünce yapılan nitelik değerlendirmelerine 2 nci sicil üstünün iştirak etmediği, 1999 yili sicilinin safahatına göre daha yüksek olarak çok iyi düzeyde gerçekleştiği, 1 nci sicil üstünce olumlu kanaat belirtildiği, 2 nci sicil üstünce kanaat belirtilmediği, 2000 yılında 1 nci sicil üstünce yapılan nitelik değerlendirmelerine 2 nci sicil üstünün iştirak etmediği, 2000 yılı sicilinin safahatına uyumlu olarak çok iyi düzeyde gerçekleştiği, her iki sicil üstünce kanaat belirtilmediği, davacının safahatı boyunca toplam 17 takdirnamesi olduğu, dava konusu sicil dönemlerine ilişkin olarak 1998 yılında 1 Takdirnamesi, 1999 yılında 3 Takdirnamesi, 2000 yılında 2 Takdirnamesi olduğu, safahatı boyunca değişik sicil üstlerince toplam 16 kez disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, dava konusu sicil dönemlerine ilişkin olarak 1998 sicil yılı içinde 27.03.1998 tarihinde Devir teslimi zamanında bitirememesi nedeniyle savunmasının alındığı, ceza verilmediği, 01.04.1998 tarihinde sabah yoklamasına katılmamaktan savunmasının alındığı, ceza verilmediği, 17.08.1998 tarihinde Bl. K.nınca emirleri tam ve zamanında yerine getirme konusunda ağır ve gevsek davrandığı, görevi ve sorumlulukları konusunda yeterli çaba ve gayret sarf etmediği, takip, kontrol ve astlarının görevlerini nezaret ve kontrol konusunda tedbirsiz davrandığı, hizmet esnasında meydana gelen aksaklıkları ve vukuatı derhal bildirme konusunda geciktiği, müracaat usulünü askeri hiyerarşi dışına çıkarmaya çalıştığı, kılık kıyafet, askeri tavır ve hareketlerine yeteri ve gereği kadar özen göstermediği gerekçesiyle yazılı olarak ikaz edildiği, 1999 yılı sicil döneminde 18.11.1998 tarihinde A.K.nınca amirine saygısızlıktan 2 gün oda hapsi, aynı tarihte yine A.K.nınca astına kötü muamele etmekte Şiddetli Tevbih cezalarıyla cezalandırıldığı, 2000 yılı sicil döneminde herhangi bir cezasının olmadığı görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine ve halen yürürlükte olan Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düsen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Bu açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde; davacının sicilleri başlangıçta iyi ve yeterli, sonrasında iyi ve çok iyi düzeylerde seyretmekte iken 1998 yılında 1 nci sicil üstünce geçmişteki sicil not ortalamasından büyük bir düşüşle yeterli düzeyde, 2 nci sicil üstünce iyi düzeyde sicil notu takdir edilip menfi kanaat belirtildiği, davacının adli ve disiplin safahatı da dikkate alındığında, bu dönemde ceza verilmese de iki kez savunma verilmesinin ve 17.08.1998 tarihinde Bl. K.nınca kapsamlı olarak ikaz edilmesinin davacının sicilindeki bu denli düşüşü açıklayacak, haklı kılacak, davacının bu yılda görev ve disiplin performansında düşme olduğunu gösterecek nitelikte olduğu, 1999 ve 2000 yıllarında ise 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince safahatına göre daha yüksek veya safahatına uyumlu sicil notu takdir edilmiş olduğu, dava konusu tüm sicillerin Astsubay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bütün bu nedenlerle;
1998, 1999 ve 2000 yılları sicillerinin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy