(1602 S. K. m. 66) (2709 S. K. m. 2, 10, 153, 154) (926 S. K. m. 36)
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66 ncı maddesine göre, Daireler ile Daireler Kurulunca verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde;
a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,
b) İlamda birbirine aykırı hükümlerin yer alması,
c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması, sebepleriyle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Davacı vekili 31.05.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde müvekkili hakkında aldığı mahkumiyet kararı nedeniyle tesis edilen nasıp düzeltme işleminin aynı tarihte benzer bir suç işlemiş olan bir başka meslektaşı hakkında karar verilmemiş ve yargılanması devam ediyorsa 4616 sayılı Yasa nedeniyle yargılamanın erteleneceğini ve böylece bu şahsa nasıp düzeltme işlemi yapılmayacağını, bu nedenle müvekkili hakkında tesis edilen işlemin Anayasanın 10 ncu maddesinde belirtilen Kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu beyan etmiş, 28.12.2001 tarihinde kayda geçen karar düzeltme dilekçesinde de benzer beyanlarda bulunarak 4616 Sayılı Yasanın Anayasaya aykırı olduğu iddia etmiştir.
Anayasanın 2 nci maddesinde " Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir",
10 ncu maddesinde " Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır."
153 ncu madde 4 ncu paragrafta "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yılı geçmedikçe aynı kanun hükmünün, Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz"
154 ncu madde 1 nci paragrafta "....Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir...." hükümleri yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesi toplam 226 Mahkeme tarafından yapılan 4616 sayılı Kanunun Anayasaya aykırılığına ilişkin talepleri birleştirmiş, yaptığı yargılama sonucunda 27.10.2001 gün ve 24566 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 18.07.2001 tarih ve E.2001/4, K.2001/332 sayılı kararıyla "B.l-nci maddesinin 1. İlk tümcesi ile 3 ncü ve 4 ncü bentlerinde yer alan
"23 Nisan 1999 .......................... " tarihinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, ...." karar vermiştir.
Davacı vekilinin, müvekkilinin durumuyla ilgili olarak aynı tarihte aynı suçu işleyip yargılaması devam eden kişinin 4616 Sayılı Yasadan faydalanarak, nasıp düzeltme işlemine tabi tutulmayacağı bunun ve 4616 Sayılı Yasanın Anayasanın 2 nci ve 10 ncü maddesine aykırı olduğu iddiası, yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı da dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.
Davacı hakkında tesis edilen nasıp düzeltme işlemi 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 36 ncı maddesinde belirtilen esaslara uygun olarak tesis edilmiş, davacının memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan aldığı hürriyeti bağlayıcı cezanın ve açığa çıkarına cezasının infazında geçen süre 36 ncı madde 1 nci fıkrada belirtildiği şekilde nasbından düşülmüştür.
Davacı vekilinin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler yerinde görülmediği gibi, düzeltilmesi istenen karar da kanuna ve usule uygun bulunduğundan kararın düzeltilmesi isteminin REDDİNE, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 67/4 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 442 nci maddeleri uyarınca 35.600.000.TL para cezasının kararın düzeltilmesi isteyenden alınmasına, 6.610.000.TL harç ve posta giderlerinin de düzeltme isteyenin üzerinde bırakılmasına.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy