(3269 S. K. m. 12) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 6)
Davacı vekili, 3.6.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 5.3.1993 tarihinde Tnk. Uzm. Çvş. olarak göreve başladığı, çok başarılı çalışmaları olduğu iç güvenlik operasyonlarında başarılar elde ettiği ancak fazladan borçlanması nedeniyle düşük sicil tanzim edilerek sözleşmesinin feshedildiği, oysa 3269 sayılı Kanunun sözleşme feshini düzenleyen maddelerinde fazla borçlanmanın fesih nedeni sayılmadığını, disiplinsizlik nedeniyle sözleşmesinin feshinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki tüm borçlarının sözleşme feshinden önce ödendiğini, üstlerinin baskısıyla düşük sicil verilerek sözleşmesinin fesh edildiğini bu fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek sözleşmenin feshi işleminin iptalini talep ve dava etmiş olduğu görülmektedir.
3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesinde; Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olma, göreve intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. hükmü yer almaktadır.
Uzman Erbaş Yönetmeliğinin Görevde Başarısız Olma kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri başlığını takip eden ve 21.05.1996 gün ve 22642 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 13 ncü maddesinde; Görevde başarısız olanlar ile kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir....... Uzman Erbaş olarak göreve başlayanlardan, daha sonra bu yönetmelikle belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılanlar hakkında da fesih işlemi yapılır. hükmü yer almaktadır.
Dava dosyası ve mevcut özlük dosya ve belgelerin incelenmesinde davacının 05.03.1993 tarihinde Tnk. Uzm. Onb. olarak 16. Zh. Tuğ. K lığı 1. Tnk. Tb. K.lığı emrinde görevine başladığı 1994-1996 tarihleri arasında sicil üstlerinden iyi düzey de sicil aldığı 1997 - 2001 yılı sicillerinin ise çok iyi düzeyde olduğu, 2002 yılında ise davacının üçüncü şahıslara (özel veya tüzel kişilere) toplam 11.110.000.000 TLlik borcunun bulunduğu, bu borçlar nedeniyle sıralı üstleri tarafından yazılı ve sözlü ikaz edildiği bu ikazların ayrı ayrı altı kez yapıldığı, davacının borçlarını ödeyememesi üzerine kısa süreli kaçma suçunu gerçekleştirdiği ve 21 gün oda hapsi ile cezalandırıldığı, nihayet hakkında düzenlenen 2002 yılında sicil tam notunun % 60ndan düşük sicil almış olması nedeniyle TSKden ilişiğinin 2.5.2002 tarihinde sözleşmesi fesh edilerek kesildiği görülmüştür. Vekil ve Savcılığın borçlanmaya dayalı bir fesih nedeni olmadığını belirtmişler ise de; TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin h fıkrası; ...Askerin ahlaki ve yaşayış kusursuz ve lekesiz olmalıdır. Asker....borçtan...ve sair bütün fenalıklardan sakınmalıdır... hükmüne amirdir. 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesinde; Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olma, göreve intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü gibi; mevzuat ana hatları çizmiş olup nedenleri tek tek saymamış bunları Yönetmeliğe bırakmıştır. Yönetmelik ana nedenleri (görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edememe gibi) belirtikten sonra bunlara ek olarak Ayrıca diye bir takım nedenler saymış olup; belirtilen bu ilave nedenlerin ana nedeni kaldırıldığı iddiasında bulunulduğu an, Kanunun açık hükmü, açıkça ihlal edileceğinden, böyle bir istidlal söz konusu olamayacağından, ana neden olarak belirttiğimiz fesih nedenleri olan;
1. Görevde başarısız olma
2. Kendisinden istifade edememe; hallerine uyar bir konumun mevcut olduğunun incelenmesinde; daha önce birkaç disiplinsizliği bulunan ancak 10 milyarı aşan borcu üzerine Eylül 2001 yılından sonra devamlı uyarılan hatta bu yolda müteaddit ikazlara maruz kalan 22-28 Kasım 2001 tarihleri arasında 6 gün kısa süreli firar suçunu işleyen bu nedenle 21 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırılan, borçlarını ödeyebilmesi için, iki ayrı zamanda toplam 17 gün izin verilen ve böylece görevin aksamasına sebebiyet verildiğinden kuşku bulunmayan, böyle bir psikolojik ortam içinde yapılan görevde başarının da düşeceği ve nitekim düştüğü sicil amirlerince kendisine takdir edilen sicillerin olumlu sicil notu olan %60in altına düşmesi ve böyle bir sicilinde neticesi olarak davacı hakkında tesis edilen fesih nedenine dayalı TSK.lerinden ayırma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır.
Sonuç olarak; belirtilen nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY YAZISI
Sözleşmeli statüde göreve başladığı 1993 yılından itibaren disiplin ve görev anlayışında bir yükselme görülen ve bu durumu aldığı takdirler ve sicil tam notunun %90nın üzerinde gerçekleşen sicil notları ve olumlu kanaatlerle kanıtlanan davacının, borçlanma konusunda yapılan uyarı dayanak alınarak 2002 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesi ve buna bağlı olarak sözleşmesinin feshinin hukuka uyarlı olmadığı kanaatinde olduğumdan aksi görüşle davanın reddi yolunda karara katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy