(926 S. K. m. 93) (2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5, 49)
Davacı 31.10.2002 tarihinde Kastamonu Sulh Hukuk, 04.10.2002 tarihinde de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçesinde özetle; Kastamonu İl J.K.lığı Hrk.Eğt.Kor.Hiz.Sb.Müd. olarak görev yapmakta olduğunu, görevini başarıyla yürütmesi nedeniyle asli görevinin yanında farklı 3 görevi de ek görev olarak yürütmekte olduğunu, 2002 sicil döneminde yetersiz sicil alması nedeniyle kademe ilerlemesinin yapılmadığını, anılan dönemde bir uyarı cezası dışında başka cezasının bulunmadığını, buna karşılık 19.06.2002 tarihinde 1 nci sicil üstünden takdir aldığını ve bunun bir tezat oluşturduğunu, bu nedenle kademe ilerlemesi yaptırılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; 30.08.1982 tarihinde J.Astsb. Çvş. rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacıya sicil almaya başladığı, 1983ten bu yana ağırlıklı olarak iyi ve çok iyi seviyelerde siciller takdir edildiği, dava konusu 2002 yılı sicilinin ise menfi olarak gerçekleştiği ve bu nedenle kademe ilerlemesi yapamadığı ve bu dönem 30.12.2001 tarihinde bir uyarı cezası, 19.6.2002 tarihinde de bir takdir verildiği görülmektedir.
Astsubay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olup, bu hakkin hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; davacının sicillerinin mesleğinin ilk yıllarından itibaren iyi ve çok iyi seviyelerde gerçekleştiği, dava konusu 2002 yılı sicilinin menfi gerçekleşmesi ve not olarak oldukça düşürülmüş olması karşısında bu düşüşü haklı gösterebilecek bir belgenin bulunmadığı, her ne kadar bu dönem 30.12.2001 tarihinde verilmiş bir uyarı cezası bulunsa da ceza konusu fiilin ağır bir disiplin ihlali olarak nitelendirmesinin mümkün olmadığı gibi cezanın bu denli düşük not kadirini haklı gösterecek mesabede olmadığı, kaldı ki bu dönem verilmiş bir takdirinde söz konusu olması nedeniyle bu nedenle de dava konusu 2002 yılı sicilinin hukuka ve Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bilindiği üzere 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 93 ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 49 ncu maddeleri uyarınca astsubayların kademe ilerlemesi yapabilmesi için o sicil yılında gerçeklesen sicil notunun, sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olması zorunlu bulunmaktadır. Davacının 2002 yılı sicil notunun sicil tam notunun %60ının altında teşekkül etmesi nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı dikkate alındığında, söz konusu sicilin iptali cihetine gidildiğinden kademe ilerlemesi yaptırılmaması işlemi de sebep unsuru itibariyle hukuka aykırı duruma düşüp, iptali gerektiği sonuç ve kararına ulaşmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının 2002 yılı sicilinin ve bu sicile dayanılarak kademe ilerlemesi yaptırılmaması İŞLEMİNİN İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy