(205 S. K. m. 26)
Davacı vekili, 21.11.2001.tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hv.İs.Uzm.Çvş.olarak görev yapmakta iken 24.11.2001 tarihinde periyodik kontrol için hastaneye sevkedildiğini, yapılan tetkikler sonucunda HBV tanısı konduğunu ve SMK ile 6 ay hava değişimi verildiğini, sözleşmesinin 21.12.2001 tarihinde feshedilerek ilişiğinin kesildiğini, altı aylık hava değişimi sonucunda yapılan muayenesinde "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verildiğini, bu rapor üzerine T.C.Emekli Sandığınca malulen emekli sayıldığını, maluliyet yardımı yapılması isteminin OYAK'ça reddedildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin söz konusu hastalık nedeniyle feshedildiğini, davalı kurumun sözleşmenin başka sebeplerle feshedildiği iddiasında olduğunu, OYAK'ın Kanununda yazılı sosyal yardımları sağlamak üzere kurulmuş olduğunu, ancak kuruluş amacına ve kanununa aykırı davranarak müvekkilini mağdur ettiğini, 2.1.2002 tarihinde kayda geçen 2 JTCİ dilekçesinde de benzer beyanlarda bulunmuş, OY AK Kanunu 26 ncı madde 2 nci fıkra ile müvekkilinin durumunun örtüştüğünü, hukuka aykırı olan tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması isteminin reddine ilişkin işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının 3269 sayılı Kanun kapsamında olarak 21.12.1992 tarihinde sözleşme imzalayıp Hv.İs.Uzm.Çvş.rütbesiyle göreve başladığı, 1 nci Hv.İs.İnş.Tb.K.lığı emrinde görev yapmakta iken periyodik kontrol için hastaneye sevkedildiği ve GATA'nın 1.12.2000 tarih ve 8405 sayılı raporuyla "HBV İnfeksiyonu" tanısıyla "C/52 SMK altı ay istirahat" raporu verildiği ve istirahat süresi bitiminde GATA'nın 8.6.2001 tarih ve 4110 sayılı raporu ile "HBV İnfeksiyonu" tanısı ile "B/52 F-3 Askerliğe elverişli değildir" kararı verildiği, raporun 15.8.2001 tarihinde kesinleştiği, bu arada yenileme şartlarını taşımadığı, yani sözleşme yenileme tarihinde sağlık durumunun istihdam edileceği sınıfta görev yapmasına elverişli olduğuna dair sağlık raporu alamadığı için Birliği K.lığınca 21.12.2000 tarihinde sözleşmesinin yenilenmeyip feshedilerek terhis edildiği, davacının Emekli Sandığınca 4.10.2001 tarihli kararla adi malul kabul edildiği ve Hv.Kv.K.lığının 9.11,2001 tarihli onayıyla adi malul olarak emekliye sevkedildiği, davacının 10.9.2001 tarihinde OYAK Gn.Md.lüğüne tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması istemiyle müracaat ettiği, isteminin OYAK Genel Müdürlüğünün 19.9.2001 tarihli cevabıyla reddedildiği, davacının vekili marifetiyle süresi içinde bu davayı açtığı görülmektedir.
AYİM 1.Dairesinin 16.4.2002 tarih ve 2002/523 Esas sayılı kararıyla istenmesi üzerine GATA Sağlık Kurulunca davacı hakkında düzenlenen 22.5.2002 tarih ve 169 sayılı ek raporda "...HBV infeksiyonu tanısı ile B/52 F3 Askerliğe elverişli değildir kararı alan hastanın hastalığının (HBV infeksiyonu) tam ve daimi olup, tedavisinin mümkün olmadığını, fikren ve bedenen çalışabileceğini ancak ağır faaliyet gerektiren işlerde çalışamayacağını bildirir GATA Sağlık Kurulu ek raporudur" denmektedir.
205 Sayılı OYAK Kanununun 26/a maddesinde düzenlenen tam ve daimi maluliyet yardımını doğuran hukuki nedenler kaza, hastalık veya sakatlık olmak üzere üç halde de gerçekleşebilir. İki paragraf halinde düzenlenen bu fıkrada her iki paragrafa da eşit şekilde etkili kurucu unsur; kaza, hastalık veya sakatlığın "bir işle meşgul olmak imkanından kat'i surette mahrum kalma" sonucunu doğurması ve bu halin bir sağlık kurulu raporuyla ortaya konulmuş olması koşuludur. Bu nedenle, anılan fıkranın (26/a) ikinci paragrafında belirtilen "tedavisi gayri kabil daimi hastalıklar" ve "tedavisi gayri kabili tedavi olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlenip, kurumca da vazifeye devamına imkan olmadığı kabul edilen sair hastalıklar"da da söz konusu "ortak unsur"un gerçekleşip gerçekleşmediği aranmak durumundadır.
Davacının sağlık kurulu raporuyla saptanan arızası hastalık kaynaklı olup; hastalığının tedavisinin mümkün olmadığı ve kurumca da vazifeye devamına imkan vermediği anlaşıldığından, kendisine bu hastalığı nedeniyle tam ve daimi maluliyet yardımı yapılabilmesi için gerekli olan "kurucu unsur"un da mevcudiyetine bakılması gerekli bulunmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen ek raporda açıkça davacının fikren ve bedenen çalışabileceği ancak ağır faaliyet gerektiren işlerde çalışamayacağı belirtilmiştir. Davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılabilmesi için gereken "kurucu unsur" olan "bir işle meşgul olmak imkanından kat'i surette mahrum kalma" hali söz konusu değildir. Davacı bedenen ve fikren çalışabilecektir, sadece ağır faaliyet gerektiren işlerde çalışamayacaktır. Bu durumda davacı yönünden tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması için yasada öngörülen tüm koşulların yerine geldiğini kabule imkan bulunmamaktadır. Davalı kurumca tesis edilen tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması isteminin reddine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy