(1602 S. K. m. 21, 56) (2709 S. K. m. 125) (1086 S. K. m. 91, 92, 93, 94, 95) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5, 31, 32, 33)
Davacı, 4 Eylül 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 2000 yılında 1 nci dereceye yükselmesi gerekirken yükselemediğini belirterek 1999-2000-2001 ve 2002 yılı notlarının incelenerek, 1 nci dereceye yükselmesini engelleyici notların iptalini talep ve dava etmiş; 25 Ekim 2002 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen cevaba cevap dilekçesi ile 30 Ekim 2002 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen ek dilekçesinde 1999 yılı sicilinin K.K. Sicil Denetleme ve Değerlendirme Kurulunca iptal edilmesi işleminin iptalini talep etmiştir.
Getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1977 yılında sicil almaya başlayan davacının genelde iyi seviyesinin orta düzeyinde gerçeklesen bir sicil alma eğiliminin mevcut olduğu, 1999 yılında her iki sicil üstü tarafından tam sicil notu ile takdir edildiği, bu sicil notunun Sicil denetleme ve değerlendirme Kurulunun 25.08.1999/Astsb. 1256 sayılı kararıyla, sicil alma eğiliminin üst sinirini asan, safahatındaki en yüksek not olduğu; bu denli yükselişi izah eden bilgi ve belge olmadığı, sicil notunun objektif ölçüleri yansıtmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, kararın 22.10.1999 tarihinde Kuvvet Komutanınca onandığı; davacının bu dönemden sonraki sicillerinin çok iyi seviyesinde gerçekleştiği; meslek hayati boyunca 17 takdirle ödüllendirildiği, bu takdirlerinin sicil dönemlerine göre dağılımının 1985 yılında 1, 1995 yılında 1, 1999 yılında 2, 2000 yılında 6, 2001 yılında 5 ve 2002 yılında 2 şeklinde olduğu; 19.09.1977 tarihinde kılık kıyafet nedeniyle şiddetli tevbih, 23.09.1977 tarihinde hizmet aracını görev dışı kullanmak ve görevi ihmal nedeniyle 14 gün oda hapsi, 29.06.1982 tarihinde görevi ihmal nedeniyle şiddetli tevbih, 08.07.1982 tarihinde göreve gereken önemi vermemekten 7 gün oda hapsi ve 14.01.1997 tarihinde asta müessir fiil suçu nedeniyle 2 gün göz hapsi cezasıyla cezalandırıldığı; Genelkurmay Askeri Mahkemesinin 11.09.1979 tarih ve 1979/309 -385 E.K. sayılı kararıyla görevi kötüye kullanmak ve asta müessir fiil suçlarından mahkum olduğu; yine Dz. Kuvvetler Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 27.09.1990 tarih ve 1990/75 -165 E.K. sayılı kararıyla müteaddit asta müessir fiil suçlarından mahkum olduğu görülmektedir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
TSK. Astsb. Sicil Yönetmeliğinin 31, 32 ve 33 ncü maddeleri doğrultusunda faaliyet gösteren Sicil Değerlendirme ve Denetleme Kurullarının, Personelin aldığı sicil notunun sicil alma eğiliminden fazla veya düşük olması halinde bunun nedenlerine gireceği ve kasıtlı, keyfi verilen sicilleri saptayarak gerekiyorsa Kuvvet Komutanının onayını takiben iptal edebileceği bilinmektedir.
Yukarıda getirilen ölçütlerle ile 1999 yılı sicil işlemi değerlendirildiğinde; davacıya 1999 yılına kadar geçen 22 sicil döneminde hiçbir sicil üstünce tam not takdir edilmediği gibi çoğunlukla iyi seviyesinin orta düzeylerinde not takdir edildiği, yukarıda belirtilen disiplin ve takdir durumu itibariyle bu değerlendirmelerinde objektif olduğunun anlaşıldığı; davacının istikrar bulmuş sicil alma eğilimi devam ederken sicil notunun birdenbire mükemmel seviyeye çıkmasının verilmiş iki takdirle izah edilemediği; objektif bir değerlendirmeye dayalı olduğunu göstermediği; bu denli yükselişinin gerekçesi olabilecek başka bilgi ve belgenin mevcut olmadığı; bu nedenlerle sicil denetleme ve değerlendirme kurulunun iptal kararında hukuka aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının 25 Ekim 2002 ve 30 Ekim 2002 tarihli dilekçelerinden 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait sicillerin iptali talebinden feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 1602 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin atfıyla davadan feragatle ilgili uygulanacak hükümler HUMK.nun 91-95 maddesinde yer almaktadır.
Anılan yasal hükümlere göre davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) neticei talebinden vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) vazgeçmektedir. Davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer. Zira feragat kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğuran bir irade beyanıdır. Bu itibarla hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilmesi mümkündür.
Açıklanan nedenlerle;
1) 1999 yılı sicilinin K.K. Sicil Denetleme Kurulu tarafından iptal edilmesi işleminin iptali talebinin REDDİNE,
2) 2000, 2001 ve 2002 yılı sicillerinin iptali taleplerinden feragat nedeniyle bu istemlere yönelik UYUŞMAZLIĞIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy