(926 S. K. m. 107) (4616 S. K. m. 1)
Davacı vekili, 8 Şubat 2002 tarihinde AYİMe gönderilmek üzere İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle TSKnden çıkarıldığını, daha önce hakikate muhalif evrak tanzim etmek suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün Askeri Yargıtay tarafından suçun vasfı yönünden bozulduğunu, suç vasfının görevi suiistimal olarak değerlendirildiğini, bunun üzerine yapılan yargılamada 4616 sayılı Kanunun 1/4ncü maddesi gereğince hakkındaki davanın ertelenmesine karar verildiğini, göreve iade edilmesi için M.S. B.lığına dilekçe verdiğini, isteminin reddedildiğini belirterek müvekkilinin göreve iade isteminin reddi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının disiplinsizlik nedeniyle 134 Nisan 1999 tarihinde TSK.den ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Dairemizin 24 Ekim 2000 gün ve 2000/249 E., 2000/977 K. Sayılı Kararı ile reddedildiği, davacı vekilinin ceza yargılamasında Askeri Yargıtay 1nci Dairesinin 17 Ocak 2001 gün ve 2001/34 E., 2001/43 K. Sayılı Kararı ile suç vasfı yönünden verilen bozma kararına yerel mahkemece uyularak K.T.B.K.K.Askeri Mahkemesinin 25 Eylül 2001 gün ve 2001/301E.,2001/369 K. Sayı ile 4616 sayılı Kanunun 1/4ncü maddesi uyarınca Davanın Kesin Hükme Bağlanmasının Ertelenmesine Kararı verildiği için yeniden memuriyette iade edilmesi için 5 Kasım 2001 tarihli dilekçe ile idari başvuruda bulunduğu, Kendilerine verilen red cevabı üzerine süresinde işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Her ne kadar Başsavcılık tarafından ortada kesin hüküm bulunduğu için davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiği yolunda düşünce bildirilmiş ise de; davacı vekili tarafından dava konusunun disiplinsizlik nedeniyle TSKnden ayırma işlemi olarak tavsif edilmemesi, idareye yaptıkları yeniden göreve alınmasına ilişkin istemlerinin reddine ilişkin işlemin iptalinin dava konusu yapılması, her iki dava konusuna mesnet idari işlemlerin birbirinden tamamen farklı iki ayrı istemi içermesi nedenleriyle dava konusu Yeniden astsubay statüsüne alınma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemi olarak tavsif edilmiş ve Başsavcılık düşüncesine itibar edilememiştir.
Bu açıklamalardan sonra yasal mevzuat incelendiğinde; 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 107nci maddesi 3ncü fıkrasının Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubaylar muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamazlar. hükmünü içerdiği görülmüştür. Kanunun bu amir hükmü gereğince davacının yeniden astsubay statüsüne alınması amacıyla yaptığı başvuruya verilen ret cevabının mevzuata aykırı bir yönü bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy