(926 S. K. m. 118, 119) (AYİM. 1. D. 09.04.2002 T. 2001/987 E. 2002/574 K.)
Davacı 07.02.2002 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; Ağustos 2000 tarihinde Foça Deniz Üs K.lığı emrinde göreve başladıktan sonra Haziran 2001 tarihinde asta müessir fiil suçundan dolayı Askeri Mahkemede yargılanmaya başlandığını, atama isteği olmadığı halde Dz.K.K.lığının 12.07.2001 tarihli emri ile AKSAZ Bkm.Onr.İş.K.lığına atanması üzerine AYİM.de açtığı iptal davasında yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın da reddi üzerine idarenin 23.11.2001 tarihli emriyle eski birliğine iade ettiğini, ancak yerine atanan astsubayı almadığını, bir süre sonra Dz.K.K.lığının 01.02.2002 gün ve PER.:4031-55-02 sayılı emriyle daha önce 2,5 yıl görev yaptığı İzmir Onr.ve Is.K.lığı Bkm.Onr.A.Alr.Is.Tek.Bk.Onr.Ek.A.liğine atandığını, bu atamanın aile düzenini bozduğunu, Dz.K.K.lığında görevli 91 Dz.Is.Astsb. içinde kıdemli ve 5 nci sırada olmasına rağmen Foçadaki garnizon süresi dolmadan ve yürütmenin durdurulmasından sonra iki ay görevi müteakiben yapılan ikinci atamanın idari ceza mahiyetinde ön yargılı bir atama olduğunu belirterek, idarenin 01.02.2002 tarihli atama işleminin yürütmesinin durdurulmasını ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi, AYİM 1.D.nin 27.02.2002 gün ve Gensek No:2002/212-Esas No:2002/321 sayılı kararı ile kabul edilmiş; davalı idarenin itirazı da yine AYİM 1. Dairesinin 04.04.2002 gün ve 2002/212-321 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 1980 nasipli astsubayın 1996 yılına kadar Foça Deniz birliklerinde görev yaptıktan sonra sırasıyla 1996 - 1998 yılları arasında İzmir Bak.Onr.ve Is K.lığı, 1998-2000 tarihleri arasında İstanbul Boğaz K.lığı ile Heliped K.lığı, ve 2000-2001 yıllarında Foça Dz.Üs K.lığı teşkil ve kadrolarında çalıştığı, Dz.K.K.lığının 12 Temmuz 2001 gün ve PER.:4031-313-01 sayılı emriyle AKSAZ Bkm.Onr.ve Is.K.lığı emrine atandığı, işlemin iptali için AYİM.de açtığı iptal davasında AYİM 1 nci Dairesinin 02.10.2001 gün ve Gensek No:2001/1440-E.1440-987 sayılı ilamı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, MSB.lığının karar düzeltme talebinin aynı Dairenin 02.10.2001 gün ve Gensek No:2001-E.987 sayılı kararı ile reddedildiği, davacının yürütmenin durdurulması kaparinin uygulanarak tekrar Foça Dz. Üs. K. Kh. Deş. Kt. K. Hiz. Bl. K. Bk. Onr. ve İşl. A. Bk. Onr. Su Dp./Kuyusu islt. Ekibi görevine atamasının yapıldığı, ancak aynı kadroya daha önce atanan astsubayın başka bir göreve atamasının yapılmadığı gibi davacının Dz.K.K.lığının 01.02.2002 gün ve PER:4031-55-02/Astsb.Atğm.Kd.S. sayılı emri ile Yolluca/Uzunada Bak.Onr.ve Is.K.lığı İzmir Alr.Isk.Tes.Bak.Onr.Astsb.lığına atandığı, kendisine 05 Şubat 2002 tarihinde tebliğinden sonra davacının 07 Şubat 2002 tarihinde yürütmenin durdurulması talebiyle işlemin iptali için bu davayı açtığı, davacının AKSAZ Bkm.Onr.ve Is.K.lığına atanması işleminin iptali için açtığı davada AYİM 1 nci Dairesinin 09 Nisan 2002 gün ve E.2001/987-2002/574 sayılı ilamı ile işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesi, Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler. hükmünü içermekte, 119 ncu maddesinde de, Yukarıdaki maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti; bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tespiti, buralarda kalma süreleri, atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususlar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelik ile tespit edilir. hükmüne yer verilmektedir. Kanunun belirtilen bu amir hükmüne istinaden çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 1 nci maddesi, Subay ve astsubayların meslek hayatları boyunca değişik bölge ve garnizonlara atanmalarında Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle vazife görecek şekilde atanma ve yer değiştirme işlemine tabi tutulurlar., 3 ncü maddesi, Subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Kıta hizmeti zorunluluğu,
c) Terfi durumu,
d) Sınıf ve ihtisasları,
e) Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlık durumları,
f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
g) Atanma istek kartlarında belirttikleri yerler., 12 nci maddesinin 1 nci fıkra (g) bendi, İdari, asayiş ve sair zaruri sebepler, 13 ncü maddesi, İdari sebeplerle bulunduğu garnizondaki vazifesinden alınmasına zaruret görülenler, ayni derecede diğer bir garnizona verilir, imkan bulunmadığı takdirde evvelki safahatı nazari itibara alınarak başka dereceli bir garnizona atandırılırlar. ve 24 ncü maddesi ise, Genel atanma ve yer değiştirmeler her yılın Mayıs ve Ekim (dahil) ayları arasında yapılır. Bu atamalar Kuvvetler ve Jandarma Genel Komutanlığınca önceden yayınlanabilir.
Ayrıca aşağıdaki bentlerde belirtilen durumların varlığı halinde genel atama ve yer değiştirme süresi ile bağlı kalınmaksızın her zaman atama yapılabilir.
a) Bulunduğu yerde hastalanarak o yerde görev yapamayacağı tam kuruluşlu hastane sağlık raporu ile belgelenme,
b) Terfi,
c) İstifa,
d) Emeklilik,
e) Sicil (Sicil notu, sicil tam notunun %60ından aşağı düşen subay ve astsubaylar, öncelikle bulundukları garnizon dahilinde, bunun mümkün olmaması halinde bulundukları garnizon hizmet süresine bakılmaksızın diğer garnizonlara, sicil üstleri değişecek şekilde atandırılabilirler.)
f) Sıralı sicil üstlerince görevde verimli olunamadığının saptanması,
g) Sınıf değişikliği,
h) Gördüğü kurs veya öğrenimle ilgili olan bos kadrolara atanma,
i) Gördüğü kurs veya öğrenimi bitirme nedeniyle atanma,
i) Eş ve çocuklarının ölümü,
j) Görev ihtiyaçları,
k) Kilit ve diğer kadroların zorunlu boşalması,
l) Konuş kuruluş ve kadro değişiklikleri,
m) Diğer idari ve zaruri sebepler.
Genel atanmalarda 2 nci bölgeye gidecek personel için hazırlık tebligatı en geç Mart ayı sonuna kadar yapılır. hükümlerini içermektedir.
Aynı Yönetmeliğin Deniz Kuvvetlerine Ait Özel Hükümler başlıklı 2 nci bölüm 60 nci maddesinde de; Atanma ve yer değiştirmeler, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi, kadro yerleri ve personelin ihtisası ile hizmet safahatı esas olmak üzere bölge ve garnizonlar arasında sıra ile yapılır. Birinci bölge garnizon hizmetleri, meslek ve sıhhi mecburiyetler olmadıkça her şahsın değişik merkez ve garnizon yerlerinde görev alması göz önünde tutularak planlanır hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin b/2 bendinde de hizmetin karakteri vs. zaruri sebeplerle personelin belirtilen garnizonlarda kalma sürelerinin uzatılması veya kısaltılması nın mümkün olacağı belirtilmektedir.
926 sayılı Kanunun 118/c, TSKde Görevli Subay Ve Astsubayların Atanma Ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 3/f, 12/g, 13 ve 24/m maddeleri idari, asayiş ve sair zaruri sebeplerin varlığı halinde, ilgili subay ya da astsubayın aynı garnizon içinde görev yerinin değiştirilebileceğini, keza garnizon hizmet süresi dolmasa dahi bir başka garnizona atanabileceğini öngörmektedir. Kuskusuz, söz konusu mevzuat hükümlerinde belirtilen idari, asayiş ve zaruri sebeplerin mevcut olup olmadığı, idarece bu konuda kullanılan takdir yetkisinin hukuka uyarlı düşüp düşmediği idari yargı organınca denetime tabi tutulacaktır. Belirtilen atama nedenleri gerçekleşmiş, bu konudaki takdir yetkisi hizmet gerekleri ve kamu yararı dışında bir nedenle kullanılmamışsa; tesis edilen atama işlemi hukuka uygun düşecek, aksi halde hukuki sakatlıkla malul hale gelecektir.
Dava dosyalarında mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde idari zaruretin varlığı konusunda şüphe ortaya çıkmaktadır. Söyle ki, 04.06.2001 tarihli Suç Vaka Kanaat Raporunda, davacının amiri subay tarafından Disiplinli, verilen görevi titizlikle yapmayı isteyen, başarılı, sosyal etkinliği çok olan bir personeldir kanaati belirtilmiş; 05.02.2002 tarihli Mütalaa Formunda, davacının 1 nci sicil üstü olan (Muh.Hiz.Bl.K.) subay tarafından Görev yaptığı süre içerisinde verilen tüm görevleri mesai mefhumu gözetmeksizin, disiplinli, emniyetli ve çalışkan, astlarına örnek, üstlerine de olumlu yönlendiriciliği bulunan bir astsubaydır. Ayrıca bölgenin alt yapı sorunlarını iyi bildiğinden ve çözdüğünden, halen bulunduğu görevine devam etmesi uygun değerlendirilmektedir. kanaati bildirilmiş; davacının 2 nci sicil üstü (Kh.Dst.Kt.K.) olan subay tarafından ...halen bulunduğu görevde kişiliği ve sorumluluk anlayışıyla verilen görevleri tam ve zamanında yaparak, mesai mefhumu gözetmeden yaptığı çalışmalarla astlarına örnek olan, disiplinli, üretken ve çalışkan bir personeldir. Atandığı su depo/kuyu isletme ekibindeki görev anlayışıyla, Komutanlığımızca çok önem verilen tasarruf tedbirlerine gösterdiği katkı ve verimli çalışmaları nedeniyle halen görevine devam etmesi, aynı kadroda bulunan Astsb...'in uygun bir göreve atamasının yapılması uygun değerlendirilmektedir... şeklinde kanaat belirtildiği ve nihayet davacının 3 ncü sicil üstü (Foça Dz. Üs K.) olan subay tarafından ...çok çalışkan, sorumluluk bilinci yüksek, yaratıcılık vasfı gelişmiş, üsse çok yararlı hizmetleri olan bir personeldir. 7 ay içinde 3 ncü kez atamaya tabi tutulmasının gerek aile yaşantısını gerekse mesleki verimliliğini menfi yönde etkileyeceği değerlendirilmektedir. Maruz nedenlerle bahse konu personelin halihazır görevine devam etmesinin, özellikle birlik yararı açısından gerekli olduğu mütalaa edilmektedir... şeklinde kanaat belirtildiği görülmektedir. Davacının sıralı sicil üstlerince belirtilen bu kanaat ve değerlendirmeler, davacının kıta disiplinini bozan, emir-komuta zincirinde ve ast-üst ilişkilerinde güveni sarsan hiçbir durumunun bulunmadığını, keza söz konusu ve yargılaması devam eden fiili (asta müessir fiil) nedeniyle kıtada, savunmada temas edilen hal ve durumların doğmadığını açıkça ortaya koyucu mahiyettedir. Aksi halin mevcudiyeti durumunda anılan amirlerce hem bu durumun belirtilmesi, hem de atama teklifinin bizzat kendilerince yetkili makama yapılması gerektiği kuskusuzdur. Oysa dava konusu bakımından böyle bir şey söz konusu değildir.
Dava konusu bakımından yapılan değerlendirmede; yukarıda temas edildiği üzere, davacının garnizon hizmet süresi dolmadan atamaya tabi tutulmasını gerektiren bir idari ve zaruri nedenin bulunmadığı, atamanın cezalandırma amacına dayalı bulunduğu görüntüsünün hakim olduğu, oysa Mahkememizin bu konudaki istikrar bulmuş içtihatlarında, söz konusu saik ve amaçla tesis edilen atama işlemlerinin, idare hukukunun finalist özelliği gereği amaç unsuru yönünden hukuka aykırı düşeceğinin ifade edildiği, disiplinli ve basarili bir yapıda olup, sicil ve görev safahatı itibariyle de başkaca bir nakisası bulunmadığı anlaşılan davacı hakkında, salt işlediği bir suç nedeniyle, suçun akabinde tesis edilen atama işleminde takdir hakkının objektiflikten uzaklaşılarak ve hukuka uyarlı düşmeyecek şekilde kullanıldığı, sonuç olarak dava konusu atama işleminin mevzuatın aradığı gerçek bir idari ve zaruri nedene dayanmadığı kanaatine varilmiş ve işlemin iptali yoluna gidilmiştir.
Davalı idarenin savunmasında, üç astsubayın emeklilik talebinde bulunmasından dolayı görev ihtiyacına binaen atama yapıldığı ileri sürülmüş ise de, genel atamalara kadar bu kadro görevinin birlik içinden yapılacak intibak ataması veya geçici görevlendirme ile yürütülmesinin mümkün olması ve genel atamalarda uygun bir atama yapılabilmesi imkanı bulunması sebepleriyle bu görüşe iştirak edilmediği gibi, davacının yerine atanan astsubayın yürütmenin durdurulması kararı üzerine başka bir göreve nakledilmediği de dikkate alındığında, bu atamanın ceza mahiyetinde olduğu ve yürütmenin durdurulması kararının tamamen tatbikini bertaraf edici nitelikte bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunan atama işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy