(Kamu Konutları Yönetmeliği m. 9, 20) (2946 S. K. m. 4)
Davacı, 02.09.2002 tarihinde Diyarbakır Bölge idare Mahkemesi aracılığı ile verdiği ve 06.09.2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; 27.12.2001 tarihinde subay tahsisli olan bir konuta şartlı olarak girdiğini, 2002 yılı atamaları ile Diyarbakıra gelen subaylar için ihtiyaç doğduğundan şartlı olarak tahsis yapılan konutların da dağıtıma sokulduğunu, subay kontenjanında bulunan OHAL C-3 Blok 30 no.lu konutun hiçbir subay tarafından tercih edilmemesi nedeniyle başka bir astsubaya şartlı olarak tahsis edildiğini, kendisinin oturduğu konutu boşaltmasının istendiğini, eğer Yönergeye uygun olarak lojman dağıtımı yapılsaydı şartlı olarak oturduğu konuttan çıkmayacak olduğunu, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında özetle, davacının şartlı olarak oturduğu konutun, subaylar için ihtiyaç duyulması nedeniyle diğer şartlı tahsis edilen konutlarla birlikte öneriye çıkarıldığını, davacının oturduğu konutunda tercih edilmesi nedeniyle tahsis edildiğini, toplam 7 astsubayın şartlı olarak oturduğu konutu tahliye etmesi için tebligat yapıldığını, davacının 6 nci sırada tahliye için tebligat aldığını, OHAL C-3 nolu konutun bir subay tarafından tercih edilmesi halinde dahi davacının oturduğu konutu tahliye etmesi gerektiğini, buna göre bu davada davacının güncel menfaatinin ve ehliyetinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davacının Yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi AYİM 1 nci Dairesinin 06.11.2002 tarih ve Gensek No:2002/2263, Esas No:2002/1352 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davalı idare, davacının bu davayı açmakta güncel menfaatinin bulunmadığını belirterek, davanın ehliyet yönünden reddini talep etmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira davanın konusu şartlı olarak tahsis edilen konutun tahliyesi işleminin iptali işlemidir. Davacının oturmakta olduğu konutu boşaltması yönünde tesis edilen işlem ile güncel bir menfaatinin etkilendiği kesindir. Dolayısıyla davacının bu davayı açmakta güncel menfaati ve ehliyeti mevcuttur.
Dosyanın incelenmesi neticesinde, davacının talebi üzerine subay kontenjanında bulunan konutlardan birisinin davacıya 27.12.2001 tarihinde şartlı olarak tahsis edildiği, 2002 yılı genel atamaları ile Diyarbakır Garnizonuna atanan subayların fazla ve konutların kısıtlı olması nedeniyle yapılan lojman dağıtımı sonunda Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığının 20 Ağustos 2002 tarihli emri ile davacının konutunu tahliye etmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Şartlı tahsis konusunun önce kanun, sonra Yönetmelik ve en sonra da Yönerge hükümleri incelenerek irdelenmesi zorunluluğu vardır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunun 4 ncü madde 2 nci fıkrası aynen Sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresi beş yıldır. Ancak; bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması halinde; belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebilir. şeklindedir.
Bu maddeye göre şartlı tahsis edilen bir konutu, konutu tahsis eden makam, konuttan yararlanacak birinin/birilerinin bulunmaması durumunda, belli bir süre ile bağımlı olmaksızın, şartlı oturanı konuttan çıkartıp ondan sonra yanı konut fiilen boşalttıktan sonra, hak sahiplerine öneriye çıkartma yetkisine sahiptir.
Kamu Konutları Yönetmeliği de şartlı tahsis le ilgili 20 nci maddesi de aynı doğrultudadır.
Yine Yönetmeliğin 9 ncu maddesi bir konutun öneriye çıkarılabilmesi için öncelikle fiilen boşaltılması ve teslim alınmasını şart koşmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin (MSY/319-2 (A) 3 ncü bölüm 7 nci maddesinde Şartlı Konut Tahsisi baslığını taşımaktadır. Bu maddeye göre; Ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı için tahsis edilemeyen konutlar, kendi kontenjanında boş konut olmadığı için konuta giremeyen, diğer kontenjanlardaki personele; subay astsubay sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaş öncelik sırasına önerilerek şartlı olarak tahsis edilir. Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde ihtiyaç miktarı kadar konut; konuta önce girenlerden, giriş tarihleri aynı ise, giriş puanı en az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tespit edilerek, hak sahibi personele önerilir. Bu konutlarda tercih edilenler tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tahliye ettirilir. Şartlı konutların tahliyesi gerekmediği müddetçe, konutta oturma süresi beş yıldır. Garnizonda şartlı verilmiş sobalı ve kaloriferli konut bulunması halinde, kaloriferli konutlarda başlamak üzere yeteri kadar konut personele önerilerek yukarıda ki esaslar dahilinde tahliye ettirilir. denilmektedir.
Açıklanan Yönerge hükmü göz önünde tutularak dava konusu işlem değerlendirildiğinde, bu işlemin hukuka aykırı bir yön taşımadığı görülmektedir. Zira davacı astsubay olmasına rağmen, subay kontenjanında bulunan bir konuta 27.12.2001 tarihinde şartlı olarak girmiş ve 2002 yılı genel atama döneminde ihtiyaç duyulması nedeniyle 20 Ağustos 2002 tarihli emir ile şartlı olarak girdiği konutu tahliye etmesi emredilmiştir.
Subay kontenjanında bulunup ta astsubaylara şartlı olarak tahsis edilen konutlardan 7 tanesine 2002 yılında Diyarbakıra atanan subaylar tarafından duyulan ihtiyaç üzerine bu 7 adet konutun öneriye çıkarılmasında, subaylara tahsis edilmesinde, davacının oturduğu konutun da aralarında bulunduğu bu 1 adet konutun Yönergenin yukarıda açıklanan hükmü gereğince tahliye ettirilmesinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Öte yandan davalı idare tarafından hakli olarak belirtildiği üzere subay kontenjanında bulunan OHAL C-3 30 Nolu konutun subaylara tahsis edilmesi gerekirken tahsis edilmeyip başka bir astsubaya şartlı olarak tahsis edilmesi hali davacının durumunu hiçbir şekilde etkilememektedir. Zira davacı şartlı olarak oturduğu konutunu 6 ncı sırada tahliye etmek durumundadır. OHAL C 3-30 Nolu konutun bu şekilde bir astsubaya tahsis edilmesi ancak davacıdan sonra 7 nci sırada konutunu tahliye etmesi gereken astsubayı ilgilendirmektedir. Başka bir deyişle OHAL C-3 30 Nolu konut bir subay tarafından tercih edilse ve ona tahsis edilseydi dahi davacı şartlı olarak oturduğu konutunu tahliye etmek zorunda kalacak idi. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde davacının durumunu değerlendirdiğimizde; söz konusu lojmanda şartlı olarak oturmakta iken Yasal mevzuata ve usulüne uygun olarak Konut Başvuru Beyannamesi ve dilekçeleri ile lojman talep eden subayların bulunması nedeniyle lojmandan çıkarılması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucu varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy