(926 S. K. m. 65, 106)
Davacı vekili, 15.5.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üste fiilen taarruz ve üste hakaret suçundan dolayı Diyarbakır 2 nci Tak. Hv. K.K.lığı Askeri Mahkemesinde yargılandığını, yargılama süresince 13.2.2001-18.4.2001 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, 4.5.2001-2.10.2001 tarihleri arasında ise açıkta kaldığını, yargılama sonunda ilgili Askeri Mahkeme tarafından verilen 26.9.2001 tarih ve 2001/669-619 E.K.sayılı karar ile beraat ettiğini, kararın 25.1.2002 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin tutuklu ve açıkta kaldığı süre içinde eksik olarak ödenen özlük haklarının kendisine iadesi için 25.3.2002 tarihinde dilekçe ile 6 nci İç Güv. P.Tuğ. K.lığına müracaat ettiğini, 6 ncı İç Güv. P.Tuğ. K.lığınca hükümde yer verilmemiş olması nedeniyle talebinin reddedildiğini, bu işlemin yetki, sekil, sebep, konu, maksat unsurları bakımından hukuka aykırı olduğunu belirterek, tesis edilen işlemin iptali ve açıkta ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi ile dava açmıştır.
Dava dosyası ile özlük dosyasında bulunan belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının üste fiilen taarruz ve üste hakaret suçlarından dolayı Diyarbakır 2 nci Tak. Hv. K.K.lığı Askeri Mahkemesi tarafından yargılandığı, yargılama sonunda 26.9.2001 tarih ve 2001/669-619 E.K.sayılı karar ile beraatına karar verildiği, söz konusu kararın 25.1.2002 tarihinde kesinleştiği, davacının bu suçlarla ilgili sürdürülen hazırlık soruşturması aşamasında ve yargılama süresince 13.2.2001-18.4.2001 tarihleri arasında tutuklu, 4.5.2001-2.10.2001 tarihleri arasında ise açıkta kaldığı, davacının açıkta kaldığı sürece aylıklarının üçte ikisini, tutuklu kaldığı sürece aylıklarının yarısını aldığı, aylıklarını eksik alan davacının açıkta ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin aylık ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi için yaptığı başvurunun 6 nci İç Güv. P.Tuğ. K.lığı tarafından 9 Nisan 2002 tarih ve 5010-230-02/237 sayılı yazı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 106 nci maddesine göre Astsubayların açığa alınmaları ve açıklarının kaldırılması subaylar hakkındaki hükümlere tabidir. Astsubayların açığa çıkarılmaları, açıklarının kaldırılması ve açığa çıkarılan, tutuklanan, cezası infaz edilmekte olan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan astsubaylar hakkında 65 nci madde hükümlerine göre işlem yapılır.
Aynı Kanunun 65 nci maddesinin (a) bendi ile f/2 bendi hükümleri de şöyledir:
a) Haklarında ölüm veya ağır hapis cezasını gerektiren veya yüz kızartıcı bir suçtan ya da taksirli suçlar hariç olmak üzere 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir cürümden veya emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı kamu davası açılanlar, mensup oldukları bakanlıklarca açığa çıkarılabilirler. f/2) Açığa alınanlara, açıkta kaldıkları sürece aylıklarının üçte ikisi, tutuklulara ise yarısı ayrıca ödenir. Ancak, bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin mennine, BERAATA, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük hakları ödenir. Yukarıda belirtilen 926 sayılı Kanunun 65-f/2 maddesi uyarınca yoruma yer bırakmayacak şekilde açıktır. Yargılama sonunda BERAAT edenlere açıkta ve tutuklu kaldığı süre içinde eksik ödenen veya ödenmeyen her türlü özlük haklarının ödeneceği aksi yönde hiçbir takdire yer vermeyecek şekilde düzenlenmiş ve hüküm altına alınmıştır.
Davacının ise, 13.2.2001-18.4.2001 tarihleri arasında tutuklu olduğu, bu süre zarfında 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 65/f-2 maddesinin gereği olarak maaş ve özlük haklarının yarısını aldığı, yine 4.5.2001-2.10.2001 tarihleri arasında açıkta olduğu ve bu süre zarfında maaş ve özlük haklarının üçte ikisini aldığı maddi bir vakıa olup, davalı idarenin de bu hususa itirazı yoktur. Dolayısıyla, tutukluluk süresince maaş ve özlük haklarının yarısı ve açıkta geçen süre boyunca ise özlük haklarının üçte biri eksik ödenmiştir. 926 sayılı Kanunun 65/f-2 maddesinin amir hükmü karşısında, eksik maaş ödenmesi suretiyle davacının uğratıldığı mağduriyeti gidermek yasal gerekliliktir. Davacının tutuklulukta ve açıkta geçen sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının eksik ödenmesi işlemi, davanın beraatla sonuçlanmış olması, 926 sayılı Kanunun 65/f-2 maddesinin amir hükmü karşısında sebep ve maksat unsurları bakımından hukuka uygun görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacının 13.2.2001-18.4.2001 tarihleri arasında tutuklu ve 4.5.2001-2.10.2001 tarihleri arasında açıkta geçen sürelere ilişkin, eksik ödenen aylık ve özlük haklarının ödenmemesi işleminin İPTALİNE;
2) Tutuklulukta ve açıkta geçen sürelere ilişkin maaş ve özlük haklarının eksik ödenen kısma ödeme sırasında yasal faiz yürütülmesine ve bu sekliyle ödeme yapılmasına, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy