(Subay Sicil Yönetmeliği m. 25, 26, 79, 110) (2709 S. K. m. 125)
Davacı, 18.9.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1982 yılında Dz. Harp Okulunu besincilikle, 1993 yılında Denizaltıcılık kurs ve stajını ikincilikle bitirdiğini, başarılı bir mesleki safahatı olduğunu, birçok yurtdışı kurs ve göreve layık görüldüğünü, değişik sicil üstlerince birçok kez takdir edildiğini, ancak kıdem sıra kitabında hak ettiği yerden geride olduğu kanaatinde olduğunu, yaptığı incelemeler sonucunda 1993, 1994 ve 1995 yıllarında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince, görevle ilgili bazı ufak anlaşmazlıklar yüzünden sübjektif sicil düzenlendiği kanaatine vardığını, hakkında bu yıllarda hukuka aykırı düzenlenmiş sicillerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacının getirtilen Kuvvet K.lığında ve Kıtası K.lığında bulunan özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının 1983 yılında sicil almaya başladığı, sicillerinin başlangıçtan itibaren iyi ve çok iyi düzeylerde seyrettiği, hakkındaki kanaatlerin olumlu olduğu, dava konusu 1993 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince safahatına uyumlu çok iyi düzeyde, 3 ncü sicil üstünce safahatına yakın iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince olumlu, 3 nci sicil üstünce olumlu ve olumsuz ifadeler içeren kanaat belirtildiği, dava konusu 1994 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince geçmişteki sicil notu ortalamasından bir miktar düşüşle iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, 1 nci sicil üstünce olumlu, 2 nci sicil üstünce olumlu ve olumsuz ifadeler içeren kanaat belirtildiği, davacının bu sicil dönemi içinde 13.1.1994-17.6.1994 tarihleri arasında ABDde Deniz Karargah Kolejinde kursta olduğu, 1994 yılı sicilinin 2.5.1994 tarihinde düzenlendiği ve davacının sicilinin düzenlendiği tarihte kursta olduğu, dava konusu 1995 yılında 1 nci sicil üstünce mükemmel düzeyde, 2 nci sicil üstünce safahatına uyumlu çok iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği ve her iki sicil üstünce olumlu kanaat belirtildiği, bundan sonraki sicillerinin çok iyi ve mükemmel düzeylerde gerçekleştiği, davacının safahatı boyunca 7 takdirname ve 1 para ödülü ile ödüllendirilmiş olduğu, dava konusu sicil dönemlerine ilişkin olarak 1995 yılı sicil döneminde 24.11.1994 tarihinde tatbikattaki basarisi nedeniyle takdir edilmiş olduğu, safahatı boyunca 1992 yılı sicil dönemi içinde 1 şiddetli tevbih, 1 uyarı cezası ile cezalandırılmış olduğu, dava konusu sicil dönemlerinde herhangi bir cezası olmadığı görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Subay Sicil Yönetmeliğinin 25 nci maddesinde, Sicil belgeleri I nci sicil üstlerince 2 Mayıs tarihi ile düzenlenir ve III ncü sicil üstlerince en geç 30 Mayıs tarihinde 26 ncı maddede belirtilen Personel Başkanlıklarında bulundurulacak şekilde gönderilir..., 26 ncı maddesinde, ...Birinci sicil üstü sicil doldurma zamanında emri altında bulunan bütün subayların sicillerini doldurur..., 79 ncu maddesinde, Öğrenim, kurs, hava değişimi, istirahat, tedavi sebepleriyle sicil belgesi düzenlenemeyenlerin kademe ilerlemelerinde, haklarında en son düzenlenmiş sicil belgesi geçerli sayılır..., 110 ncu madde (b) fıkrasında ise, Subayın görevinden ayrılmasında (1) Sicil süresi başlangıcı ile o yıla ait sicilin düzenlenip gönderileceği bir tarih arasında görevinden ayrılan subaylar hakkında sicil üstleri, Yönetmelik hükümlerine göre sicil yazılabilecek ise sicil defterine not ve kanaatlerini yazar ve imza eder. Yönetmeliğe göre sicil yazması mümkün değil ise sicil defterine henüz bir kanaat edinemedim ibaresini yazar ve imza eder... hükümleri yer almaktadır.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur... Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel safahatına ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca düşüklüğü açıklayacak makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Bütün bu açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde, dava konusu 1993 ve 1995 yıllarında davacı hakkında sıralı sicil üstlerince safahatına uyumlu ve yakin çok iyi ve mükemmel düzeyde sicil notu takdir edilmiş, 1993 yılında 3 ncü sicil üstünce olumlu ve olumsuz, diğer sicil üstlerince olumlu kanaatler belirtilmiş olduğu, davacının safahatında benzer sicil notları bulunduğu, tüm safahatı birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında 1993 ve 1995 yıllarında sıralı sicil üstlerince düzenlenen sicillerin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu 1994 yılında ise sicillerin 2.5.1994 tarihinde düzenlenmiş olduğu, oysa bu tarihte davacının görevinin başında değil, 13.1.994-17.6.1994 tarihleri arasında ABDde kursta olduğu, davacının 13.1.1994 tarihinde kursa gitmekte iken 2.5.1994 tarihinde görevinin başında olmayacağı belli olduğuna göre Birliği K.lığınca davacı hakkında 13.1.1994 tarihinde giderken ayrılış sicili düzenlenmesi veya kurstan döndükten sonra 17.6.1994ten sonraki bir tarihte sicil düzenlenmesi gerekmekte iken, Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına aykırı olarak davacının kursta bulunduğu bir tarihte sanki görevinin başında imiş gibi 2.5.1994 tarihinde sicil düzenlendiği, bu sicilin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine aykırı ve yetki yönünden sakat olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, davacı hakkında;
1. 1993 ve 1995 yıllarında sıralı sicil üstlerince düzenlenen sicillerin iptali isteminin REDDİNE,
2. 1994 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince düzenlenen sicillerin yetki yönünden hukuka aykırı olduğundan İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy