(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 18 Temmuz 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 2002 yılında yayınlanan kıdem sıra kitabını incelendiğinde birinci sıradan onunculuğa düştüğünü gördüğünü, bununda 2000 yılı sicilinden kaynaklandığına inandığını, bu dönemde 1 nci sicil üstü ile bir başka yüzbaşı arasında Askeri Mahkemeye yansıyan olay yaşandığını, bu konuda Mahkemede tam bir tarafsızlıkla ifade verdiğini, ifadesinin 1 nci sicil üstünü doğrular nitelikte olmadığını, bundan sonra 1 nci sicil üstünün kendisine bakışının değiştiğini, şimdiye kadar okullardan derece ile mezun olduğunu, yaptığı görevlerde çok başarılı olduğunu, her yıl 4-5 takdir aldığını ancak 2000 yılında hiç takdir alamayışının dikkat çekici olduğunu belirterek, 2000 yılı sicilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1990 yılında sicil almaya başlayan davacının çoğunlukla mükemmel düzeyde gerçeklesen bir sicil safahatının mevcut olduğu, dava konusu 2000 yılında 1 nci sicil üstü tarafından mükemmele yaklaşan çok iyi, 2 nci sicil üstü tarafından ise çok iyi seviyesinin orta düzeylerinde sicil notları ile takdir edildiği, her iki sicil üstünce kanaat belirtilmediği, ancak her iki sicil üstü tarafından sicil belgesinde 42 nci maddeye yapılan işaretleme sonucunun menfi kanaat olarak gerçekleştiği, bu dönem içerisinde 6 Aralık 1999 tarihinde Tb. K.nınca takdirle taltif edildiği, nitelik belgelerinin olumlu olduğu; 21 Eylül 1999 tarihinde Tb. K. tarafından şiddetli Tevbih cezasıyla cezalandırıldığı, meslek hayati boyunca 1 Nata Madalyası, 1 para ödülü ve 45 takdirle taltif edildiği, yukarıda belirtilen disiplin cezasından başka bir ceza ve ikaza muhatap olmadığı görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkını ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir.
Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; davacıya 2000 yılında 1 nci sicil üstü tarafından mükemmele yakin çok iyi seviyesindeki sicil not ile bu notun birkaç puan altında olacak şekilde 2 nci sicil üstünce takdir olunan çok iyi seviyesindeki sicil notunun davacının çok basarili sicil safahatı ile uyum içinde olduğu, birkaç puanlık sapmanın davacının sicil alma eğiliminden bariz bir düşüş göstermediği, sicil üstlerinin takdir alımı içerisinde kalan notlara tekabül ettiği, takdir yetkisinin de eşit, adil ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı, sicil notlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, sicil belgesinin 42 nci maddesine her iki sicil üstü tarafından yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemenin ise davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, dönem içerisinde düzenlenen nitelik belgelerinin belirtilen kıstasa benzerlik taşıyan bölümlerine ayni sicil üstlerince aksi yönde olumlu kanaat belirtildiği, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı dönem içerisinde verilen bir disiplin cezasının mahiyeti itibariyle bu durumu haklı kılmadığı, bu nedenlerle 42 nci maddeye yapılan işaretlemelerin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1) 2000 yılı sicil belgesinde 1 ve 2 nci sicil üstlerince 42 nci madde karşılığına yapılan işaretlemenin İPTALİNE, OYBİRLİĞİ ile,
2) 2000 yılı 1 nci sicil üstü sicil notunun iptali isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİ ile,
3) 2000 yılı 2 nci sicil üstü sicil notunun iptali isteminin REDDINE, Başkan Hv. Hak. Kd. Alb. Adnan ALTIN ve Üye Top. Kur.Alb. Refik KUNTun Karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Bir sicil notunun, ilgilisinin gerçek performansını objektif olarak yansıtıp yansıtmadığı ve hukuka uygunluğu yönünden incelenip değerlendirirken o notun rakamsal olarak gerçekleşme düzeyi bir başına belirleyici olamaz. Zira, bir sicil notu biri için uzun hizmet safahatının en yüksek notu iken ayni sicil notu bir başka personel için en düşük not olabilir. Önemli olan kişisel durumuna nesnel olarak uygun olması, ferdileşmesi ve gerçek performansı yansıtmasıdır.
Davacının 2000 yılında düzenlenen sicil belgesinde 2 nci sicil üstünce takdir edilen sicil notu, olumsuz olmadığı bir yana çok iyi düzeyindedir. Ne var ki hizmet safahatının en düşük sicil notudur. Oysa ki değişik tarihlerde ayrı ayrı sicil üstlerinin takdir ettikleri sicil notlarından 24 adedi tam olup iptale konu olanlar dışındaki de sicil tam notunun birkaç puan altındadır. Öte yandan davacıya dönem içerisinde 1 takdir verilmiş olması ve düzenlenen nitelik belgelerinde olumlu olması karşısında 2 nci sicil üstünün takdir ettiği, hizmet safahatındaki en düşük sicil notunun objektif olduğunu savunmak salt mantık kurallarıyla örtüşmemektedir.
Bu nedenlerle, davacının sicil sıralamasında emsali arasında geri düşmesine yol açan ve gerçek performansını yansıtmadığı kanaatine vardığımızdan, 2000 yılı 2 nci sicil üstü sicilinin iptalinin gerektiği görüşünde olduğumuzdan, aksi yöndeki red kararına katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy