(926 S. K. m. 118) (2709 S. K. m. 41)
Davacı, 08 Temmuz 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2001 yılında kati şark tebligatı aldığını, eşinin 1999 yılı Ekim ayında GATA Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığı emrinde Uzman öğrenci olarak uzmanlık eğitimine başladığını ve bu eğitiminin Kasım 2003 yılına kadar devam edeceğini, bu hususun ve aile bütünlüğünün bozulması durumunun göz önüne alınarak şark tayininin bir yıl ertelenmesi yönünde dilekçe ile müracaat ettiğini, ancak 3 ncü Or. Loj. Ds. K.200 Yt. As. Hst. Danışma Hekimliği-Erzincana atamasının yapıldığını bu atama neticesinde sekiz aylık çocuğu ile beraber eşinden ayrı kaldığını, aile bütünlüğünün bozulacağını, çocuğunun bakımının zorlaşacağını ve lojman imkânından yararlanamayacağını belirterek, atama işleminin iptali istemi ile bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYIM Nöbetçi Dairenin 26.7.2002 tarih ve 2002/20 Esas nolu kararı ile kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesi, Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler. hükmünü içermekte, 119 ncu maddesinde de, Yukarıdaki maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti; bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tespiti, buralarda kalma süreleri, atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususlar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelik ile tespit edilir. hükmüne yer verilmektedir. Kanunun belirtilen bu amir hükmüne istinaden çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve astsubayların Atanma ve Yer değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 1 nci maddesi, Subay ve astsubayların meslek hayatları boyunca değişik bölge ve garnizonlara atanmalarında Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle vazife görecek şekilde atanma ve yer değiştirme işlemine tabi tutulurlar, 3 ncü maddesi, Subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tesbit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Kıta hizmeti zorunluluğu,
c) Terfi durumu,
d) Sınıf ve ihtisasları,
e) Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlık durumları,
f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
g) Atanma istek kartlarında belirttikleri yerler. hükmünü amirdir.
Davacı davasını aile bütünlüğünün bozulduğu iddiasına dayandırdığından, ağırlıklı olarak bu konu üzerinde değerlendirme yapılmıştır.
Bilindiği üzere bir üst norm olan Anayasanın 41 nci maddesi ile aile bütünlüğünün ve refahının, ana ve çocukların korunması Devletçe korunma altına alınmıştır.
Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16 nci maddesinde de, eşleri Devlet kuruluşlarında görevli subay ve astsubayların atanmalarında eslerin memuriyet görevi göz önünde tutulur denilmekle; aile bütünlüğünün korunmasının dikkate alınacağı, ayrıca hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Yine aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesi 2 nci bölgeye atanacaklar için göz önüne alınacak hususları, 39 ncu maddesi ise atamanın ertelenmesine ilişkin koşulları düzenlemiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının (Ocak) 1998 yılında esinin Antakya Garnizonunda görevli olması nedeniyle Trabzondaki görev yerinden Antakya Garnizonuna atandığı, (Nisan) 1999 yılında esinin Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanması nedeniyle (Ekim) 1999 yılında Ankara Garnizonuna atandığı, böylece davacının 19 Kasım 1997- 02 Ocak 1998 tarihleri arasında Trabzon, 02 Ocak 1998 - 18 Ekim 1999 tarihleri arasında Antakya-Hatay, 18 Ekim 1999 tarihinden itibaren Ankara Garnizonunda görev yaptığı, 2002 genel atamalarından önce davacıya 2 nci bölge hizmet sırasının gelmesi sebebiyle kati hazırlık tebligatı yapıldığı, bunun üzerine davacı tarafından 28 Ocak 2002 tarihli dilekçe ile esinin Kasım - 2003 yılına kadar GATA Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığında uzmanlık eğitimine uzman öğrenci olarak devam etme durumu ileri sürülerek aile bütünlüğünün bozulmaması için 2 nci bölge hizmetinin bir yıl ertelenmesi müracaatında bulunulduğu, bu müracaatı kabul edilmeyen davacının 2002 genel atamalarında (K.K.K.lığının 17 Mayıs 2002 gün ve PER:4031-11-02/Tay. D.Ql. ve Koor. S. Pl. Ks. (46) sayılı emri) Ankara-K.K.Ds. Kt. Grp. K.lığı Kh. ve Kh. Bl. Revir Bstbp. liğinden, Erzincan 3 ncü Or. Loj. Ds. K.K.200 Yt. As. Hst. Danışma Hekimliğine atandığı, sonuç olarak davacının 08.07.2002 tarihinde bu atama işleminin iptali istemi ile dava açtığı anlaşılmaktadır.
Mevcut mevzuat ışığında, atama ve yer değiştirmede temel ve anahtar normu, 926 sayılı Kanunun 118 nci maddesinde belirtilen hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esası oluşturmaktadır. Bu nedenle Yönetmelik hükümlerinin de bu esasa bağlı kalınarak ve ayrıca bu hususta mevcut olan Anayasal üst norm çerçevesinde yorumlanması kaçınılmazdır.
Davacının ikinci bölgeye atanma sırasının geldiği ve anılan yönetmeliğin ertelemeye dair 39 ncu maddesi kapsamında kalmadığı açık ise de; somut durumun Anayasada yer alan üst norm çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle de Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin atama, erteleme ve aile bütünlüğüne yönelik hükümleri, davacının es ve çocuğuna yönelik somut durumu göz önüne alınarak yorumlandığında, söz konusu atama işleminin hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öncelikle hizmetin aksatılmadan yürütülmesi anahtar normu her somut durumun özelliği ve koşulları dikkate alınmak suretiyle uygulanmak durumundadır. Henüz yasini tamamlamamış birkaç aylık çocuğu ile birlikte aile bütünlüğü bozulacak şekilde ikinci bölgeye ataması yapılan davacının bu bölgede hizmetin aksatılmadan yürütülmesine verimlilik ve işlerlik açısından ne kadar katkı sağlayacağı tartışmalı olmakla birlikte, davacının bir yıl ertelemeli olarak anılan bölgeye atamasının yapılmasının mevcut mevzuat hükümlerine aykırı olmayacağı gibi hizmetin aksatılmadan her yerde yürütülmesi anahtar normuna da daha fazla işlerlik kazandıracağı açıktır. Bütün bunların yanında, kanun ve yönetmelik hükümlerinin anayasal düzenlemeler çerçevesinde yorumlanması ve uygulanması zorunluluğu karşısında, davacının aile bütünlüğü korunarak yapılacak bir atama yer ve zamanının idarenin sosyal bir hukuk devleti olmasının getirdiği zorunluluklardan olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. İdarenin davacının esinin uzmanlık eğitiminin öngörülen süreden daha fazla uzaması ihtimali üzerinde durması geleceğe yönelik bir varsayımdan öte gitmemektedir.
Bu nedenlerle, aile bütünlüğü korunmadan tesis edilen dava konusu atama işleminin hukuka aykırı olduğu kararına varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen atama işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy