(926 S. K. m. 50) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 91, 92)
Davacı vekili 26.02.2002 tarihinde İZMİR İdare Mahkemesine verdiği ve 04.03.2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının disiplinsizliği, mahkumiyeti bulunmamasına rağmen savunması dahi alınmadan TSK den ilişiğinin kesildiğini, 657 sayılı Kanun gereğince savunma alınmadan memuriyetten çıkarma cezası verilemeyeceğini, bu nedenle davacının TSK.den çıkarılması işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı idare savunmasında özetle; davacının disiplin durumu itibariyle ilgili mevzuat gereğince TSKden çıkarılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
926 sayılı Kanunun 50/c madde ve fıkrasında disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebi ile Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun görülmeyen subayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C.Emekli Sandığı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; bu sebeplerin neler olduğu, bunlar hakkında sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme, sonuçlandırma ve diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı hususlarının Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği yazılmıştır. Subay Sicil Yönetmeliğinin 91 nci maddesinde Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma başlığı altında bu madde hükümlerince ayrılacakların hareketlerinin neler olduğu, hangi hallerde ayırmanın lazım geleceği açıklanmıştır. Buna göre özetle; ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmayarak disiplin bozucu hareketlerde bulunanların, hizmetin gerektirdiği tavır ve hareketleri ikazlara rağmen düzenleyemeyenlerin, aşırı derecede menfaatine, içki ve kumara ve borçlanmaya düşkün olanların, Silahlı Kuvvetlerin itibarini sarsacak derecede ahlak dışı hareketlerde bulunanların, tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ve irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanların bu durumları bulunduğu veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyenlerin hizmet sürelerine bakılmaksızın emekli edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yönetmeliğin 92 nci maddesinde bu işlemlerin hangi usul ve yöntemler izlenerek tesis edileceği açıklanmıştır.
TSK. personelinin disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle resen emekliye sevk edilme işlemlerinde idare; özellikle çıkarma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda takdir yetkisine sahiptir. Bu takdir yetkisinin kullanılmasında idarenin kamu yararı ile kişilerin yararını dengeleyip dengelemediği önem arz etmektedir. İdareye tanınan, disiplin ve ahlaki yönden TSK.ya uygun olmayan kişilerin TSK.dan çıkarılabilmesi yetkisi, idarenin kuralları ile bağdaşmayan, olumsuz bir takim düşünce ve hareketleri ile kamu gücünü kullanması sakıncalı sayılan kişilerin kurum içinde bırakılmaması ve bu tür kişilerin hizmet içinde yer almasının önlenmesi maksadı ile tanınmıştır. Bu durumda TSK.dan çıkarılan kişilerin eylemleri, tutum ve davranışları ile haklarında bu yönde bir kanaat uyandırıp, kamu hizmetinde yer alarak kamu gücünün kullanılmasında sakıncalı bir durumda bulunup bulunmadıklarının saptanması gerekmektedir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin çeşitli kararlarında da belirtildiği üzere disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin tesis edilebilmesi için ilgili kişinin disiplin durumunun vahamet derecesi itibariyle artik TSK.da görev yapmayı engelleyici nicelik ve nitelikte bulunması, disiplin durumuyla kamu hizmetinin ifasında görev almayacak hale gelmiş olması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ve belirtilen mevzuat ışığında; Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; 30.08.1999 tarihinde Binbaşılığa naspedilen davacının bir önceki rütbesi olan Yüzbaşılığa 30.08.1993 tarihinde naspedildiği, bu tarihten sonra tehlikeli vasıta kullanmak suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 59.500 TL. hafif para cezası ile, Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.10.1997 tarihli kararı ile, asta müessir fiil, memuriyet görevini suiistimal suçlarından 1.300.000 TL. ağır para ve üç ay memuriyetten mahrumiyet cezası ile, iki ayrı asta müessir fiil suçundan KTBKK.lığı Askeri Mahkemesinin 13.06.2000 tarihli kararı ile 12 ay hapis ve TSKden çıkarma cezası ile, asta müessir fiil, emre itaatsizlikte ısrar suçlarından KTBKK.lığı As.Mahnin 28.08.2000 tarihli kararı ile 10 ay hapis ve TSK.den çıkarma cezası ile, asta hakaret ve gizlenemeyecek derecede sarhoşluk suçlarından KTBKK.lığı Disiplin Mahkemesinin 08.02.2000 tarihli kararı ile 30 gün oda hapsi cezası ile; yasak yere gitmek suçundan Kurmay Başkanı tarafından 01.03.2001 tarihinde 14 gün oda hapsi disiplin cezası ile; mesaiye geç gelmek suçundan Kurmay Başkanı tarafından 05.04.2001 tarihinde 2 gün oda hapsi disiplin cezası ile; aşırı derecede alkollü olmak suçundan Tugay Komutanı tarafından 30.04.2001 tarihinde 21 gün oda hapsi cezası ile; mesaiye geç gelmek suçundan 02.09.2001 tarihinde şiddetli tevbih disiplin cezası ile, aynı tarihte birliğe alkollü gelmek suçundan şiddetli tevbih cezası ile; disiplinsiz davranışları nedeniyle Destek Kıtaları Komutanı tarafından 15.04.1994 tarihinde 7 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı; KTBKK.lığı Askeri Savcılığının 18.07.2000 tarihli iddianamesi ile hakkında emre itaatsizlikte ısrar, görevli memura müessir fiil ve hakaret, üste hakaret suçlarından ve yine aynı yer Askeri Savcılığının 30.04.2001 tarihli iddianamesi ile de amire mukavemet ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı ve yargılamaların halen devam ettiği; görevli memura hakaret ve taarruz, tehlikeli araç kullanmak, tecavüzkar sarhoşluk suçlarından KTBKK.lığı Askeri Savcılığınca düzenlenen suç dosyalarının görevsizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği; sıralı sicil üstleri tarafından hakkında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaati belirtilerek ayırma sicili düzenlendiği ve yasal prosedür tamamlandıktan sonra 14.12.2001 tarihinde TSK dan çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir subay hakkında disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin tesis edilebilmesi ve bunun Yasa ve Yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olabilmesi için disiplin ve ahlaki durumunun artik TSKde görev yapmasını engelleyici vahamet derecesine gelmiş olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Davacının yukarıda açıklanan disiplin, ahlaki ve mahkeme durumu itibariyle disiplin bozucu hareketlerde bulunduğu, hal ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemediği, disiplin durumunun artik TSK.de görev yapmasını engelleyici vahamet derecesine ulaştığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminde idarenin takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullanmış olduğu ve dava konusu işlemin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE; (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy