(926 S. K. m. 36) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 116)
Davacı, 19 Aralık 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı Eylül ayında kendi nam ve hesabına yüksek lisans yapmak üzere Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsüne başvurduğunu ve 03 Eylül 2001 tarihinde eğitimini tamamladığını, yüksek lisans kıdemi verilmesi için idareye yaptığı müracaatın sicil notu ortalaması tutmadığından bahisle reddedildiğini belirterek, kazanılmış hak ilkesi gözardı edilerek hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; davacının Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Elektrik-Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimini 03 Eylül 2001 tarihinde tamamladığı, 16 Ekim 2001 tarihinde yüksek lisans kıdemi verilmesi talebiyle idareye müracaat ettiği, talebinin Hv.K.K.1 nci Hava İkmal Bakım Mrk.K.lığının 13 Kasım 2001 tarihli cevabıyla, durumunun Subay Sicil Yönetmeliğinin 116ncı madde (b) fıkrası (5) nci bendi hükmüne uymadığından bahisle reddedildiği, 1994 tarihinde teğmen nasb edilen ve 1995 yılından itibaren sicil almaya başlayan davacının yüksek lisans kıdemi verilmesi için müracaatta bulunduğu tarihteki mevcut sicil notu ortalamasının tam notun %90ın altında olduğu anlaşılmıştır.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 36ncı maddesinin 28 Haziran 2001 gün 4699 sayılı Kanunla değişik (d) bendinin 3ncü fıkrasında Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının İnsan gücü Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda yüksek lisans (bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, master) öğrenimi yapanlara bir yıl kıdem verileceği belirtilmiş (f) bendinde de kıdem verme usul ve esas ve şartlarının Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (d) bendinde; lisansüstü öğrenim kıdemi verilebilmesi için müracaat tarihinde subaylığa nasip tarihinden itibaren almış olduğu sicil notları ortalamasının, sicil tam notunun % 90 ve daha üstünde olması şartı getirilmiştir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 116ncı maddesinin 5 nci fıkrası (b) bendinde yer alan Müracaat tarihinde mevcut sicil notları ortalamasının sicil tam notunun %75 ve daha üstünde olması hükmü 18 Ağustos 2000 tarih ve 24144 sayılı RG.de yayınlanan Yönetmelik ile değiştirilmiş ve bunun yerine Müracaat tarihinde mevcut sicil notları ortalamasının, sicil tam notunun %90 ve daha üstünde olması hükmü getirilmiştir.
Bilindiği üzere kanun değişiklikleri, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, düzenleme getirdiği alandaki tüm olaylara uygulanır. Bir statünün sonuçlarıyla ilgili olarak kanunla yapılan değişiklik, o statüde bulunan, henüz statüden çıkmamış olan tüm ilgili kişilere uygulanır. Kanun değişikliğinden önce statüye girmiş olmak, değişlikten etkilenmemeyi gerektirmez. 28 Haziran 2001 gün ve 4699 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 07 Temmuz 2001 tarihinde henüz yüksek lisans öğrencisi olan, bu eğitimini 03 Eylül 2001 tarihinde tamamlayan ve bilahare lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi gündeme gelen davacının durumu itibariyle Kanunun açık hükmü olan müracaat tarihinde mevcut sicil notu ortalaması, sicil notunun %90 ve üstü olması şartının gerçekleşmediği, hususları göz önüne alındığında hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı kazanılmış hakkı olduğunu ileri sürdüğünden, bu husus üzerinde kısaca durmak gerekmektedir. Burada çözümlenmesi gereken husus, davacının da dava dilekçesinde ileri sürdüğü üzere, yasal düzenlemelerle yapılan değişikliklerinin kişilerin statülerinde bir değişiklik getirip getiremeyeceğinin tespitidir. Diğer bir deyişle, evvelce yürürlükte olan hükümlere göre, bir şahıs lehine tesis edilen işlemler artık o birey için kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağının açıklığa kavuşturulması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bilindiği üzere; temelde asli bir yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan yasa ile bağlı bir yetkiyle çıkarılan tüzük, yönetmelik, kararname gibi yürütmenin genel düzenleyici işlemlerini içeren kural işlemler, nesnel ve genel hukuksal durumlar yaratırken düzenledikleri konularda statü oluştururlar. Kişilerin bu statülere alınmaları özel ve kişisel bir işlemle (şart, işlemle) olanaklıdır. Nesnel ve genel hukuksal durumun bu şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Nitekim bir kişinin memur ya da emeklilik statüsüne sokulması, bu statüde hiçbir halde değişiklik yapılmayacağı anlamına gelmez. Kural işlemler her zaman değiştirilebilir ya da yargı organları tarafından Anayasaya veya yasaya aykırı görülerek iptal edilebilir. Kural işlemin değişmesi ya da ortadan kaldırılması, ona bağlı kişi ile ilgili şart işlemi de etkiler. Bu durumda ilerisi için kazanılmış haktan söz edilemez. Ancak kişi, yeni kural tasarrufa göre oluşan statüde yerini alır. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan (maaş gibi) tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğine dönüşmüş kişisel haklar için söz konusudur (Any.Mah.12.12.1983 gün ve 1989/11, E.1989/48, K. Sayılı kararı).
Davacının daha önceki yasa hükmüne göre başladığı yüksek lisans eğitimini, yeni yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bitiremediği için daha sonra yapılan değişiklik açısından henüz kendisine kıdem verilmediğinden durumu kazanılmış hak olarak değerlendirilememektedir.
Zira, davacı hakkında yapılmayan kıdem işlemi, onun hakkında direkt olarak yapılan sübjektif bir tasarruf değildir. İşlem, sadece objektif bir şekilde getirilen ölçütlere göre yapılan bir faaliyetin sonucudur ve herkes için eşit şekilde ve yine uygulandıkları kişinin kendi kazanımlarından başka bir husus katılmadan yapılmaktadır. Bu itibarla, bu tasarrufun davacının hukuksal varlığında kazanılmış hakka konu teşkil edebilecek pozitif bir kalemi teşkil edebilmesi ve giderek kazanılmış haklar için getirilen hukuksal Korumadan istifade edebilmesi niteliği itibariyle olanaksızdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy