(1602 S. K. m. 64)
Davacı vekili 1.11.2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 1999 yılı sicilinin iptali için açtığı davanın AYİM. 1. D.nin 22.2.2000 tarihli kararı ile reddedildiğini, red kararı verilirken hakkında açılan kamu davasının gerekçe gösterildiğini, oysa yargılandığı bu davadan beraat ettiğini, buna ilişkin Mahkeme kararını sunduğunu, Bakırköy Askerlik Şubesinde cereyan eden bir olayla ilgili olarak kendisine hakarette bulunan emekli subayla ilgili olarak yapılan yargılamada da adı geçenin kusurlu olduğunun, verilen davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararından anlaşılabileceğini, dolayısıyla bu subayın verdiği şikayet dilekçesi üzerine sicil üstünce kendisine verilen tevbih cezasının da dayanaksız olduğunun ortaya çıktığını, dolayısıyla sicil iptali isteminin reddine dair AYİM kararının hukuki dayanaktan yoksun düştüğünü belirterek; yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle anılan AYİM kararının kaldırılmasını ve 1999 yılı sicilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın iadesi konusunu düzenleyen 1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde "Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında aşağıda yazılı sebepler dolayısı ile yargılamanın iadesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin, karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyan ve ihbarda bulunduğunun, hükümle tahakkuk etmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler huzuru ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekilmeye mecbur olan Başkan veya üyenin katılması ile karar verilmiş olması,
h) Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesine sebep olabilecek bir madde yokken, aynı daire veya diğer daireler yahut Daireler Kurulu tarafından evvelki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması" denmektedir.
Davacının yargılamanın yenilenmesi talebi, kendisi hakkında memuriyet görevini suiistimal suçundan yapılan yargılama sonunda verilen beraat kararını havi Kz.Dz.Sh.K.lığı Askeri Mahkemesinin 22.3.2001 tarih ve E:2001/652, K:2001/133 sayılı gerekçeli hükmü (hüküm 8.10.2001 tarihinde kesinleşmiştir) ile Bakırköy Askerlik Şube Başkanı iken aralarında bir olay cereyan ettiği anlaşılan emekli subay hakkında, görevli memura hakaret suçundan yapılan yargılama sonunda verilen "davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine" dair kararı havi, yine Kz.Dz.Sh.K.lığı As.Mah.nin 31.7.2001 tarih ve E:2001/794, K:2001/454 sayılı gerekçeli kararına dayalı bulunmaktadır.
Dairemiz ret kararına konu 1999 yılı sicilinin müspet ve iyi derecede bir sicil mesabesinde olduğu, bu sicil ile önceki yıllar sicilleri arasında büyük bir farkın bulunmadığı, ibraz edilen ilamların davacıya verilen tevbih cezasını naks edici bir niteliğinin olmadığı, hakkında açılan davadan sonradan beraat etmesi olgusunun, tek başına, sicil düzenleyen sicil üstlerinin takdir ettikleri sicillerin sübjektifliğini gösteren bir delil olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının ibraz ettiği Mahkeme kararlarının davacının hukuki durumuna etki yapıcı bir mahiyeti bulunmadığı açıkça ortadadır ve ibraz edilen söz konusu belgelerin 1602 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen 64 ncü maddesi bakımından bir yargılamanın yenilenmesi nedeni teşkil edemeyeceği kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle; davacının öne sürdüğü ve yasal sebeplere dayanmayan yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy