(205 S. K. m. 1, 21, 23, 25)
Davacı, 1.4.2002 tarihinde Afyon Asliye Hukuk Hakimliği, 8.4.2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1-28 Ekim 1980 tarihinde sivil memur olarak göreve başladığını, 1.8.1982 tarihinde OYAK a üye olduğunu, eşinin atama görmesi nedeniyle atama isteminde bulunduğunu, uygun kadro olmaması nedeniyle 1.11.1984 tarihinde 3 yıl süreyle ücretsiz izne ayrıldığını, izin bitiminde ataması yapılmadığından 8.12.1987 tarihinde görevden çekilmiş sayıldığını, OYAKça süresi üç yılın altında olduğu için birikmiş aidatının ödenmediğini, 17.8.2000 tarihinde tekrar memuriyete döndüğünü ve 15.7.2001den itibaren yeniden OYAK a üye olduğunu, yaptığı müracaat sonunda önceki üyeliği ile yeni üyeliğinin süre bakımından birleştirilmesinin kabul edildiğini, ancak geçmişteki aidatları irada kaydedilmiş olduğu için geçmiş ve yeni aidatlarının birleştirilmesinin kabul edilmediğini, bu nedenle mağduriyetine yol açıldığını, hukuka aykırı olan geçmiş aidatlarının, yeni aidatlarına ilave edilmemesi ve OYAK üyeliğinde geçen sürelerinin birleştirilmemesi işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının 28.10.1980 tarihinde sivil memur olarak göreve başladığı, müracaat ederek 1.8.1982 tarihinde OYAK üyesi olduğu, 1.11.1984 tarihinde ücretsiz izne ayrıldığı, izin bitiminde ataması yapılmadığı, 8.12.1987 tarihinde müstafi sayılarak memuriyetle ilişiğinin kesildiği, davacının 22.1.1988 tarihinde OYAK tan kesilen aidatlarının ödenmesini talep ettiği, bu istemin üyelik süresinin 3 yılın altında olması nedeniyle aidatların Kuruma irat kaydedildiği gerekçesiyle 3.2.1988 tarihinde reddedildiği, davacının daha sonra yeniden atanma müracaatında bulunduğu ve 27.7.2000 tarihinde Afyon As.Şb.Bşk.lığı emrine açıktan atandığı, 17.8.2000 tarihinde göreve başladığı, 9.11.2000 tarihinde OYAK a müracaat ederek yeniden üyelik ve önceki üyelik süresinin de birleştirilmesi talebinde bulunduğu, OYAKça 19.12.2000 tarihinde davacının yeniden üyeliğinin mümkün olduğunun belirtilerek birleştirme isteminin reddedildiği, davacının 28.5.2000 de yeniden müracaat ederek önceki hizmet süresini borçlanmayı talep ettiği, OYAKIN 23.8.2001 tarihli yazısıyla üyelik isteminin kabul edildiği ve geçmiş süreyi birleştirme ve borçlanmanın mümkün olmadığının bildirildiği, davacının 15.7.2001 tarihinden itibaren yeniden OYAK üyesi olduğu, davacının 3.9.2001 tarihinde yeniden müracaatla birleştirme isteminde bulunduğu, OYAKIN 20.2.2002 tarihli cevabıyla davacının geçmişteki üyeliğinin şimdiki üyeliğiyle birleştirilmesinin süre açısından mümkün olduğunun, ancak aidatların birleştirilmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, bu cevabın davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğinin belli olmadığı, davacının da süresi içinde bu davayı açtığı görülmektedir.
205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun 23 ncü maddesinde Kurumun daimi üyelerinden 21 ve 25 nci maddelerde gösterilen sebepler dışında üyelik vasfını kaybedenlere aidatları iade olunur. Ancak, Kurum üyelik müddetleri üç seneyi geçmeyenlerle geçici üyelere hiçbir aidat iadesi yapmaz... denilmektedir.
Davalı Kurum, anılan yasal hükmünü gerekçe göstererek, davacının Ağustos 1982-31.10.1984 tarihleri arasındaki (3) yılı bulmayan ilk OYAK üyelik dönemine ilişkin aidatlarının, 15.7.2001 tarihinden itibaren başlayan yeni OYAK üyelik döneminde dikkate alınamayacağını, yani ilk dönemdeki aidatların yeni dönem bakımından birleştirilemeyeceğini öne sürmektedir.
Dairemizin 23.3.1999 tarih ve E.1999/257, K.1999/297 sayılı kararında da işaret edildiği üzere, davalı Kuruma (OYAK a) birden fazla defada olunan üyelik halinde, fasılalı olarak geçen OYAK üyelik sürelerinin toplanması (birleştirilmesi) gerektiği, 205 sayılı Kanunun 1 nci maddesiyle OYAK Gn.Md.lüğüne verilen Sosyal yardım sağlama görevinin tabii bir gereğidir. Salt 205 sayılı Kanunda bu konuda açık bir düzenlemenin yer almaması durumu, yasa koyucunun bu konuda bilinçli bir tercih yaptığını (olumsuz düzenlemede bulunduğunu) göstermez. Bilakis, bu durumda yasa koyucu tarafından öngörülemeyen bir durumun varlığı söz konusu edilebilir ve bu halde de asıl görevi içtihat yaratmak olan Mahkememizce de, işaret edilen kararımızdaki gibi, hakkaniyete uygun çözümler üretilmek durumundadır.
Davanın somutunda, davalı Kurumca, işaret edilen kararımıza uygun şekilde davacının her iki hizmet süresinin birleştirilmesi yoluna gidilmiş; ancak bu yapılırken Ağustos 1982-31.10.1984 tarihleri arasındaki davacının ödediği aidatlar ve bunların o dönemdeki nemasının davalı Kuruma (üyeler lehine) irat kaydedildiği belirtilerek, aidat birleştirme isteminin reddi yoluna gidilmiştir. Oysa, davalı Kurumca yapılması gereken husus, önceki kararımız gerekçesi ışığında, 205 sayılı Kanunun 23 ncü maddesinde belirtilen kısıtlamanın sadece Kuruma 3 yıldan az üyeliği olup üyelikle ilişiği kesilen ve bir daha Kuruma üye olmayan kişiler bakımından söz konusu olabileceği, dava konusunda ve önceki kararımıza konu dosyada olduğu gibi Kuruma birden fazla üyeliğin söz konusu olduğu durumlarda ise, ilgilinin 3 yılı geçmeyen ilk üyelik dönemi boyunca Kurumda biriken aidatların, ilk ilişik kesme tarihine kadar nemalaşmasıyla birlikte oluşan tutarın, ikinci üyeliğin söz konusu olduğu tarihe kadar yıllık yasal faizler ilavesiyle, ikinci dönem aidatlarıyla birleştirilmesinden ibaret olmalıydı. 205 sayılı Kanunun genel amacı ile adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun düşecek olan bu çözüm yerine, davacının isteğinin reddinde sebep ve özellikle kamu yararına uyarlık görülmemiş ve dava konusu işlemin iptali yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı kurum işleminde hukuka uyarlık görülmemekle, İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy