(657 S. K. m. 55, 56, 57, 110, 119, 121) (Aday Memurların Yetiştirilmelerine Dair Genel Yönetmelik m. 12)
Davacı, AYİMe gönderilmek üzere 12 Temmuz 2002 tarihinde İstanbul 4ncü İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 20 Kasım 2000 tarihinde İstanbul Kasımpaşa Deniz Hastanesinde 10329 sicil numarası ile devlet memuru olarak göreve başladığını, henüz anlayamadığı nedenlerle idare tarafından görevine son verildiğini, görevini sevdiğini ve işine bağlı biri olduğunu, idarenin bu işlemi yanlış inceleme sonucu yapmış olduğunu düşündüğünü belirterek göreve iade edilmesinin sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Dava ve özlük dosyası incelendiğinde; davacının 20 Kasım 2000 tarihinde 600 yataklı Kasımpaşa Deniz Hastanesinde Hademe Kadrosunda aday devlet memuru olarak göreve başladığı, adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı staj eğitimine tabi tutulduğu ve bu eğitim sonunda, Temel Eğitim sınavından 43, Hazırlayıcı Eğitim sınavından 50 ve Staj Eğitiminden 45 not aldığı, ayrıca adaylık süresi içinde davacının, 18 Haziran 2001 tarihinde genel cerrahi astsubay koğuşunda hasta olduğu halde istirahata çekilmek suçundan 1/16 oranında maaş katı (Savunma yazısının arkasında disiplin amiri tarafından 1/8 oranında maaş katı cezalandırıldığı yazılmaktadır.), 22 Ağustos 2001 tarihinde 5 gün göz hapsi cezası ile tecziye edildiği, 30 Kasım 2001 tarihinde sorumlu olduğu tuvaletlerin yeteri kadar temiz olmaması nedeniyle uyarıldığı, davacının temel ile hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olması ve adaylık süresi içinde disiplinsiz hareketleri nedeniyle TSK.den ayrılmasının 13 Mayıs 2002 tarihinde MSB.lığınca onaylandığı, ayırma işleminin davacıya 30 Mayıs 2002 tarihinde tebliğ edildiği ve 14 Haziran 2002 tarihinde davacının TSK.den ilişiğinin kesildiği, davacını da süresinde işbu davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 55 nci maddesinde Aday devresi içinde göreve son verme ve 57 nci maddesinde ise Adaylık süresi sonunda başarısızlık durumları ve şartları açıklanmıştır. Ayrıca bu konuda 657 Sayılı Kanunun 55 nci maddesi uyarınca Aday Memurların Yetiştirilmelerine Dair Genel Yönetmelik adı altında Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu Yönetmeliğin 33 ncü maddesine dayanılarak çıkarılan TSK.de Görevli Aday Memurların Yetiştirilmesine İlişkin Yönetmelik de mevcuttur.
657 Sayılı Kanunun 55 nci maddesi uyarınca temel ve hazırlayıcı eğitim ile staj eğitimine tabi tutulmaları zorunlu bulunan aday memurların, 56 ncı madde uyarınca adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onay ile ilişikleri kesileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 57 nci maddesinde ise; adaylardan en geç iki yıl içinde devlet memuru olabilmeleri için olumlu sicil alamayanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesileceği düzenlenmiştir. Diğer yandan; Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Aday Memurların Yetiştirilmesine İlişkin Yönetmelikin 5-9 ncu maddeleri de temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj dönemleri ile ilgili çok kapsamlı düzenlemeler öngörmüş ve tüm aday memurlar için EK-1de belirtilen Staj Değerlendirme Belgesinin düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı Yönetmeliğin 5/c maddesinde de Bütün eğitimleri başarı ile tamamlayamayan aday memurlar asli memurluğa atanamazlar. Asli memurluğa atanabilmek için eğitimde başarılı olmak ve eğitim döneminde aldığı sicilin müspet olması gerekir hükmü yer almaktadır.
Belirtilen mevzuat ışığında dava konusu olay ele alındığında ve davacının şahsi dosyasında bulunan Staj Değerlendirme Belgesi incelendiğinde; davacının Temel Eğitim sınavından 43 puan, Hazırlayıcı Eğitim sınavından 50 puan aldığı ve staj notu olarak da 45 puan belirtildiği görülmektedir.
Aday Memurların Yetiştirilmesine Dair Genel Yönetmelikin 12 nci maddesinde değerlendirmenin 100 tam puan üzerinden yapılacağı ve ayrıca 60 ve daha yukarı puan alanların başarılı kabul edileceği belirtilmiştir. 647 Sayılı Kanunun 55. maddeleri uyarınca aday memurun devlet memuru olarak atanması işleminin yapılabilmesi adaylık süresi içindeki bu eğitimlerde başarılı olma koşuluna bağlanması yanında bu eğitimlerin her birinde başarısız olma durumu da aynı kanunun 56 ncı maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca memuriyetten ilişiğinin kesilme nedeni olarak da belirtilmiştir.
Davacının temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj evrelerinde yapılan sınavlarda başarısız kabul edilmesi nedeniyle aday memurluğuna son verilmesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
Bunun yanında 657 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde düzenlendiği üzere, davacının adaylık süresi içinde (en az 1 yıl, en çok 2 yıl) olumlu sicil alamaması (657 S.K.nun 119 ncu maddesi uyarınca 60 puan ve daha yukarısı olumlu sicil kabul edilmektedir.) durumunda da aday memurluğu görevine son verilmesi gerekecektir.
657 Sayılı Kanunun 110-121 maddeleri arasında sicil raporlarının nasıl ve ne zaman düzenleneceği hususları düzenleme altına alınmıştır. Ayrıca 121 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde aday memurlar hakkında ne zaman sicil raporları düzenleneceği belirtilmiştir. Bunun yanında, benzer düzenlemelerin Milli Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları için sicil düzenleyecek yetkili Amirler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde yer aldığı görülmektedir.
Davacı hakkında 1 ve 2 nci sicil amirleri tarafından 18 Mart 2002 tarihinde yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olarak sicil raporu düzenlenmiştir. Bu sicil raporunda her iki sicil amirince de olumsuz olarak nitelendirilebilecek sicil notları takdir edilmiş ve hakkında olumsuz kanaatler yazılmıştır. Davacının bir yılı aşan adaylık süresi içinde üç ayrı disiplin cezası ile tecziye edilmesi, davacının olumsuz sicil almasının hukuki nedenini oluşturmakta ve takdir yetkisinin objektif sınırlar içinde kalınarak kullanıldığını göstermektedir. Bu somut duruma göre davacının 657 sayılı Kanunun 57 nci maddesi uyarınca devlet memuru olabilmek için en geç iki yıl içinde olumlu sicil alma koşulunu sağlayamadığının kabulü ile aday memurluk görevine son verme işleminin ikinci hukuki nedenini oluşturan bu durumun da hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy