(5434 S. K. m. 12, Ek. m. 21)
Davacının 16.07.2002 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi aracılığı ile verdiği ve 25.07.2002 tarihinde AYIMde kayda alınan dava dilekçesinde özetle; 1983 yılında Bolvadin Endüstri Meslek Lisesini bitirdiği, 15.09.1983 tarihinde İstihkâm Astsubay hazırlama Okuluna başladığını, 08.02.1984 tarihinde Bolvadin Asliye Hukuk hakimliğinden kaza-i rüşt kararı aldırdığını, 5434 sayılı Kanunun Ek-21 nci maddesi gereğince Astsubay hazırlama Okulunda geçen sürelerin fiili hizmet süresinden sayılması için 05.04.2002 tarihinde yaptığı müracaatın kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde yapılan işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare davacının durumunun 5434 sayılı yasanın Ek-21 nci maddesinde aranan koşullarıyla örtüşmediği gerekçesiyle, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Konu ile ilgili mevzuatın ve dava dosyasının incelenmesinde; davacının 15.09.1983 yılında Astsubay hazırlama Okuluna başladığı, 29.06.1978 tarih ve 2168 sayılı Kanunla 5434 sayılı Kanunun 12, 154, 31 nci maddelerinde değişiklik yapılarak Astsubay Sınıf okulu öğrencilerinin iştirakçi olarak ilgilendirilmeleri, bu okulları bitirerek Astsubay naspedilenlerin sınıf okullarında geçen sürelerinin fiili hizmet sürelerine eklenmesinin kabul edildiği, ancak o tarihte 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanamadığını, bilahare bu konuda 08.02.1984 tarihinde Bolvadin Asliye Hukuk Hakimliğinden kaza-i rüşt kararı aldırdığı, önceki mezun olduğu okulun Bolvadin Endüstri Meslek Lisesi metal isleri bölümü olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 5434 Sayılı Kanunun Emekli Sandığından faydalanacakları belirleyen 12 nci maddesinde de Bu Kanunla tanınan haklardan (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk Uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanır hükmü yer almaktadır. Böylece, 2168 Sayılı Kanun ile Astsubay Sınıf Okulunda geçen sürelerin fiili hizmet zammına eklenmesinin gerekeceği kuralı getirilmiş ise de, bu hüküm uyarınca uygulama yapılabilmesi için 5434 Sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile getirilen 18 yaşını bitirmiş bulunmak koşulunun da ayrıca gerçekleşmesi gerektiği görülmektedir.
Diğer yandan, 5434 sayılı Kanuna 08 Temmuz 1971 tarih ve 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek-21 nci maddesi ile bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden Türk Medeni Kanunu Hükümlerine göre Kaza-i rüşt kararı almak koşulu suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi kurumlarda öğrenimleriyle ilgili görevlere atananlar hakkında 5434 sayılı Kanunun 12. maddesinde yazılı 18 yaşın bitirilmiş olması şartının aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
Davacının dava dilekçesinde ve idarenin savunmasına verilen cevap dilekçesinde belirttiği üzere önceki eğitiminin salt endüstri meslek lisesi mezuniyeti olmasının yetmediği, ayrıca branşı doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi kurumlarda öğrenimleriyle ilgili görevlere atanmış olması gerektiği ortadadır. Burada davacının yaptığı yorumun aksine Endüstri Meslek Lisesinin metal işleri bölümü mezunu olduğu ve doğrudan ve münhasıran metal işleri branşı kapsamında olmayan istihkâm sınıfında teknisyen olarak görevlendirildiği görüldüğünden davacının Astsubay Okuluna girerken genel anlamda kaynak fazlalığını sağlayarak daha kaliteli seçim yapabilme düşüncesiyle endüstri meslek lisesinin birçok dalının müracaata konu yapılmasının davacının yorumu gibi Astsubay okulunda öğrencilikle ya da okulda ayrıldığı sınıfla aynı branşta sayarak, özlük islerine matuf söz konusu Kanun maddesinden istifade etmek istemesinin hak ve nesafetle bağdaşmayacağı gibi, eşitler arasında eşitsizliğe yol açacağı şüphesizdir.
Söz konusu Kanun maddesinin ayni branşa ait bir kamu görevine atanmaları halinde artık 18 yas koşulunun aranmadan hizmette geçirdikleri sürelerin sayılmasına matuf olduğu, davacının statüsünün ise; 5434 sayılı Kanuna 8 Temmuz 1971 tarih ve 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek-21 nci maddesi kapsamına girmediği dolayısıyla, 14.08.1967 doğumlu olan davacının 18 yasini 14.08.1985 tarihinde doldurması, 30.8.1984 tarihinde astsubaylığa naspedileceği ve bu tarihte de mağduriyetini (özlük hakları, maaş vs. bakımından) önleyebilmek amacıyla idarenin bir anlamda yol göstermesiyle de olduğu değerlendirilen başvurusu sonucu kaza-i rüşt kararı alabilmesinin sağlandığı görülmektedir.
Tüm bu değerlendirme ve açıklamalar ışığında; davacının emsalleri gibi 18 yasini doldurmadan öğrencilikte geçirdiği sürelerin 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereğince fiili hizmetten sayılması söz konusu görülmemiş ve idarece tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanağı bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy