(Subay Sicil Yönetmeliği m. 103)
Davacı, 27 Aralık 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 70 nci Tug.2.Tb. K.lığındaki Tim K.lığı görevinden sonra atandığı 229.Mot.A.3.Tb.8.Bl.K.lığı görevine 09.12.1987'de başladığını, 4-5 aylık sürede kendisini yeterince tanımayan yeni sicil üstlerince verilen 1888 ve 1989 yılı sicil notlarının objektif olmadığını beyanla, 1988 ve 1989 yıllarına ait sicil notlarının iptalini talep etmektedir.
Davacıya ait dava dosyası, Kuvvet ve Kıt'a özlük dosyası ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 1983 yılında Teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının sicil almaya başladığı 1984 yılından dava konusu 1988 yılına kadar çok iyi seviyede sicil notları ile takdir edildiği, dava konusu 1988 yılı sicil döneminde, 11 Aralık 1987 tarihinde 2 nci sicil üstü tarafından çok iyi seviyede ayrılış sicil notu ile, 2 Mayıs 1988 tarihinde her iki sicil üstü tarafından iyi seviyede sicil notu ile takdir edilen davacının 1 nci sicil üstü tarafından deftere yazılmış olumsuz kanaatlerin sicil belgesine aktarılmadığı, sadece sicil defterinde olumsuz kanaatlerin bulunduğu, 2 nci sicil üstünün 8 Şubat 1988 ve 15 Nisan 1988 tarihlerinde davacıyı yazı ile takdir ettiği, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1989 yılı sicil döneminde her iki sicil üstü tarafından iyi seviyede sicil notu ile takdir edilen davacının 1 nci sicil üstü tarafından hem olumlu hem de olumsuz, 2 nci sicil üstü tarafından olumlu kanaat ile takdir edildiği, bu sicil döneminde 7 Eylül 1988 ve 14 Şubat 1989 tarihlerinde 2 nci sicil üstü tarafından yazı ile takdir edilen davacının daha sonra çok iyi ve mükemmel seviyede sicil notu ve olumlu kanaatler ile takdir edildiği, herhangi bir ceza ve ikazı bulunmayan davacının 1 kez eğitim para ödülü, 1 kez atış para ödülü, 1 kez idari ve lojistik hizmet şerit rozeti ve 37 kez yazı ile takdir edildiği müşahede edilmiştir.
Subay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre tanzim edileceğini belirleyen Subay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasa'sının 125/4 ve 1602 S.K nun 21/2.nci maddesinde belirtildiği gibi takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilmeyeceğini göz önünde tutulsa da, kamu yararım açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz biçimde yanlış kullanıldığına anlaşılması halinde idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise, uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çöl yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişat ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesinde, "...C yıla ait sicil düzenleme zamanında 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil not ve kanaatlerini önce sicil defterine daha sonra sicil belgesine yazarlar. Sicil defteri ili sicil belgesindeki not ve kanaatler birbirinden farklı ise bu takdirde işlemlerde sicil belgesindeki not ve kanaatler geçerli sayılır..." denmektedir. Buna göre 1988 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen sicil belgesinde davacı hakkında iyi not takdir edilip, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bu belgenin gönderileceği ve değerlendirmenin buna göre yapılacağı, 1 nci sicil üstü defterine yazılmış olan olumsuz kanaatin ise Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilmeyeceği, değerlendirmelerde dikkate alınmayacağı, böylece davacının menfaatinin zarar görmeyeceği, sicil defterindeki "bu kanaatin işlem makamı olan KKK. lığına iletilmemesi nedeniyle değerlendirmelerde dikkate alınmayacak olması karşısında, bu işlemin tekemmül etmemiş işlem olması nedeniyle iptale konu olamayacağı düşünülebilirse de, sicil defterine yazılı olan olumsuz kanaatin KKK. lığına gönderilmediğini, aynı sicil döneminde aynı sicil üstünce düzenlenen sicili ve olumlu kanaati içeren sicil belgesinin KKK. lığına gönderildiğini daha sonraki sicil üstlerinin bilemeyeceği ve daha sonraki sicil üstlerini dava konusu olumsuz kanaatin olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirildiğinden, sicil defterindeki Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara aykırı bir biçimde yazılmış olan olumsuz kanaatin ve aynı gerekçelerle sicil belgesinde olmadığı halde, 1 nci sicil üstünce 2 Mayıs 1988 tarihinde 1 nci sicil üstü sicil defterine yazılmış olan olumsuz kanaatin iptal davasına konu olabileceği değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu işlem değerlendirildiğinde; dava konusu 11 Aralık 1987 tarihli 2 nci sicil üstü ayrılış sicilinin safahatına uygun olduğu, 1988 ve 1989 yılı 2 Mayıs tarihli 1 nci ve 2 nci sicil üstleri tarafından takdir edilen sicil notlarının davacının sicil safahatı ile uyumlu olmadığı, sicil notlarının bu derece düşürülmesini haklı gösterecek herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, aksine davacının her iki dava konusu yılda da 2'şer kez yazı ile takdir edilmiş olması karşısında, 1988 ve 1989 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstleri tarafından takdir edilen sicillerin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği vicdani kanaatine varılmıştır.
Açıklandığı şekilde dava konusu sicilin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesine göre sicil üstleri takdir ettikleri sicil ve kanaatleri önce sicil defterine yazıp oradan da sicil belgesine geçirmelidirler, sicil defteri ile belgesi arasında çelişki olduğunda ise sicil belgesindeki kayıt geçerlidir. Davamızda 1988 yılında 1 nci sicil üstü, sicil belgesi ile sicil defterine aynı notlan yazmasına rağmen, Subay Sicil Yönetmeliği usul ve esaslarına aykırı davranarak 1 nci sicil üstü sicil defterine 2 Mayıs 1988 tarihinde sicil notu ve olumsuz kanaat takdir etmiş, ancak bu olumsuz kanaati sicil belgesine geçirmemiştir. Sicil defteri ile sicil belgesindeki kanaatlerin uyumsuzluğu durumunda Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre sicil belgesi geçerli olacağından, sicil defterinde yazılı olan olumsuz kanaatin geçersiz sayılacağı aşikârdır.
Açıklanan nedenlerle;
1. 11 Aralık 1987 tarihli ayrılış sicilinin iptali isteminin REDDİNE,
2. 2 Mayıs 1988 tarihli 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının İPTALİNE,
3. 3 Mayıs 1988 tarihli 1 nci sicil üstü defterinde yazılı, sicil belgesinde yazılı olmayan olumsuz kanaatin hükümsüzlüğünden İPTALİNE,
4. 1989 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının İPTALİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy