(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 4)
Davacı, 21.3.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Sınıf Okulunda Bl.K.nının genel olarak tüm kursiyerlere olumsuz bir bakış açısıyla baktığını, bir arkadaşıyla birlikte hafta sonu yabancı dil kursuna gitmek için yaptıkları müracaata çok sert tepki gösterdiğini ve hakaret ettiğini, durumu Tb.K.nına bildirdiklerini, Bl.K.nının bu olay üzerine tamamen cephe aldığını, fazla nöbet yazdığını, izinlere geç gönderdiğini, bu nedenlerle 1993 yılında 1 nci sicil üstünce objektif sicil düzenlenmediğini, 2 nci sicil üstünün de etkilenmiş olabileceğini, hukuka aykırı olan 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve davacının getirtilen Kuvvet K.lığında ve Kıtası K.lığında bulunan özlük ve sicil dosyalarından yapılan incelemede, davacının 1993 yılında sicil almaya başladığı ve bu sicilin Sınıf Okulunda verildiği, dava konusu olan 1993 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince çok iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, her iki sicil üstünce olumlu kanaat belirtildiği, davacının bundan sonraki sicillerinin çoğunlukla mükemmel ve bazı yıllarda çok iyi düzeyde gerçekleştiği, hakkındaki kanaatlerin büyük çoğunlukla olumlu olduğu, safahatı boyunca 20 takdirnamesi olduğu, dava konusu sicil döneminde takdirnamesinin olmadığı, safahatı boyunca ve dava konusu sicil döneminde ikaz, ceza, savunma gibi hakkında olumsuz kanaat uyandırabilecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Sınıf Okulunu iyi dereceyle, 329 kursiyer subay arasından 109 ncu olarak bitirdiği görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur... Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine rağmen takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Bütün bu açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde, dava konusu sicilin davacının safahatındaki ilk sicil olduğu, bu nedenle geçmişteki performansı ile mukayese imkanının olmadığı, davacının Sınıf Okulundan iyi dereceyle, 329 kişi arasından 109 ncu olarak mezun olduğu ve bu sicil döneminde olağanüstü bir performans gösterdiğine ilişkin bir takdirnamesinin bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu sicil notlarının Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve objektif kriterlere uygun düzenlendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy