(3466 S. K. m. 16) (1632 S. K. m. 30)
Davacı vekili, 28.11.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Uzman Jandarma Kanununun 16/d maddesi gereğince Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin tesis edildiğini, oysa bu maddelerden müvekkilinin mutlaka statüden çıkartılması gerektiği anlamı çıkmadığını, çok mağdur olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı olan ayırma islemişin iptaline öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 1nci Dairesinin 25.12.2002 tarih ve 2002/3015-1930 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Antalya ili Manavgat ilçesine bağlı Bas konak J. Karakol K.lığı emrinde görev yapmakta iken evini telefonla rahatsız ettiğinden ve tasladığından şüphelendiği bir sivil şahsi iki Jandarma eriyle birlikte alıp ormanda bir ağaca bağlayıp sorgulamak ve basının üstünden ateş ederek yaralanmasına yol açmak suretiyle 1.9.1999 tarihinde islediği Memuriyet Sırasında Hürriyeti Kısıtlamak suçundan yapılan yargılanması sonucunda Antalya 1nci Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2001 gün ve 2000/37 Esas ve 2001/142 sayılı kararı ile Üç sene Dört ay Hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemesi sonucunda Yargıtay 1. nci Ceza Dairesinin 4.7.2002 tarih ve 3096-2937 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bunun üzerine J.Gen.K.lığının 23.9.2003 tarih ve Per:4181-5-02/Uzm.J.Tyn.S.(329061) sayılı onayı ile 3466 sayılı Kanunun 16. nci maddesinin (b) ve (d) fıkraları gereğince TSK.'nden ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, kararın Jandarma Genel Komutanı tarafından 21.09.2002 tarihinde onaylandığı, Birliği K.lığınca 21.10.2002 tarihinde terhis edildiği ve süresi içince bu davayı açtığı görülmektedir.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 16.ncı maddesinde Uzman jandarmaların aşağıda yazılı herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde Jandarma Genel Komutanının onayı ile ilişkileri kesilir ......................
b) Mahkeme kararları ile rütbesi geri alınanlar, .....................
d) Mülki, adli ve askeri görevlerini yaptıkları sırada isledikleri suçlardan 6 (altı) aydan fazla hapis cezasına hüküm giyenler ..................... hükmü yer almaktadır.
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası başlıklı 30 ncu maddesinde Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asil ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir.
A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde,... hükmü yer almaktadır.
Mevcut yasal hükümler ışığında davacının durumunu değerlendirdiğimizde, davacının görevi esnasında islediği Memuriyet sırasında hürriyeti kısıtlamak suçundan yapılan yargılanması sonucunda neticeten Üç sene Dört ay hapis cezasına mahkum olduğu, cezanın kesinleştiği, Askeri Ceza Kanununda ve Uzman Jandarma Kanununda yer alan açık hükümler doğrultusunda idarece davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, bağlı yetki gereği tesis edilen ayırma işleminde idarenin yetkisini hukuka uygun olarak kullanmış olduğu ve dava konusu işlemin tüm unsurları itibari ile hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy