(2577 S. K. m. 12)
Davacı vekili 4.10.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının J.Gn.K.lığında aday memur olarak görevli iken 20.12.2000 tarihli işlemle aday memurluğuna son verildiğini, 22.12.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, davacının aday memurluğuna son verilme işleminin AYİM kararı ile iptal edildiğini, davacının iptal kararından sonra 21.8.2001 tarihinde tekrar işe başladığını, davacının 22.12.2000 ile 21.8.2001 tarihleri arasında statü dışında geçirdiği sürelere ait aylık ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için yaptığı başvurunun idare tarafından reddedildiğini, bu işlemin yerleşik idari yargı kararlarına aykırı düştüğünü belirterek; iptalini ve müstahak olduğu aylık ve özlük haklarına yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının J.Gn.K.lığında aday memur olarak görevli iken davalı idarenin 20.12.2000 tarihli işlemi ile aday memurluğuna son verildiği, 22.12.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği, davacının aday memurluğuna son verilmesi işleminin AYİM 1.D.nin 3.7.2001 gün ve E.2001/367, K.2001/845 sayılı ilamı ile "sebep ve amaç" unsurları itibariyle hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği, davacının 21.8.2001 tarihinde idarece tekrar işe başlatıldığı, davacı vekilinin davacının aday memurluktan çıkarıldığı tarihten tekrar göreve başladığı tarihe kadar ödenmeyen aylık ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için davalı idareye yaptığı 23.7.2001 tarihli başvurunun idarece 60 gün içinde cevap verilmemesi suretiyle zımnen reddedilmiş olduğu, davacının söz konusu menfi işlemin iptali istemiyle 4.10.2001 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İptal kararı, tesis edilen işlemi tesis tarihinden itibaren ortadan kaldırdığından, iptal edilen işlem ile sıkı ilişkisi olan mali avantajların, başkaca bir hükme gerek olmaksızın idarece kendiliğinden karşılanması, belli bir görev ya da statü dışında geçirilen sürelerin görevde/statüde imiş gibi değerlendirilmesi ve bu göreve/statüye bağlık aylık vb. özlük haklarının, ilgilinin iptal kararı sonrasında yeniden eski göreve/statüye başlamasını takiben, idarece ayrıca herhangi bir yargı kararma gerek olmaksızın ödenmesi gerektiği idare hukuku öğretisi (Yıldırım Uluer, İdari Yargıda İptal Kararlarının Sonuçları, Ankara 1970, s.43) ve kökleşmiş yargı içtihatları ile düzenli ve basiretli idare ilkelerinin tabii bir gereği olmasına karşın; davalı idarece bu konuda tam anlamıyla müspet bir davranış biçiminin ortaya konulamaması, davacının statüye dönmesinden sonra 22.12.2000 - 21.8.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin müstahak olduğu aylık ve özlük haklarının davacıya ödenmemesi dolayısıyla, söz konusu menfi işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığında kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, Maliye Bakanlığınca 25.2.1983 tarihinde yayınlanmış bulunan, "Yargı Organlarından İptal Kararı Alan Personelin Aylık Ve Diğer Özlük Haklan" konulu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de (Seri No:81) "...çeşitli kurumlara yazılan yazılarımızda; Kurumlarınca meslekten ihraç edilen, müstafi sayılan ya da haklarında benzeri işlemler yapılan personelce bu işlemlerin iptali için idari yargıya gidilmiş, fakat dava dilekçelerinde aylık ve özlük haklarına ait bir istemde bulunulmamış ve tazmin hüküm olunmamış ise fiilen görev yapılmayan süreye ilişkin olarak bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır. Ancak, bu konu ile ilgili olarak Danıştay Birinci Dairesinin Esas No:1982/l 12, Karar No:1982/130 sayılı iştişari kararında ise; haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılmaya da benzen işlemlerin iptali üzerine göreve döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi haklarının ödenmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu nedenle, gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından, uygulamanın Danıştay Birinci Dairesinin anılan kararı doğrultusunda yapılması gerekmektedir. Bilgilen ve uygulamanın yukarda yapılan açıklamalara göre yürütülmesini..." şeklinde konuya açıklık getirildiği ve tüm kamu kurumlarına bu konuda gerekli direktifin verildiği de görülmektedir.
Kuşkusuz, söz konusu özlük hakları; davacının tüm kanuni ödemeler dahil edilmek suretiyle aylığının tahakkukunu, bu aylığından Emekli Sandığı, OYAK vb. kanuni kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderilmesini ve kalan net ifasının, talep edildiği üzere, tahakkuk tarihlerinden ödeme tarihlerine kadar yasal faizi hesaplanarak davacıya ödenmesini kapsamaktadır. Bu bakımdan, iptal kararı açıklanan doğrultuda yerine getirilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davacının 22.12.2000-21.8.2001 tarihleri arasında statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin müstahak olduğu özlük haklarının ödenmemesi işlemi sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı bulunduğundan; İŞLEMİN İPTALİNE,
Söz konusu aylıklar tutarına, tahakkuk ettikleri aylar itibariyle, dava tarihi olan 4.10.2001'den ödeme tarihine kadar %60 (Yüzde Altmış) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy