(3466 S. K. m. 15)
Davacı vekili, AYİM ne gönderilmek üzere 18 Ekim 2002 tarihinde Adana Nöbetçi İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 10 yıldır görevli olan müvekkilinin geçmişi tertemiz bir personel olarak TSK. bünyesinde J.Uzm. Çvş. olarak görev yaptığını, işlemediği bir suçtan tutuklanması üzerine hakkında TSKden sicil yoluyla ayırma işlemine başlandığını ve ilişiğinin kesildiğini, halen hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyeti olmaksızın tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki sonradan yapılan yargılanmasında da hakkında rüşvet değil memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan hüküm tesis edildiğini, para çevrilip ertelendiği de dikkate alındığında tesis edilen işlemin ne kadar yanlış olduğunun anlaşılacağını belirterek işlemin iptali ile tüm özlük haklarının ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve özlük dosyalarının incelenmesi sonucunda; Davacının Şanlıurfa- Suruç İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Trafik Timinde görevli iken görevli olduğu timin rüşvet aldığı ihbarı üzerine sivil bir personele seri numaraları alınmış para verildiği, davacının görevli olduğu mahalden geçerken ehliyet ve ruhsatı olduğu halde yok seklinde cevap veren şahıstan trafik cezası kesmeme karşılığında ekip halinde (üç kişi) 30.000.000 TL. rüşvet aldıkları, müştekinin ihbarı üzerine önceden seri numaraları alınmış paraların yapılan aramada üzerinde bulunduğu, bunun üzerine davacı da dahil 1 astsubay ve 1 uzman jandarma çavuşun Suruç Sulh Ceza Mahkemesince 9 Ağustos 2002 tarihinde tutuklandığı, yargılaması neticesinde Şanlıurfa 2nci Ağır Ceza Mahkemesinin 20 Ocak 2003 gün ve 2002/277 E. Sayılı Kararı ile suçun sabit olduğu, ancak rüşvet değil memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna vücut verdiğinden bahisle neticeten 10 ay hapis, 181.273.415 TL. para cezası ve 2 ay 15 gün süre ile memuriyetten mahrumiyet cezası ile cezalandırıldığı, verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların önce paraya çevrildiği ve sonra da ertelendiği, bunun yanında davacının 04 Mart 1996 tarihinde sevk edildiği Askeri Hastaneden aynı gün dönmesi gerekirken, gecikerek 11 Mart 1996 tarihinde dönmesi nedeniyle işlediği Kısa süreli kaçma suçundan BİNGÖL 49 ncu Mknz. P. Tuğ. K.lığı Dış. Mah.nce 08 Mayıs 1996 tarihinde (10) gün oda hapsi, başka bir tarihte mesaide bulunmaması nedeniyle (4) gün oda hapsi ile cezalandırıldığı, diğer yandan davacı hakkında önceki yıllarda düzenlenen sicil belgelerinde 1994 yıl 1 ve 2 nci sicil üstlerince davacının münferit görev yapamayacağı, 1995 ve 1996 yılı sicil üstlerince yetiştirilmesi ve çok çalışması halinde basarili olabileceği ile takip ve kontrol ile iş yaptığı belirtilerek müstakil görev verilmemesi gerektiği, keza; 1998 yılı sicil üstleri tarafından da yetiştirilmesi halinde daha faydalı olacağının belirtildiği, 1996 yılında ise bir kez yazılı olarak takdir edildiği, Jandarma Teşkilatının üstlendiği kamu hizmetinin gerekleri dikkate alınarak mevcut disiplin durumu karşısında disiplinsizlik nedeniyle hakkında sıralı sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir yönünde sicil düzenlenerek ilişik kesme işlemine başlandığı ve işlemin J.Gn.K.nı tarafından 30 Eylül 2002 tarihinde onaylanması sonucu TSK den ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun Ayırma başlıklı 15 nci maddesi Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen Uzman Jandarmalar meslekten hemen çıkarılırlar ve haklarında Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. hükmünü amirdir. Bu Kanuna istinaden çıkarılan Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma başlıklı 70 nci maddesi ise Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen Uzman Jandarmalar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır.
1) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, uyarı ve cezalara rağmen ıslah olmaması,
2) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
3) Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olması,
4) Silahlı Kuvvetlerin itibarini sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,
5) Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.
Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulacak Uzman Jandarmalar hakkında yapılan işlemler, Astsubay Sicil Yönetmeliğinde Astsubaylar için öngörülen esas ve usullere göre yürütülür. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulacak Uzman Jandarmalar hakkında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklindeki ayırma sicili ancak askeri sicil üstlerince düzenlenir. Uzman Jandarmalar hakkında bu şekilde sicil belgesi düzenleyen sicil üstleri durumu, sicil tanziminden hemen sonra gizli, kişiye özel bir yazı ile mülki sicil amirlerine bildirir. Mülki amirlerin o yıl tanzim ettikleri sicil belgelerinin veya kanaatlerinin Askeri sicil üstlerinden farklı olması veya Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir kanaatlerine iştirak etmediğini bildirmesi emeklilik işleminin yapılmasına engel teşkil etmez. hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen yasal durum karşısında davacının durumu tekrar değerlendirildiğinde; genel asayişin korunması, suçların önlenmesi ve suçlular hakkında yasal işlem yapmakla görevli jandarma mensubu olan davacının, mevcut disiplin durumu ve bir süre tutuklu kalıp yargılanması sonucunda eylemin sabit görülmesi ile suçun vasıf ve mahiyeti karşısında, disiplin durumunun TSKnin şeref ve itibarini sarsacak boyut ve ağırlıkta olması nedeniyle, hakkındaki disiplinsizlik nedeniyle TSK. den ayırma işleminin hukuka uygun olduğu, ceza davasına ilişkin yargılaması neticesinde verilen cezanın paraya çevrilip ertelenmesinin kamu hizmeti gören davacının durumunu değiştirmeyeceğinden ayırma işleminin hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy